Erhan Afyoncu tehlikeyi işaret etti: Anadolu toprakları milletler mezarlığıdır! Böyle giderse Türk diye bir şey kalmaz
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu nüfus tehlikesine tarih üzerinden dikkat çekti. Anadolu'da geçmişte büyük devletler ve medeniyetler kuran birçok milletin zaman içerisinde tarih sahnesinden çekildiğini hatırlatan Afyoncu, Türkiye'nin nüfus meselesini çözememesi halinde benzer bir tehlikeyle karşılaşabileceği uyarısında bulundu. Afyoncu, “Türkiye nüfus meselesini toparlayamazsa 2100'lerde bu topraklarda Türk diye bir şey kalmaz, bunu bilin” dedi. Afyoncu'nun sözleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllardır yaptığı “en az 3 çocuk” çağrısının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye'de düşen doğum oranları ve yaşlanan nüfus konusunda dikkat çeken bir uyarı da tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu'dan geldi.
Türkiye'nin geleceğini yalnızca ekonomi, savunma sanayii veya dış politika üzerinden değerlendirmenin yeterli olmadığına dikkat çeken Afyoncu, bir milletin varlığını sürdürebilmesinin temel şartlarından birinin nüfus olduğunu tarihî örneklerle anlattı.
“ANADOLU TOPRAKLARI MİLLETLER MEZARLIĞIDIR”
Anadolu'nun binlerce yıllık tarihine işaret eden Afyoncu, bugün isimlerini tarih kitaplarında okuduğumuz büyük medeniyetlerin bir zamanlar bu toprakların hâkimi olduğunu hatırlattı.
Afyoncu şu ifadeleri kullandı:
“Tarihte ilk yazılı anlaşmayı imzalayan Hititler nerede yaşadı? Anadolu'da... Bugün Hititli bir komşunuz var mı? Yok. Tarihte ilk parayı kim buldu? Lidyalılar... Peki Lidyalı bir komşunuz var mı? Yok. Tarihte ilk büyük imparatorluğu kim kurdu? Roma... Romalı bir komşunuz var mı? Yok.”
Afyoncu, verdiği örneklerin ardından uyarısının asıl gerekçesini ise çarpıcı sözlerle ortaya koydu:
“Bunları niye söylüyorum? Anadolu toprakları milletler mezarlığıdır. Tarihin en büyük milletlerini bu mezarlığa gömmüşler.”
“DİRENME VE YAŞAMA GÜCÜMÜZÜ KAYBEDERSEK BİZ DE TARİHE GÖMÜLÜRÜZ”
Tarihte güçlü devletler kurmanın tek başına bir milletin sonsuza kadar varlığını sürdürmesini sağlamadığına dikkat çeken Afyoncu, Türk milletinin de demografik gücünü koruması gerektiğini vurguladı.
Afyoncu, “Eğer direnme ve yaşama gücümüzü kaybedersek biz de tarihe gömülürüz” sözleriyle nüfus meselesinin yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de meselesi olduğuna dikkat çekti.
2100 İÇİN ÇARPICI UYARI: TÜRK DİYE BİR ŞEY KALMAZ
Afyoncu'nun en dikkat çekici sözleri ise Türkiye'nin önümüzdeki yıllardaki nüfus yapısına ilişkin oldu.
Doğum oranlarındaki gerilemenin devam etmesinin uzun vadede çok ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceğini belirten Afyoncu, şu uyarıda bulundu:
“Türkiye nüfus meselesini toparlayamazsa 2100'lerde bu topraklarda Türk diye bir şey kalmaz, bunu bilin.”
Afyoncu'nun sözleri, nüfus meselesinin yalnızca ailelerin kaç çocuk sahibi olacağına ilişkin bireysel bir tercih olarak değil, Türkiye'nin uzun vadeli geleceğini doğrudan ilgilendiren stratejik bir konu olarak ele alınması gerektiğini ortaya koydu.
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK MESELELERİNDEN BİRİ: DÜŞEN DOĞURGANLIK
Türkiye uzun yıllar genç nüfusuyla öne çıkan ülkeler arasında yer alırken son dönemde doğurganlık hızındaki düşüş alarm verici boyutlara ulaştı.
Nüfusun kendisini yenileyebilmesi için gerekli kabul edilen seviyenin altında seyreden doğurganlık, mevcut eğilimin uzun yıllar devam etmesi durumunda Türkiye'nin önce hızla yaşlanan, ardından nüfusu azalan bir ülkeye dönüşmesi tehlikesini beraberinde getiriyor.
Meselenin bir diğer önemli boyutunu ise çalışan nüfus ile yaşlı nüfus arasındaki dengenin bozulması oluşturuyor. Genç nüfusun azalması; üretimden sosyal güvenlik sistemine, savunmadan ekonomik büyümeye kadar birçok alanı doğrudan etkileyebilecek stratejik sonuçlar barındırıyor.
ERDOĞAN YILLARDIR “EN AZ 3 ÇOCUK” DİYEREK UYARIYOR
Afyoncu'nun açıklamaları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllardır dile getirdiği nüfus uyarılarını da yeniden öne çıkardı.
Erdoğan, Türkiye'nin geleceği açısından güçlü ve genç nüfusun önemine dikkat çekerek ailelere uzun yıllardır “en az 3 çocuk” çağrısında bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan son dönemde yaptığı açıklamalarda doğurganlık hızındaki gerilemeyi Türkiye açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendirirken, nüfus artış hızındaki düşüşün yalnızca bugünü değil gelecek on yılları ilgilendiren stratejik bir mesele olduğunun altını çiziyor.
Afyoncu'nun Anadolu tarihi üzerinden verdiği örnekler ise Erdoğan'ın yıllardır yaptığı nüfus çağrısının arkasındaki tehlikeyi tarihî bir perspektifle ortaya koyuyor.
TARİHİN UYARISI: DEVLETLER KADAR MİLLETLERİN DEVAMLILIĞI DA ÖNEMLİ
Hititlerden Lidyalılara, Roma'dan Anadolu'da hüküm süren diğer medeniyetlere kadar çok sayıda büyük siyasi güç tarih sahnesinden çekildi.
Afyoncu'nun verdiği mesaj ise oldukça net: Bir millet için yalnızca güçlü bir devlet kurmak yeterli değil; o milleti geleceğe taşıyacak nesillerin de varlığını sürdürmesi gerekiyor.
Türkiye'nin doğum oranlarında yaşadığı gerilemenin tersine çevrilememesi halinde nüfusun yaşlanması ve ilerleyen dönemlerde azalması, ülkenin ekonomik ve toplumsal yapısında köklü değişikliklere yol açabilir.
Bu nedenle Afyoncu'nun “Anadolu toprakları milletler mezarlığıdır” sözleri, tarihî bir tespitin ötesinde Türkiye'nin geleceğine yönelik güçlü bir demografik uyarı niteliği taşıyor.


