Enkazda anı, mezarlıkta akraba arıyorlar: Bir fotoğraf bulsam yeter!
Depremden sağ kurtulanlar enkaz yığınına dönen binada anılarını, yakınlarını kaybedenler ise mezarlıkta verilen numaralardan akrabalarını arıyor. Ölenleri nüfus kütüğünden isimleri tek tek düştükçe depremin acısı ikiye katlanıyor. En büyük ihtiyaç ise konteyner.
Türkiye, Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin yaralarını sarmaya çalışıyor. Depremin vurduğu Adıyaman, Kahramanmaraş, Pazarcık, Gölbaşı, Nurdağı, İslahiye gibi kentler ayağa kalkmanın hayata tutunmanın yollarını arıyor. Nereye gitseniz acı ve gözyaşı var. Artçı depremler nedeniyle evlerine girmek istemeyenler çadırlarda yaşıyor. En önemli ihtiyaç ise yine konteyner.
Depremlerde can kaybı 47 bin 975’e yükseldi. Bunun sebebi ise köylere defnedilen cenazeler. Yakınları tarafından kayıt yapılmadan köylere götürülerek defnedilenler nüfus kütüklerinden tek tek düşerken acı katlanıyor. Yakınlarının mezarını ziyaret edip dua okumak isteyenler kaybettiklerinin mezarlarını isimle değil numara ile bulabiliyorlar.
Her kentte bir enkaz dağı oluşmuş durumda. Bu enkaz alanlarından bazıları tarım arazilerine ve evlerine yakın olmaları nedeniyle tartışılıyor. Yetkililer ise enkazlarda ayrıştırma yapılacağını söylüyor. Adıyaman’ın ana caddelerindeki enkazlar kısmen kaldırılmış ama arka sokaklarda dokunulmayanlar var. Enkaz kaldırmanın yavaş ilerlediğinden şikâyet ediyor vatandaşlar. Bir taraftan da ağır hasarlı ve yıkılması gereken binalar tespit ediliyor. Ekipler sahibini bulamadıkları binalara yıkım kararlarını asıyor. Bazı iş yerleri açılmış ama onlar da sadece kötü psikolojiden çıkmak için.
‘YAŞAYAN ÖLÜ GİBİYİZ’
Yıkımın ve can kaybının en çok olduğu ilçelerden Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde her evde bir acı var. Kezban Atmaca ve Süleyman Atmaca yıkılan evlerinde özel eşyalarını arıyorlar. Üç ay önce oğluna düğün yaptıklarını söyleyen Kezban Atmaca bulduğu fotoğraf albümüne bakarak ağladı. Öğretmen emeklisi olan Süleyman Atmaca da, “60 yıllık bütün birikimimiz bir gecede yok oldu sadece canımız kaldı” dedi. Yıkılan binasının yanında bekleyen Aziz Özkazanç ise, “Ölmedik ama yaşayan ölü gibi dolaşıyoruz. Her evde bir acı var” şeklinde konuştu.