• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Emekli Hakim Nusret Çiçek af konusunu değerlendirdi: Af gelecekse eğer...

Yeniakit Publisher
2019-06-15 20:02:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Emekli Hakim Nusret Çiçek af konusunu değerlendirdi: Af gelecekse eğer...

Uzun süredir gündemden düşmeyen af yasası ile ilgili yeniakit.com.tr’ye konuşan Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi Emekli Hakim Nusret Çiçek, “Rahşan Affı’yla değişen birşey olmadı. Katiller 7 ila 8 sene cezaevinde kalıp çıkıyor. İtalyan kafasıyla Türkiye’de suç oranlarını düşüremezsiniz. Referansımız Hristiyan Batı yerine Kur’an-ı Kerim olsun.” dedi.

 

 Murathan Seyitoğlu  Yeniakit.com.tr 

24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimleri öncesi MHP tarafından dile getirilen af yasası gündemdeki sıcaklığını koruyor. Emekli Hakim Nusret Çiçek, önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesi beklenen af yasası teklifiyle ilgili yeniakit.com.tr’ye önemli açıklamalarda bulundu.

“‘Rahşan Affı’yla değişen bir şey olmadı”

Nusret Çiçek, “Öncelikle af yasasının ne işe yarayacağını tartışmamız gerekiyor. Ülkeye ne getirecek ne götürecek? Bülent Ecevit döneminde ‘Rahşan Affı’ adıyla bir gecede 50 kişi cezaevlerinden sokağa salındı. Bu salınan kişilerin ekseriyeti katildi ve bir yıl içerisinde 30 bini cezaevlerine geri döndü. Cinayetler ile gasp suçlarında artışlar görüldü. Demek ki, ‘Rahşan Affı’yla değişen birşey olmadı.” dedi.

“Katiller 7 ila 8 sene cezaevinde kalıp çıkıyor”

Türkiye’de işlenen cinayetleri “Şu anda adam öldürmek leblebi yemeye benziyor” şeklinde tarif eden Nusret Çiçek, “İşlediği cinayet suçuyla yatan bir kişi en fazla 7 ila 8 sene arasında cezaevinde kaldıktan sonra elini kolunu sallaya sallaya dışarı çıkıyor.” şeklinde konuştu.

“Cezalar ucuzlatılmakla suç işlemenin önü alınamaz”

Cezaevlerinde yaşanan yoğunluğun da ayrı bir sorun olduğunu belirten Nusret Çiçek, şunları söyledi:

“Cezaevlerinde bulunan suçluların sayısının azaltılmasını toplumun sosyal ve psikolojiik durumunu düşünmeden ele almak ilerisi için tehlikelidir. Cezalar ucuzlatılmakla suç işlemenin önü alınmaz.”

“İtalyan kafasıyla Türkiye’de suç oranlarını düşüremezsiniz"

Hıristiyan Batı’dan ihraç edilen yasalarla Türkiye’de çok ciddi sıkıntıların olduğuna dikkat çeken Nusret Çiçek, “Bana göre af yasasının mantığını İslam hukukunun çizdiği çerçevede ele almak en doğrusu. Çözümler aslında kendi kaynaklarımızda var da müracaat etmiyoruz. Daha doğrusu, edilmesi engelleniyor. İtalyan aklı ile Müslüman aklı farklı. ‘Kamu davası’ diye bir uygulama var. Mağdur olanın vazgeçmesi bir şeyi değiştirmez. İşte bu İtalyan kafasıdır. İtalyan kafasıyla Türkiye’de yasa yaparsanız suçların önünü alamazsınız, suç oranlarını düşüremezsiniz” şeklinde konuştu.

“Referansımız Hristiyan Batı yerine Kur’an-ı Kerim olsun”

İslam hukukunun temel referans kaynağının Kur’an-ı Kerim olduğunu ve Batı yerine Kur’an-ı Kerim’in referans alınmasını gerektiğini söyleyen Nusret Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İslam hukuku, yani bizim hukukumuz farklı. Kısas olayında, mirasçıların affetmesiyle nasıl ki ceza uygulanmıyorsa, aynı mantığı af yasasında ele alınırsa aynı zamanda sosyal barışa da katkıda bulunmuş oluruz. Taraflar bu yasa sayesinde hasım olmaktan kurtulmuş olurlar.”

“Kamu suçlarında ‘şikayetinden vazgeçme’ uygulansın”

Türkiye’de kamu davalarında yaşanan sorunlar nedeniyle önemli bir tavsiyede bulunan Nusret Çiçek, “Kamu suçlarında bir sefere mahsus olmak üzere ‘şikâyetinden vazgeçme’ uygulanırsa faydalı olur. Terör suçları af kapsamına alınmaz, ancak adama ‘FETÖ mensubu telefon etti’ veya ‘burs verdi, ‘toplantılarına katıldı’ diye ‘silahlı terör örgütü mensubu’ kabul edilmesi çok yanlış.” şeklinde konuştu.

“Feministlerin iktidarlara yaptıkları baskılar sonucu çıkarılan kanunlar aile birliğimizi bozuyor”

Süresiz nafaka konusuna da değinen Nusret Çiçek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Nafaka olayı başlı başına bir sorundur. Ne ‘ömür boyu nafaka’ olur, ne de evlendiği hanıma kendi kusurlarıyla vermiş olduğu zararları telafi etmemek gibi bir yanlışlık olur. Nafaka olayını, mağduriyeti gidermek olarak düşünmek lazımdır. Bu olay oldukça istismar ediliyor. Özellikle feministlerin iktidarlara yaptıkları baskılar sonucu çıkarılan kanunlar aile birliğini kökten dinamitlemektedir.Türkiye’de her seferinde affa veya ceza infazla ilgili sözde iyileşmelere başvurmak doğru değildir. Bu saha pek de oynamaya gelemez.”

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23