Emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile Babalacı oğlu Oğuzhan Uğur her skandalda başroldeler! 'Uğur'suzlar
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Faili meçhul cinayetlerle Türkiye’nin kan gölüne döndüğü 90’lı yıllarda TSK’da muvazzaf olan ve Ergenekon davası sanıklarının bağımsız olarak seçime girdikleri, “Cumhuriyet Güçbirliği” çatısı altında milletvekilliği adaylığı başarısızlıkla sonuçlanan Emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile Babalacı oğlu Oğuzhan Uğur her skandalda başrolde yer alıyor.
HABER MERKEZİ
Faili meçhul cinayetlerle Türkiye’nin kan gölüne döndüğü 90’lı yıllarda TSK’da muvazzaf subay olan ve Ergenekon davası sanıklarının bağımsız olarak seçime girdikleri “Cumhuriyet Güçbirliği” çatısı altında milletvekili olmaya çalışan Emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile oğlu Oğuzhan Uğur, her skandalda başrolde yer alıyor.
ÜLKENİN BAŞINA BELA OLDULAR
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde ‘baraj patladı’ yalanını ortaya atarak arama kurtarma çalışmaların durmasına sebep olan ve iki ay önce AHBAP soruşturması kapsamında tutuklanan oğlu Oğuzhan Uğur’un ardından ismi karanlık senaryolarla anılan babası Hasan Atilla Uğur hakkında MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun şaibeli ölümü ile ilgili gözaltı kararı verildi. Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı olan ve Kıbrıs’ta bulunduğu tespit edilen Hasan Atilla Uğur’un yakalanması için çalışmalar sürerken, akıllara baba-oğul Uğur’ların karıştığı skandallar geldi. Deprem bağışlarıyla kumar oynayan AHBAP derneğinin kurucusu Haluk Levent ile boy boy poz veren Oğuzhan ile geçmişte “Ben Mardin’in Allah’ıyım” dediği öne sürülen Hasan Atilla’nın başrolünde yer aldığı kan donduran rezaletlerden bazıları şöyle:
HER TAŞIN ALTINDA ONLAR ÇIKIYOR
Faili meçhul cinayetlerin ayyuka çıktığı 90’lı yıllarda Mardin Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı olarak görev yapan Atilla Uğur’un, o dönem haşa kendisini ilah gibi gördüğü öne sürülmüştü. Ergenekon soruşturmasının gizli tanık “Aydos”, Uğur’un karanlık olayların merkezinde olduğunu ve o dönemde “Ben Mardin’in Allah’ıyım” dediğini iddia etmişti.
BEYAZ TOROS OLAYLARI
Kızıltepe Belediyesi’nde zabıta memuru iken 1995 yılında gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan Şemsettin ve Nejat Yalçınkaya kardeşlerin evlerine gelen bazı kişiler tarafından “Beyaz Toros” olarak tarif edilen bir araca bindirilerek götürüldüğü ve kendilerinden bir daha haber alınamadığı iddia edildi. Olayla ilgili soruşturmada, dönemin Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı Atilla Uğur da şüpheliler arasında yer almıştı.
AŞİRETLER AYAKLANACAK İFTİRASI
Hasan Atilla Uğur’un ayrıca Mardin’de görev yaptığı dönemde bölgede, çok sayıda faili meçhul cinayetle bağlantılı olduğu ileri sürülen “Bıçak Timi” adlı bir yapılanmaya emir verdiği kaydedildi.
2011 yılında cezaevinde şüpheli bir kalp kriziyle vefat eden Kaşif Kozinoğlu’nun, ölümünden önce koğuş arkadaşı Hasan Atilla dil altı ilacı aldığı öne sürüldü.
Ayrıca Kâşif Kozinoğlu’nun ölümünü betimleyen sahnelerin yer aldığı Kurtlar Vadisi dizisinde, senaryo ve konsept danışmanlığı yaptığı haberlere konu oldu.
Kozinoğlu’nun şaibeli vefatını ise sosyal medya platformu Twitter’dan ilk duyuran kişinin ise Uğur’un oğlu Oğuzhan Uğur olduğu dönemin gazetelerine yansıdı.
15 Temmuz FETÖ hain darbe girişiminin ardından iftira sağanağı başlatan Hasan Atilla Uğur, bir gazeteye verdiği röportajda; ‘Bazı Kürt aşiretlerinin İngilizlerle görüştüğünü ve olası bir kalkışmayı finanse etmek amacıyla İngiltere’den maddi destek aldıklarını’ söyledi.
DEPREMDE BARAJ PATLAYACAK YALANI
Oğuzhan 6 Şubat Kahramanmaraş’ta meydana gelen ikiz depremler sırasında ‘baraj patladı’ yalanını ortaya atarak enkaz kaldırma işlemlerini sekteye uğratmıştı.
ZORLA CUMHURİYET GAZETESİ
Uğur’un ayrıca JİTEM üst düzey yöneticisi Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ile TSK personeline zorla Cumhuriyet gazetesi okutmaya çalıştıkları ortaya çıkmıştı. Ersöz’ün kayıtlarından çıkan ‘Cumhuriyet’i kışlada zorla okutma’ planına göre İstihbaratçı Hasan Atilla Uğur’un, birliklerde altyapı çalışması yaptıktan sonra, birlik komutanlarına kışlalara gelen diğer gazetelerin sayısını yavaş yavaş azaltmaları yönünde talimat vereceği, bu sayede başka gazete bulamayan personelin mecburen Cumhuriyet okuması sağlanacaktı.
KOZİNOĞLU’NUN KOĞUŞ ARKADAŞI
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma kapsamında 4 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince İstanbul ve Ankara’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve cezaevi savcısı Necip Doğan gözaltına alındı. Kozinoğlu’nun bir diğer koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur hakkında da gözaltı kararı verildi. Uğur’un Kıbrıs’ta bulunduğu ve İstanbul’a gelip ifade vereceği öğrenildi.