Ekşi Sözlük bardağı taşırdı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Devlet büyüklerine hakaretin ve Türkiye aleyhine fitnenin üretim merkezine dönüşen Ekşi Sözlük’ün Altındağ’daki olayların fitilini ateşlemesine tepki gösteren uzmanlar, ‘kirli sözlük’ ve türevlerinin kapatılmasını istedi.
Kimliklerini gizleyerek aldıkları anonim hesapların rahatlığıyla adeta espiyonaj elemanı gibi yazılar kaleme alan ve Türk halkının maneviyatına ve mukaddesatına dil uzatan Ekşi Sözlük, hiçbir caydırıcı yaptırıma tabi tutulmuyor. Gazetemize konuşan hukukçu ve gazeteciler, cumhurbaşkanına ve devlet büyüklerine hemen her gün iftira atan, yüce dinimizin emir ve yasaklarıyla dalga geçen, son olarak Ankara Altındağ’daki provokasyon üzerinden halka ayaklanın çağrısı yapan Ekşi Sözlük ve türevleri için ‘kapatılsın” çağrısı yaptı.
Ekşi Sözlük suç işliyor
HAKDER Genel Başkanı Avukat Bülent Demir, şunları dile getirdi: “Ekşi Sözlük; Sözlük hizmeti vermesi gerekmesine rağmen bunun tam aksine kendi ideolojisi doğrultusunda kişi ve kurumlara hakaret içeren paylaşımlar yaparak toplumda olumsuz algı oluşturan bir yayın organıdır. Çoğu kez kişi ve kurumlar hakkında tamamen yanlış bilgiler içeren paylaşımlar yapan bu site Türk Ceza Kanununa göre suç işlemektedir. Bu site hakkında gerekli yasal işlemler yapılmalı ve topluma yanlış bilgi verenler kanun önünde hesap vermelidirler. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi Ekşi Sözlük adı üstünde Ekşi işler yapmakta ve kamuoyu nezdinde saygınlığını ve itibarını kaybetmeye yönelik işlere imza atmaktadır.”
Caydırıcı düzenlemeler şart
Gazeteci Şükrü Sak ise, şunları ifade etti: “Hiçbir hukuk devletinde, küfür, hakaret ve ayaklanma çağırısı “ifade özgürlüğü” olarak değerlendirilemez. Suç suçtur, bunun sosyal medya üzerinden yapılıyor olması, suçun niteliğini değiştirmez, aksine daha da ağırlaştırır. Türkiye de artık bu tür organize provokasyon yapılarına karşı gerekli hukuki düzenlemeleri bir an önce yapmalı ve ekşi sözlük dahil, kin ve nefret söylemini yayan, toplumun değerlerine saldıran, hakaret eden, halkı kışkırtmaya yeltenen, örgütlü yalanların organize edildiği tüm sosyal medya platformlarını kapatacak veya ıslah edecek caydırıcı müeyyideler getirilmeli. Hatırlarsanız, geçtiğimiz günlerde Ahmet Şık ve Barış Atay gibi milletvekili kimliği olan siyasiler de ayaklanma çağrıları yaptılar. Böyle bir siyaset olmaz, böyle bir ifade özgürlüğü olamaz. İfade özgürlüğü adı altında, küfür, tehdit, hakaret, ayaklanma çağrısı yapmak nedir yahu! ‘Arap Baharı’ ismi verilen emperyalist projenin de sosyal medya üzerinden başlatıldığını unutmayalım.”