Ekonomist Alkın'dan 'faiz indirimi' değerlendirmesi!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 4.25 puanlık faiz indirimini yeniakit.com.tr’ye değerlendiren Prof. Dr. Kerem Alkın, faizin düşmesinin ekonomiye olumsuz bir etkisi olmayacağına dikkat çekerek, "Faizlerin düşmesi ekonomi adına hem tüketici hem de yatırımlar tarafında dinamizm demektir.” ifadelerini kullandı.
Oğuzhan Çağlar Ankara
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı sonrası Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faizde 4.25 puanlık indirime gitti. TCMB’nin bu adımının ardından Türkiye’de faizin geleceğini değerlendiren Prof. Dr. Kerem Alkın, “Faiz indirimi enflasyona bağlı olarak meydana gelir. Enflasyonun düşüş hızına göre en az 4 puanlık bir düşüş beklense de, enflasyonun çok hızlı gerilemesi ile birlikte en az 6 puanlık daha bir düşüş gerçekleşecektir.” dedi.
“Faizin düşmesi, paraya daha kolay ulaşmak anlamına gelir”
Nominal İktisat’ın faizi ‘paranın fiyatı’ olarak gödüğünü belirten Ekonomist Alkın ifadelerini şöyle sürdürdü:
“Faizin düşmesi, reel sektörün yatırım yapmak için, ekonomiyi büyütmek için paraya daha kolay ve ucuz ulaşabilmesi anlamına gelir. Neoklasik okula göre faiz paranın fiyatı olduğundan, faizi düşürdüğünüzde paranın fiyatını da düşürmüş oluyorsunuz ve reel sektörün paraya ulaşmasını kolaylaştırıyorsunuz. Böylece reel sektör paraya daha ucuza, daha kolay bir şekilde ulaşabildiği için bunu ekonomiye yatırım olarak dönüştürüyor. Buna binaen yatırım üretim demek, üretim ise istihdam demektir, bunlar da büyümeye işaret eder.”
“Faizin düşmesi ekonomide dinamizme işaret eder”
Faizin düşmesinin ekonomiye olumsuz bir etkisi olmayacağına dikkat çeken Alkın şöyle konuştu:
“Faiz düştüğü zaman vatandaş tasarruf etmek yerine tüketime yönelir. Dolayısıyla faizlerin düşmesi hem ekonomik aktiviteyi artırır, hem de reel sektörün paraya ulaşmasını kolaylaştırır. Faizlerin düşmesi ekonomi adına her zaman dinamizm demektir; hem tüketici tarafında, hem de yatırımlar tarafında dinamizm demektir.”
“Enflasyona bağlı olarak en az 4 puan düşüş bekleniyor”
“Nominal faiz, içinde enflasyonu barındıran faizdir, reel faiz ise enflasyondan arındırılmış faizdir. Biz vatandaşlar olarak nominal faizi konuşuruz.” diyen Alkın sözlerini şöyle devam ettirdi: “Merkez Bankası enflasyondaki iyileşen beklentiye göre, sonbaharda enflasyonun daha aşağı geleceği beklentisine bağlı olarak nominal faizi düşürdü ve daha da düşürmeye devam edecek. Ancak, çeşitli nedenlerden dolayı enflasyon düşüşü durursa ve bir seviyede kalmayı sürdürürse, Merkez Bankası da faizi bir seviyeye kadar düşürür. Örneğin enflasyon 15 puan seviyesine iner ve o seviyede kalmayı sürdürürse, Merkez Bankası da faizi 17 puana kadar indirebilir. Türkiye ekonomisi için bu konjonktürde koz olarak, reel faizi kabaca yüzde 2 civarında tutması gerekir. Enflasyonun düşüşü hızlanırsa, o zaman faiz indirimi de hızlanır. Örneğin enflasyon 12 puana gerilerse, nominal faiz de 14 puana kadar çekilebilir. Bu da demek oluyor ki, faiz 19.75’e kadar düşmüşse en az 4 puan, enflasyonunun düşüşüne bağlı olarak da belki 6 puan daha indirilebilecektir.
“Bankalar faiz indirimini piyasaya biran evvel yansıtmalıdır”
TCMB’nin yapmış olduğu faiz indiriminin piyasaya yansıması için bankaların da girişimlerde bulunması gerektiğine değinen Prof. Dr. Kerem Alkın ifadelerini şöyle sonlandırdı: “Bankaların, Merkez Bankası’nın zamanlaması çok doğru olan bu adımının ekonomiye çok hızlı yansımasını sağlamak adına, derhal mevduat ve kredi faiz oranlarına yansıtmaları gerekir. Bankalar, mevduatın faiz oranını en 3-3.5 puan kadar düşürmeli, kredinin faiz oranını da en az 3 puan kadar indirmelidir.”