“Düz mantık prof” ile Pensilvanya, aynı merkezden mi besleniyor?
Ne kadar da birbirlerine benziyorlar!
Alın Amerika’daki dindar pozlarındaki Fetullah Gülen’i..
Vurun Türkiye’de yaşayan laikçi Nurşen Mazıcı’ya..
Nasıl da aynı argümanlarla konuşuyorlar, gördünüz mü?
15 Temmuz’dan hemen sonra..
Türk gazetecilerden ısrarla kaçıp.. Yabancı gazetecilere röportaj veren Pensilvanya’daki Gülen..
Sokaklara canları pahasına çıkıp, tankların önüne geçenler için ne dedi?
“Ahmaklar.”
Ne kadar adice.. Ne kadar alçakça bir niteleme..
Hele hele..
Bu ikiyüzlü kişinin..
Gezi isyanı sırasında..
Sokaklarda polis araçlarını ters çevirip yakanlar ve itfaiye araçlarının, ambulansların geçişini engelleyip, görev yapmalarını önleyenler için..
Tayyip Erdoğan’ın yaptığı “çapulcular” nitelemesine itiraz edip..
“Onlara çapulcu demeyin. Belki onların içinden nice Halid bin Velidler çıkabilir” dediğini de hatırlarsak..
Ve bugün..
Devletin aracına.. Kamu mallarına hiçbir zarar vermeden.. Sadece darbecilerin saldırısını defetmek için sokağa çıkan insanlara..
“Ahmaklar” dediğini gözler önüne koyarsak..
Riyakarlığı çok net olarak ispatlamış oluruz....
Pensilvanya’daki Gülen bu riyakarlığı yaparken..
Onunla aynı kafa yapısındaki... Laikçi versiyonu, Türkiye’deki Nurşen Mazıcı ne diyor?
Darbeyi önlemek için, sokaklara dökülüp, tankların üstüne çıkan, bu yolda canlarını ortaya koyan övülesi insanlara, Nurşen Mazıcı’nın yorumu ne?
“Ölenler..”
Aynı programdaki diğer konuklar uyarıyorlar:
“Onlar ölmediler. Onlar şehidlerimiz.”
Mazıcı ısrar ediyor: “Ben öyle demiyorum!”
Söylem aynı..
Argüman aynı..
“Ölümleri basitleştirme..”
Hatta ahmaklık olarak nitelendirme.
¥
Darbenin hemen ertesi günü..
Pensilvanya’dan konuşan Fetullah Gülen ne demişti?
“Tanklar duruyor. Halk üstüne çıkıyor. Tiyatro. Hollywood filmi gibi..”
248 insanın can verdiği.
İnsanların vücutlarının ikiye, üçe parçalandığı vahşi darbeyi..
Filme benzeterek, önemsizleştiriyor, Pensilvanya’daki kukla!
Burdaki versiyonu ne diyor?
O da, darbenin böyle olmayacağını söyleyerek, Pensilvanya’daki söylemi tekrarlıyor..
¥
İlk gün Fetullah Gülen..
Utana sıkıla ortaya atmıştı: “Tabii bilemiyorum ama.. Tayyip Erdoğan yaptırmış olabilir.”
Utanmasa..
“17-25 Aralık’ı da Tayyip Erdoğan yaptırdı.. Benim Türkiye’ye gelmemi engelleyen de Tayyip Erdoğan. Her şeyin faili Tayyip Erdoğan” diyecek.
O kadar boş. O kadar uçuk iftiralar..
Pensilvanya’daki zat, darbeyi tiyatroya benzetip, ardından da failinin Tayyip Erdoğan olabileceğini söyler de..
Nurşen boş durur mu?
Profesör olmuş ama..
Tek bir ilke öğrenmiş: “Bir olaydan fayda sağlayan kim ise, faili orada aramak gerekir.”
Kuş kafalı prof, hiç düşünmüyor..
“Faili, fayda sağlayanda arama ilkesi”ni son darbe girişimine uyguluyorum ama..
Darbenin başarısızlıkla sonuçlanmış haline uyguluyorum..
Bu darbe başarılmış olsaydı..
Ahmak olarak nitelediğiniz insanlar sokağa çıkmamış olsalardı..
Şu an Tayyip Erdoğan ya şehiddi..
Ya da esir!
Nasıl bir fayda sağlama bu?
Olayın başarısızlık halini ele alıp..
“Faydayı kim sağladı” diye bakarak..
Olayın “başarılı olma ihtimali”ne nasıl uygulayabilirsiniz ki?
Ne yapalım yani..
Birisi bizi öldürmek için geldiğinde..
“Fail, fayda sağlayanlar arasında aranır” diye..
Kendimizi korumayalım mı?
Kendimizi korursak..
Ölmeyiz. Canlı kalırız..
Bize silah çeken de..
Tutuklanır, cezaevine girer..
Canlı kaldığımızda... Bir de bize silah çekeni cezaevine gönderdiğimizde.
Olaydan fayda sağlayan biz olacağımıza göre..
“Olayın faili de biz oluruz” diyerek..
Bırakalım, bizi öldürsünler mi diyelim?
Mantık okumayan..
Bilimin temelindeki “mantık”tan azıcık nasiplenmemiş proflar..
İşte böyle saçmalıyorlar..
“Az bulunan şeyler, kıymetlidir.
Kör at, az bulunur.
O halde kör at da değerlidir” düz mantığına sahip proflar.
Böyle saçmalıyorlar, işte..
¥
“Ben 15-16 senedir Türkiye’den uzak, burada kendi halimde yaşıyorum. Orda neler oluyor bilmiyorum” diyen darbeci Gülen..
Gezi isyanında da tıynetini ispatlayan Uluslararası Af Örgütü’nün, son darbe girişiminde gözaltına alınanların kötü muameleye tabi tutulduğuna dair iddiasından.. Nasıl olmuşsa hemen haberdar olmuş!
Haberdar mı olmuş, yoksa zaten o raporu onlara para karşılığı hazırlatan mı kendisi, orasını daha sonra irdeleriz..
Ama ilginç değil mi?
15 dakikalık konuşmasında..
Nurşen hanım da..
Lafı getirip Uluslararası Af Örgütü’nün raporuna bağladı..
78 milyonluk Türkiye’de..
F-16’larla.. Helikopterlerle.. Bombalarla.. Tanklarla.. Vahşice.. 248 insanın can verdiği bir darbe girişimi olmuş..
Kendi içlerinden de.. Onlarca ölen var..
İnsanlar nerede ise, darbeyi canlı yayında izlemişler..
Gerçeği örtüp, darbecileri aklamak isteyen.. Biri Pensilvanya’dan, biri Türkiye’den iki zıt kutupta gibi görünen kişi..
Aynı argümanlarla “darbeyi” yorumluyorlar..
Önemsizleştiriyorlar. Failleri gizliyorlar.. Dikkatleri başka noktalara çekmeye çalışıyorlar..
Kimbilir..
Aynı argümanlarla hareket ettiklerine göre..
Belki de aynı merkezden emir alıyorlardır!
¥
Neyse ki.. Bu prof hakkında.. Mensubu bulunduğu üniversite.. Hemen soruşturma açtı..
Daha tv’deki program bitmeden. “Yaz tatili” falan demeden..
İşte tüm kurumlar, halk karşıtlarına böyle uyanık olurlarsa.. “Düz mantık” proflar da.. Bilimsel sıfatları istismar ederek.. Halkı aldatamazlar!