• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Dün linç ettikleri Davutoğlu’nu bugün göklere çıkarıyorlar

Yeniakit Publisher
2016-05-09 14:53:00 - 2016-05-09 14:58:33
Dün linç ettikleri Davutoğlu’nu bugün göklere çıkarıyorlar

Emin Pazarcı, Başbakanlığı süresince etmedik hakaret bırakmadıkları Ahmet Davutoğlu, “Ben gidiyorum” dediğinde “Diren Davutoğlu” sloganları atmaya başlayanların ikiyüzlülüklerini gözler önüne serdi. “Davutoğlu aşkı değil bu. Muhalefetin içine düştüğü, bir türlü kurtulamadığı kriz sevdası! Olmadı ama, yine karşılıksız kaldı” diyen Pazarcı, “Davutoğlu, aslında onların yapamadıklarını yaptı. ‘Hoca’, Başbakanlığının son günlerinde muhalefete büyük bir ders verdi... Yaklaşan tehlikeyi gördü. ‘Birlik ve beraberliği sıkıntıya sokmam’ dedi. Başbakanlık gibi bir makama veda edebildi” ifadelerini kullandı. Melih Altınok ise “Ne kadar AK Parti düşmanı varsa bir anda başımıza ‘Hocacı’ kesildi” diye yazdı.

İŞTE O YAZI:

Başbakanlık koltuğuna oturduğu günden itibaren hakkında söylemedik kötü söz, yapmadık eleştiri bırakmadılar...

Muhalefetten bahsediyorum. Başbakan Ahmet Davutoğlu için sürekli olarak “Kukla” dediler. Çirkin maketler ve karikatürlerle üzerine yüklendiler. Meydanlarda olmadık sloganlar attılar. Basiretsizlik ve becerisizlikle suçladılar. İzlediği iç ve dış politikayı yerden yere vurdular. İstifa çağrıları yaptılar.

Kimi zaman da taktik değiştirdiler. Hatta Kemal Sunal-Şener Şen filmlerini bile devreye soktular. Davutoğlu’na “Sahte Kabadayı” ve “Maho Ağa” filmlerini izlemesini tavsiye ettiler. “Haydi gün bu gündür” diye arkasından itmeye, tahrik etmeye çalıştılar:

-Rüştünü ispat et!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ters düşürmek, kriz çıkarmak için ellerinden geleni arkalarına koymadılar.

(...) Hiç sevmediler Davutoğlu’nu, hiçbir zaman haz etmediler.

Sonra ne olduysa oldu, garip ve anlaşılmaz bir aşkın içine düştüler. Davutoğlu’na sempatileri kabardı.

“Ben gidiyorum” dediğinde “olamaz” nidaları yükseldi. “Diren Davutoğlu” sloganları atmaya başladılar.

Tabi ki öyle görünse de “Davutoğlu aşkı” değil bu. Muhalefetin içine düştüğü, bir türlü kurtulamadığı kriz sevdası!

Olmadı ama, yine karşılıksız kaldı!

Davutoğlu, aslında onların yapamadıklarını yaptı. “Hoca”, Başbakanlığının son günlerinde muhalefete büyük bir ders verdi...

Yaklaşan tehlikeyi gördü. “Birlik ve beraberliği sıkıntıya sokmam” dedi. “Ben” yerine “biz”i tercih etti. Başbakanlık gibi bir makama veda edebildi. Hem de son derece büyük bir nezaket içinde, kırmadan ve dökmeden!

Oysa, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli gibi davranabilirdi. “Koltuk” diyebilirdi. “Biz” yerine “ben” diye diretebilirdi. Ekonomiyi sallayabilir, Borsa’yı çökertebilir, bu millete ciddi bedeller ödetebilirdi.

Davutoğlu’na “diren” diye çağrılar yapan muhalefetin de amacı buydu aslında. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli, Başbakan’dan kendi klasik davranışlarını sergilemesini istiyordu.

Koltuğa yapışmalıydı...

(...) Muhalefet olmasa da, yaşananlardan millet gereken dersi aldı.

Bir yanda Davutoğlu’nun gösterdiği sorumlu tavır, nezaket ve zarafet var. Diğer tarafta da Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin yıllardır sergilediği davranışlar. (...)

Emin Pazarcı/AKŞAM

Akit Arşiv sayfasından...

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23