Doğal gaz keşfi ile ilgili dikkat çeken ifadeler
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Karadeniz'de bulunan doğalgaz rezervinin 85 milyar metreküp artarak 405 milyar metreküpe yükseldiğini duyurmasının ardından keşfedilen rezervi değerlendiren uzmanlar, bulunan enerji kaynağının finansal kırılganlığı azaltacağına dikkat çekerek, "Türkiye artık pazarlık masasına daha güçlü oturacak" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih Sondaj gemisinde incelemelerde bulundu ve yeni müjdeyi duyurdu. Erdoğan, 85 milyar metreküp yeni rezerv keşfedildiğini bildirdi.
21 Ağustos tarihinde Sakarya Gaz Sahası'nda (Tuna-1) 320 milyar metreküp doğalgaz rezervi bulunduğu açıklanmıştı. Son keşifle beraber toplam rezerv 405 milyar metreküpe çıktı.
SETA Ekonomi Araştırmacısı Doç Dr. Mevlüt Tatlıyer, konu ile ilgili haber7'ye yaptığı açıklamada, "Bir ülkenin güçlü olabilmesi için enerji güvenliğini sağlaması gerekir. Enerji güvenliğinin iki boyutu vardır; birincisi maliyet kısmı ikincisi de tedarik güvencesi kısmı. Maliyet kısmında eğer enerjiyi siz üretmiyorsanız milyarlarca dolar ödeyerek satın almak durumunda kalırsınız. Aynı zamanda döviz ihtiyacınız ortaya çıkar. Finansal anlamda kırılgan olursunuz. Diğer taraftan da tedarik güvencesi kısmı var. Normal zamanlarda komşularınızdan enerjiyi tedarik edebilirsiniz ama anormal dönemlerde her ülke kendi başının çaresine bakmak isteyecektir. Bu tarz durumlarda siz enerjiyi diğer ülkelerden tedarik edemiyor duruma gelebilirsiniz. Bu iki boyutta bir ülke güçlü kalmak istiyorsa elini rahatlatmak zorunda. Elden geldiğince kendi enerjisini kendi üretmeli ki hem ucuza tedarik edebilsin hem de tedarik sorunu yaşamasın." ifadelerini kullandı.
"Her türlü masaya daha güçlü oturacağız"
Türkiye’nin bulduğu 405 milyar metreküp doğal gaz rezervinin 8-10 yıl yetecek düzeyde olduğunu kaydeden Tatlıyer, "Biz tamamen kendi ürettiğimiz enerjiyi kullanmayacağız. Doğal gaz tüketiminin 4’te 1’ini kendi üretimimizden sağlayacağız, 4’te 3’ünü İran, Azerbaycan gibi ülkelerden temin edeceğiz. Bunun bize avantajları olacak. Birincisi her türlü masaya daha güçlü oturacağız ve daha ucuza temin edeceğiz. Bu da vatandaşlara yansıyacak. Diğer taraftan da Türkiye’nin enerji maliyetini azaltacak ve finansal kırılganlığını da azaltacak." dedi.