• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Dink suikastı davası 13. yılında (2)

Dava sürecinde sanıkların savunmasının alınması tamamlanırken Dink'in öldürüldüğü dönemde İstanbul ve Trabzon'da görev yaptıkları için bilgilerine başvurulan kimi tanıklar, cinayetle ilgili FETÖ'yü işaret etti - "Dink cinayetinin FETÖ'nün şiddet içeren bir başlangıç eylemi" olduğu belirtilen iddianamenin dava dosyasıyla birleştirilmesi sonrası gerçekleşen duruşmalarda dinlenilen, eski emniyet müdürlerinin aralarında bulunduğu kimi tanıklar da, cinayette FETÖ parmağı olduğunu söyledi - Mahkeme heyeti, 4'ü tutuklu 76 sanık yönünden devam eden dava kapsamında eski İstanbul Valisi Muammer Güler'in de aralarında bulunduğu çok sayıda kamu görevlisinin tanıklığına başvururken, 2020'ye sarkan duruşmalarda da tanık beyanlarının alınmasına devam edilecek

Yeniakit Publisher
2020-01-19 11:51:02 -
Dink suikastı davası 13. yılında (2)

İSTANBUL (AA) - MURAT KAYA - Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in, 19 Ocak 2007'de uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin görülen davada dinlenilen bazı tanıklar, cinayette FETÖ parmağı olduğuna işaret etti.

Cinayete ilişkin yürütülen son soruşturma kapsamında 2017 yılı itibarıyla 28'i tutuklu 85 sanık üzerinden devam eden, 3 yıllık süreçte verilen tahliye ve hükümlerle 4 tutuklu 76 sanık yönünden devam eden dava, tanıkların dinlenilmesiyle sürüyor.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince görülen dava, 2017'de hız kazandı. Mahkeme, duruşmaları sıralı yapılmak üzere 15 gün arayla gerçekleştirdi.

Hrant Dink cinayetine ilişkin yeni soruşturmalar ise 35 sanıklı yargılama devam ederken sürdürüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Gökalp Kökçü, yürüttüğü Dink cinayeti soruşturmasının boyutunu genişletti.

Dink cinayeti hükümlüsü Ogün Samast'ın Samsun Otogarı'nda yakalanması, kentin jandarma komutanlığı ve emniyet müdürlüğüne bağlı birimlerinde gözaltında tutulması, "Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez" sözünün yer aldığı Türk bayrağı önünde fotoğraflarla videolarının çektirilmesi ile görüntülerle ilgili, 6 kişi 21 Mart 2017'de yakalandı. Aynı gün, firari terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler Faruk Mercan, Ekrem Dumanlı ve Adem Yavuz Arslan ile avukat Halil İbrahim Koca hakkında da tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılması yönündeki talep yazısında, "Cinayetin FETÖ elebaşı Gülen'den bağımsız olarak, bilgi ve onayı dışında gerçekleştirildiğinin kabulü mümkün değildir. Başka bir düzen getirmek, yasama, yürütme, yargı ve diğer tüm devlet kurumlarını silahlı kuvvetler ve emniyet teşkilatını denetimlerine almak için FETÖ/PDY'nin şiddet içeren bir başlangıç eylemidir." ifadeleri kullanıldı.

- Yeni soruşturma, yeni tutuklamalar

Talebin kabul edilmesi üzerine FETÖ elebaşı Gülen, eski savcı Öz, gazeteciler Mercan, Dumanlı ve Arslan ile avukat Koca hakkında, "kasten öldürme" ve "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı. Gözaltına alınan gazeteci Muammer Ay ile Samsun Jandarma Komutanlığında görevli Asayiş Müdürü Atilla Güçoğlu, eski KOM şube müdürü Murat Bayrak, istihbarat şube müdürü Birol Ustaoğlu, astsubay Yüksel Avan, eski Samsun Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Yakup Kurtaran, TEM Şube nöbetçi amiri Ahmet Çetiner ve emniyet amiri Metin Balta, 28 Mart 2017'de tutuklandı.

Cinayet tarihinde fail Ogün Samast ve maktul Hrant Dink'i izledikleri iddiasıyla gözaltına alınan dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat görevlileri astsubaylar Hacı Şefik Şimşek ve Bekir Yokuş da aynı suçlardan 12 Nisan 2017'de tutuklandı.

Dink cinayetine ilişkin en kapsamlı soruşturmanın tamamlanmasından sonra Gülen, Öz ve Ekrem Dumanlı ile meslekten ihraç edilen Tuğgeneral Hamza Celepoğlu, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz ve İstanbul Jandarma İstihbarat görevlisi yüzbaşı Muharrem Demirkale'nin de aralarında bulunduğu 51 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı. Cinayetin FETÖ ile bağlantısı anlatılan iddianame, "Dink cinayetinin, Fetullah Gülen'in sapkın dini inançları referans alınarak başka bir düzen getirmek için FETÖ/PDY'nin şiddet içeren bir başlangıç eylemi olduğu" belirtildi.

- Eski emniyet müdürü tanıklar FETÖ'yü işaret etti

Dink cinayetine ilişkin ana davayla birleştirilmesi talebiyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen 3. iddianamenin eksiklikler olduğu için iade ve yeniden kabul süreçlerinden sonra, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Haziran 2017'de 50 sanıklı yeni iddianameyle 35 sanıklı ana dava dosyasının birleştirilmesine hükmetti. Birleşmeyle 85 sanığa çıkan dava kapsamında, Fetullah Gülen'in 2 Haziran 2017'de gıyaben tutuklanmasına, aralarında Ekrem Dumanlı, Zekeriya Öz'ün de bulunduğu 6 sanık hakkında da yakalama emri düzenlenmesine, 28 sanığın tutukluluk hallerinin devamına oy çokluğuyla karar verildi. Üye hakim, aralarında jandarma istihbarat görevlilerinin de bulunduğu 12 sanığın tahliye edilmesi yönünde görüş bildirdi.

Mahkeme heyeti 20 Ocak 2017 tarihli duruşmada, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski emniyet müdürleri Hanefi Avcı ve Emin Erslan ile gazeteci Nedim Şener'in de aralarında bulunduğu 51 kişinin tanık olarak dinlenilmesine karar verdi.

Birkaç duruşma süren Ali Fuat Yılmazer'in savunması 11 Nisan 2017'de sona ererken, dinlenilmesine karar verilen tanıklar sırasıyla mahkemeye gelerek beyanda bulundu. Eski Başbakanlık Teftiş Kurulu (BTK) müfettişi Ayşegül Genç 13 Nisan'da, eski emniyet müdürleri Hanefi Avcı ve Emin Arslan 14 Nisan 2017'de dinlenildi.

Arslan, "FETÖ çetesinin asker, polis ve aydınlara operasyon yapabilmek için cinayete o yıllarda kasıtlı olarak yol verdiklerini" söylerken; Avcı, "Ele geçirmek istedikleri İstanbul emniyetine olayı fatura etmeye çalıştılar. Sahte belgeler ve delillerle operasyon yaptılar." ifadesini kullandı.

- ByLock tespit edilen sanıklar

Emniyet Genel Müdürlüğünden mahkemeye gelen yazıya göre, eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in de aralarında bulunduğu 13 sanıkta, FETÖ'nün şifreli haberleşme programı "ByLock" tespit edildiği bildirildi.

Tanık beyanlarının alınmasına devam eden duruşmalarda 5 Haziran 2017'de dinlenilen soruşturma bilirkişisi Levent Yarımel, "Dink cinayetine bilerek göz yumuldu." dedi. 6 Haziran tarihli duruşmada 5 kişinin beyanı alındı. Tanıklık yapan gazeteci Nedim Şener ile tutuklu sanık Ali Fuat Yılmazer arasında tartışma yaşandı.

Dava dosyalarının birleştirilmesi kararı sonrası 85 sanıklı davanın ilk duruşması 3 Temmuz 2017'de gerçekleşti. Aşamalarda birleşen dosya sanıkları dönemin emniyet ve jandarma görevlilerinin savunmaları alındı. 7 Temmuz 2017 tarihli duruşmada, çoğu jandarma görevlisi 5 sanığın, 3 Ağustos'ta 4 sanığın, 6 Ekim'de 5 sanığın ve 8 Aralık'ta da 5 sanığın tahliyesine karar verildi. Tutuklu sanık sayısı 11'e düştü. Celse arasında 31 Ekim 2017'de Dink cinayetinden yargılanan 18 sanıkta da ByLock tespit edildiği belirtildi.

- "İstihbarat kusuru vardı, mazereti yok"

Davanın 5 Aralık 2017 tarihli duruşmasında savunma yapan eski Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Yarbay Metin Yıldız, "Yasin Hayal'in ve 3-4 kişinin bu eylemi gerçekleştireceği kesindi. İstihbarat kusuru vardır, bunun bir mazereti yok." dedi.

Dink cinayeti davasında 2018 yılı genelinde yapılan duruşmalarda, kalan sanık savunmaları ile tanık beyanları alındı. 13 Şubat'ta dönemin Trabzon jandarma görevlileri Okan Şimşek ve Veysel Şahin, 17 Mayıs'ta dönemin mülkiye müfettişi Şükrü Yıldız, 12 Temmuz'da eski Trabzon Jandarma Komutanı Albay Ali Öz ve Yüzbaşı Metin Yıldız, 21 Aralık'ta da eski Tuğgeneral Hamza Celepoğlu ile astsubay Yavuz Karakaya tahliye edildi. Celepoğlu, MİT tırları, Karakaya ise darbeye teşebbüs davasından tutuklu bulundukları için cezaevinden çıkamadı.

Davanın 17 Mayıs 2018 tarihli duruşmasında söz alan tutuklu sanık Ramazan Akyürek, "eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın kendisinden, Hrant Dink'in öldürüleceği bilgisi olan F4 belgesini yok etmesini istediğini" öne sürdü.

Mahkeme Heyeti Başkanı Ali İhsan Horasan, davanın 24 Eylül'deki duruşmasına görev yeri değiştiği için son kez katıldı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına getirilen Horasan'ın yerine başkan olarak Emre Efe Şimşek atandı. Şimşek, 25 Eylül tarihli duruşmada ilk kez başkanlık yaptı. Tutuklu sanık olarak 4 kişinin kaldığı davanın bir sonraki duruşması 12 Mart 2019'da gerçekleşti.

- Önce tahliye sonra tutukluluğun devamı kararı

Dink cinayetinin 13. yılında da devam eden davanın 12 Mart 2019 tarihli duruşmasında Samsun Emniyet Müdürü Vedat Yavuz ve Çanakkale Emniyet Müdürü Celal Sel'in tanıklığına başvuruldu. Yavuz, "F4 evrakı İstihbarat Daire Başkanlığı C Şubesinin sorumluluğundaydı. Notla ilgilenen C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'di." dedi.

Davanın 14 Mart 2019 tarihli duruşmasında, tutuklu sanıklar Ercan Gün ve dönemin jandarma istihbarat görevlisi Muharrem Demirkale'nin adli kontrolle tahliyesine karar verildi. İki sanık da başka davalar kapsamında tutuklu bulundukları için cezaevinden çıkamadı. Bu karara İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmesi üzerine heyet, sanıkların tekrar tutukluluklarının devamına hükmetti.

Hakkında FETÖ'nün 7 Şubat MİT kumpasına ilişkin soruşturma yürütülen davanın sanıklarından Ercan Gün ile ilgili "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçu dosyası, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki davayla birleştirildi.

-Muammer Güler: "Tehdit ve baskı söz konusu değildi"

Davanın 12 Haziran 2019 tarihli duruşmasında, cinayet döneminde İstanbul Valisi olarak görev yapan eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in tanıklığına başvuruldu. Güler, Dink'in ölümünden bir hafta önce valiliğe çağrıldığı gibi algı yaratıldığını belirterek, "Sabiha Gökçen ile ilgili hassasiyetin paylaşılması ve yazdığı yazının (Gökçen'in Ermeni olduğu iddiasını içeren yazı) kaynağının sorulmasına yönelik bir toplantıdır. Orada tehdit ve baskı söz konusu olmamıştır. Algı yaratıldı. Cinayetle ilgili hiçbir illiyet bağı yok. Devletin aba altından sopa göstermesi gibi bir durum asla söz konusu olmamıştır." ifadelerini kullandı. Güler, Celalettin Cerrah'ın en küçük bir ihmali olduğuna inanmadığını da kaydetti.

Mahkeme heyeti, 13 Haziran 2019 tarihli duruşmada ana dava hükümlüleri Ogün Samast, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel'in de aralarında bulunduğu ana dava sanığı 9 kişinin dava dosyasının, birtakım suçlar yönünden zaman aşımının dolması ihtimali bulunduğu gerekçesiyle ayrılmasına hükmetti. 9 sanığın dosyasının ayrılmasıyla Dink cinayeti davası 76 ve 9 sanıklı olmak üzere iki dosya üzerinden devam etti.

- Ayrılan dosyada 7 sanığa hapis cezası

Ayrılan 9 sanıklı davayla ilgili 9 Temmuz 2019'da hüküm kuruldu. Mahkeme heyeti Erhan Tuncel'e, "tasarlayarak ve bomba kullanarak kasten öldürmeye teşebbüs, mala zarar vermek, silahlı suç örgütüne üye olmak ve kasten öldürmeye yardım" suçlarından 99 yıl 6 ay hapis cezası verirken bu sanığın tutuklanmasını da kararlaştırdı.

Yasin Hayal'e, "silahlı suç örgütü kurma ve yönetme" suçundan 7 yıl 6 ay, Ogün Samast'a "silahlı suç örgütüne üye olmak" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası veren heyet, benzer suçlardan Zeynel Abidin Yavuz'un 14 yıl 22 gün, Tuncay Uzundal'ın 16 yıl 10 ay 15 gün, Ahmet İskender ile Ersin Yolcu'nun 1 yıl 10 ay 15'er gün hapisle cezalandırılmasına, sanıklar Salih Hacısalihoğlu ve Osman Hayal'in ise beraatine hükmetti.

Mahkeme heyeti gerekçeli kararında, "Yasin Hayal'in siyasi saiklerle suç işlemek için oluşturduğu teşekkülün zaman içerisinde diğer sanıkların da katılımıyla belirsiz tür ve sayıda suçları işlemek üzere, süreklilik gösteren, hiyerarşik düzen içerisinde çalışan ve iş bölümüne dayalı örgütsel bir yapıya dönüştüğü anlaşılmıştır." ifadesini kullandı.

- Samast'ın Samsun'da görüntülenmesiyle ilgili tanık beyanları

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki 76 sanıklı davada ise süreçte tanık beyanları alındı. 4 Eylül 2019 tarihli duruşmada eski İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör, Muhammed Bulgur ve Ahmet Kahveci, 5 Eylül'de kamera kayıtları olan banka şube müdürü Hamza Bülent İlkehan, eski polis Cem Akar ve 26 Kasım'da dönemin Trabzon jandarma istihbarat görevlisi 2 kişi ve o dönem İstanbul'da görevli emniyet müdürlerinden Yunus Dolar, 27 Kasım'da eski Samsun Emniyet Müdürü Mustafa İlhan ve müdür yardımcısı Sabahattin Artın, eski Samsun Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Mustafa Kuraş ve Samsun Jandarma Komutan Yardımcısı Fuat Kömürcü, 28 Kasım'da da Samsun İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapan Fikret Yalman ve istihbarat şube görevlisi İsmail Hakkı Günay dinlenildi.

Tanık Yunus Dolar, "Zaman gazetesine bir şeyi Ercan Gün aracılığıyla iletiyorduk ve Zaman gazetesinden Ekrem Dumanlı da söyleyeceklerini Gün vasıtasıyla iletiyordu." dedi.

Mustafa İlhan, "Ogün Samast'ın herhangi bir olaya mahal vermeden yakalanmasını sağlayan da biziz." ifadesini kullandı.

Sabahattin Artın, "(Samsun emniyetinde çekilen görüntüler) Emniyette fotoğraf ve görüntülerin çekildiği TEM şubenin olduğu kata çıkmamıştım. Yukarı çıksaydım o rezilliğe müsaade etmezdim, hepsini birden kovardım." diye konuşurken, Fuat Kömürcü, "Üst makamlarla konuşmamız sırasında zanlıya ait fotoğraf isteneceği kanaatine vardık. Bunun üzerine asayiş şube müdürünü telefonla arayarak katil zanlısının birkaç poz fotoğrafının alınmasını istedim." beyanında bulundu.

Tanıklardan Fikret Yalman, Ogün Samast'a ait 44 saniyelik görüntüleri ilerisi için iyi olacağı kanaatiyle kendilerinin aldırdığını ve paylaşmadıklarını belirterek, "Samast'ın yakalanmasından birkaç gün sonra İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer beni istihbarat telefonundan arayarak, 'Elinizde ne kadar görüntü, veri varsa bunları bize gönderin' dedi. Biz de sistem üzerinden bu görüntüleri, talimat gereği ilgili şube müdürlüğüne gönderdik." diye anlattı.

Davanın 2019 yılındaki son duruşması 28 Kasım'da gerçekleşti. Mahkeme heyeti, başka bir dava kapsamında suç örgütü elebaşı olduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan Yakup Kürşat Yılmaz'ın da aralarında bulunduğu 8 kişinin tanık olarak dinlenilmesine karar vererek duruşmayı 18 Şubat'a erteledi.

(Bitti)

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı