• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Devlet üretici ve ihracatçının faiz yükünü omuzlasın

Yeniakit Publisher
2020-11-25 10:10:00 -
Yeni Akit'i Google'da takip et, hiçbir gelişmeyi kaçırma.
Devlet üretici ve ihracatçının faiz yükünü omuzlasın

Yüksek faiz oranları yatırım iştahını baltalıyor. Bu durum reel sektör temsilcilerini tedirgin ediyor. Artan kredi maliyetlerinin yatırım yapmayı zorlaştırdığına işaret eden MÜSİAD Kurucu Başkanı Erol Mehmet Yarar, Almanya’dan örnek vererek, “Devlet, üreticinin ve tüccarın faiz yükünü sırtlamalı” önerisinde bulundu.

Buğra Kardan

Reel ekonomiye darbe vuran faiz belası, yatırımların tek tek ertelenmesine neden oluyor. Yüzde 15’i aşan kredi maliyetlerinden ötürü firmalar tarafından nakit temin edilemiyor, yeni projeler devreye alınamıyor.

Sorun derinleşiyor

Nitekim sıkıntılı bir döneme giren üreticilerden ve tüccarlardan hükümete “Fahiş faiz oranlarına karşı ilave tedbirler alınsın” talebi geldi. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Kurucu Başkanı Erol Mehmet Yarar da Yeni Akit’e yaptığı açıklamada faiz sorununun derinleştiğine işaret etti.

Finansman maliyeti arttı

“Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin önündeki en büyük problem faiz sarmalıdır, yüksek finansman maliyetidir” diyen Yarar, “Gelinen aşamada Almanya’da bir kişi yatırım yaptığı zaman yüzde 1’le 20 senelik kredi buluyor. Biz ise yüzde 15’i geçen bir kredi maliyetinden söz ediyoruz. Merkez Bankası’nın politika faiz oranı yüzde 15. Buna yüzde 2-3 daha eklediğimiz takdirde kredi faiz oranlarının yüzde 17-18 seviyelerinde olduğunu görürüz” şeklinde konuştu.

Önemli çağrı

“Almanya’da 20 yıllık bir kredi için verilen paranın daha fazlasını biz bir senede ödemek gibi menfi bir durumla karşı karşıyayız” ifadesini kullanan Yarar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu problem aşılabilir. Berlin, Münih, Hamburg örneğinden yararlanılabilir. Devlet tarafından firmaların faiz yükleri omuzlanabilir. Ancak bu şekilde yatırım yapanlar, risk alanlar, istihdamı ve ihracatı arttıranlar korunabilir. Böyle bir yönteme başvurulduğu takdirde ülkemiz faiz sarmalından kurtulur, kalkınır. Devlet, faiz oranlarını sıfırlayabilir. İrili ufaklı şirketlerin yüzde 15’i geçen kredi maliyetlerini üstlenebilir. 100 lira değil de 15 lira teşvik verebilir. Şirketlere ‘Kardeşim sen korkma. Yatırımını yap, projeni hayata geçir’ diyebilir. Risk alanlara, üretenlere, yatırım yapanlara, istihdamı ve ihracatı arttıranlara yardımcı olabilir. Bu yolla üretim ve ihracat ivmelenir, devletin vergi gelirleri artar. Doğal olarak cari açık da kapanır.”

Toplumu yıpratıyor

Faizin pek çok ekonomiyi zora soktuğunu anlatan Yarar, şunları söyledi: “Faizin ne olduğunu dünyada bilmeyen yok. Ama bu kavrama, bu konuya her ülke aynı şekilde yaklaşmıyor. Ne yazık ki yüksek faiz oranları uygulayan gelişmekte olan ülkeler, faiz kapanına kısılmış vaziyetteler. Bu kapandan kurtulmak için belli başlı adımlar atılmalıdır. Devletlerce artık spekülatörlere değil, yatırımcılara ve ihracatçılara para verilmelidir. Şu hakikat ki faiz bir kanserdir, toplumu yıpratmaktadır. Bu noktada devletlerin yapacakları çalışmalar çok ama çok önemli. Malum, hükümetler tarafından piyasaya verilen para yatırıma yönlendirilmezse tüketim artar. Tüketim de enflasyonu yukarı taşır. Dolayısıyla tüketim değil, üretim ve ihracat finanse edilmeli. ‘Üretip yurt dışına satacağım’ diyen insan fonlanmalı. Türkiye, bunun için 5 -10 milyar dolar fon ayırabilir. Üretecek, istihdam edecek insanlara bu imkânları sunabilir.”

Cari fazla verebiliriz

Dev ülkelerin yakın markaja alınması gerektiğine dikkat çeken Yarar, şunları kaydetti: “Almanya’da eksi faiz oranları uygulanıyor. Ülkede bankaya para yatıranlardan para alınıyor. Bankacılar, yatırımcılara ‘Bende para çok. Bana para mara verme’ diyorlar. Biz, Türkiye’de de böyle bir sistem uygulayabiliriz. İnancımızın temeli olan faizsiz sisteme geçebiliriz.”

İyi bir yönetim sergileniyor

MÜSİAD Kurucu Başkanı Yarar, pandemi sürecinin dünya ticaretini küçülttüğünü vurguladı. Zorlu sürecin devam ettiğini dile getiren Yarar, şu görüşleri paylaştı: “Küresel salgından bazı ülkeler çok, bazı ülkeler az etkilendi. Allah’a şükür biz, az etkilenen ülkeler sıralamasındayız. Hızlı bir toparlanma sürecine de girebiliriz. Tabii döviz iner çıkar. Bunu daha önce de gördük. Mühim olan istikrarı yakalamak. İnanın, 18 senede içeride ve dışarıda büyük olaylarla karşı karşıya kaldık. Kolay değildir, böyle fırtınalı dönemlerde iyi bir yönetim sergilemek. Allah’a şükür ki sergiledik. Şu anda önemli olan ise içeride ve dışarıda diğer ülkelere karşı amansız bir mücadele verirken ekonomiyi güçlendirme, yatırım yapma arzusudur. Üreticilerimizde, ihracatçılarımızda bu arzu var. Hükümetimiz de eksik yönleri tamamlarsa çok hızlı toparlanma sürecine gireceğimize inanıyorum. Cari açık yumuşak karnımız. Bu hakikat da görülmeli ve açığı daraltacak çalışmalar yapılmalıdır.”
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Batılezici

Böyle bir talebe sadece çüş denir.  
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23