Ders kitabında cinsiyet zırvası
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Kitaplarında “evrimci dil” gündemdeki yerini korurken, şimdi de aileyi yok edecek bir amaç güden Toplumsal Cinsiyet Eşitliği safsatası patlak verdi. Demokrasi ve İnsan Hakları isimli ders kitabında, Günsü Tüzün tarafından kaleme alınan kitapta, ‘cinsiyetin doğuştan olmadığı’ vesvesesi vurgulanıyor.
Mustafa Durmaz İstanbul
Batılı normları baz alan, aile kavramını bitiren, LGBTİ gibi sapkınlıkları sıradanlaştıran Toplumsal Cinsiyet Eşitliği safsatasının son örneğine ders kitaplarında rastlandı. Okullarda okutulan ders kitaplarındaki “evrimci dil” gündemdeki yerini korurken, bir başka skandal daha patlak verdi. Batılı ülkelerin ‘ifsat projesi’ olarak yürüttüğü Toplumsal Cinsiyet Eşitliği safsatasının ders kitaplarına kadar sızdığı ortaya çıktı. Toplumu cinsiyetsiz hale getirme ve aileleri bölme amacı taşıyan “Toplumsal Cinsiyet” zırvasının; ‘Demokrasi ve İnsan Hakları’ isimli ders kitabında, sayfa sayfa işlendiği belirlendi.
‘Cinsiyet değiştirilir’ diyor
Günsü Tüzün isimli eğitimci tarafından kaleme alınan kitapta, cinsiyetin doğuştan insana verilen bir özellik olmadığı, sonradan insanlara öğretildiği vurgulanıyor. Manevi değerlerin ayaklar altına alan cinsiyet eşitliğine yönelik şu ifadeler yer alıyor:
“Cinsiyet, kadınları ve erkekleri tanımlayan biyolojik ve psikolojik özelliklerle ilgili bir kavramdır. ‘Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği’ olarak tanımlanmaktadır.”
Kadın doğulmazmış
Kadını erkeksizleştirme, erkeği de kadınsızlaştırma gibi sapkın bir anlayışı savunan feminist yazar Simone de Beauvoir’ın sözünü alıntılayan ders kitabında, şu ifadeler yer alıyor: “Bize kadınlık ve erkekliğin toplumsal olarak kurulan, öğrenilen kalıplar olduğunu anlatılır. Bu durumu Simone de Beauvoir şöyle dile getirir: ‘Kadın doğulmaz, kadın olunur.’Aynı durum erkekler için de söylenebilir.”
Kadın-erkek uzlaşmasını kadın-erkek çatışmasına dönüştüren ahlaksız projenin ayrıntılı bir şekilde işlendiği ders kitabında, “Toplumsal cinsiyet eşitliği, bu unsurların kadın ve erkeğin birbirleriyle olan ilişkisini nasıl belirlediğini ve bunun sonucunda bu iki cinsiyet arasında doğan güç farklarını ifade eder”şeklinde ibareler yer alıyor.
Kavaklı : Bilime bile aykırı
Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Eğitimci Yazar Ali Erkan Kavaklı ise şunları ifade etti:
“İnsan doğuştan erkek veya dişi doğar. Allah canlıların soyu devam etsin diye erkekli-dişili yaratıyor. İnsan neslinin devam etmesi için iki cinse de ihtiyaç var. İnsanlar sağlıklı, ahlaklı, bilgili nesiller yetiştirmek için evleniyor, çoğalıyor. Aile toplumun temelini oluşturur. Aileyi tahrip edersek toplumu dejenere ederiz. Okul kitaplarında cinsiyetin toplumda sonradan öğretildiğini yazmak bilime, tecrübeye, hayatın gerçeklerine aykırı. Bu çarpık fikirleri ders diye okutmak, bilim diye takdim etmek öğrenciye gördüğünü, bildiğini inkâr et demek değil midir? MEB, gerçek dışı metinleri öğrencilere ders diye okutmaktan vazgeçmeli.”