Davutoğlu'nun yancısından skandal "HDP" çıkışı! Böyle kepazelik görülmedi
Ahmet Davutoğlu'nun basın bülteni hüviyetindeki Karar gazetesinde kalem oynatan Ali Bayramoğlu, terör örgütü PKK'nın siyasi uzantısı HDP'yi yere göğe sığdıramadı.
Ahmet Davutoğlu'nun basın bülteni hüviyetindeki Karar gazetesinde kalem oynatan Ali Bayramoğlu, terör örgütü PKK'nın siyasi uzantısı HDP'yi yere göğe sığdıramadı. PKK'dan aldığı talimatları harfiyen uygulayan parti için "HDP adına, tek başına karar verecek, konuşabilecek tekil bir aktör, bir lider yok" ifadelerini kullanarak "Hadi oradan be" dedirten Bayramoğlu, dumura uğratan yazısında özetle şunları kaydetti:
"(...) HDP, gerek yapılanması gerek karar mekanizmaları bakımından Türkiye’nin açık ara en katmanlı siyasi partisi. Diğer siyasi partilerdeki “lider eşittir karar” denkleminden oldukça uzaktalar. Bugün itibariyle ve mevcut koşullarda HDP adına, tek başına karar verecek, konuşabilecek tekil bir aktör, bir lider yok. Zaman zaman kimi çevreler tarafından Demirtaş’a böyle bir güç atfedilse de, bu atıf gerçekçi değil. Kurullar, parti içi yapılar, parti içi ve dışı basınçlar, beklentiler, Güneydoğu seçmen kitlesinin belirleme gücü, HDP’nin kurumsal ve etkileşime dayalı partisel kimlik özelliklerini öne çıkarıyor.
Bu siyasi partinin seçimlere doğru aldığı kararlar genellikle bu özelliklerin süzgecinden geçiyor.
(...)
HDP, ülke adına demokratik sorumluluk ile kendisi ve seçmeni adına siyasi sorumluluk makasında, bu mevcut koşullarda verebileceği en anlamlı kararı vermiş bulunuyor. Birkaç gün önce yazdım: “Bir yandan kendisiyle açık temas kurulması ve aday üzerinde mutabakat sağlanması halinde ortak aday fikrini ayakta tutmaya çalışıyor. Diğer yandan bu ihtimalin zayıflığını dikkate alarak, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ilk turunda kendi adayını çıkarmaya hazırlanıyor. Ve ortak aday arayışı kapısını, kendi adayını çıkaracak olmasına rağmen son ana kadar açık tutacağını söylüyor… Hatta Kılıçdaroğlu gibi bir ismi destekleyebileceklerini ima ediyor…”
Ve bu rasyonel karar, yukarıda altını çizilen kurumsal ve katmanlı karar mekanizmalarının bir sonucu…
Esas olarak “kurucu” bir tercih…
Nasıl bir yanıt bulacağını önümüzdeki günler gösterecek… (...)"