AK Parti’yi devirmeyi planlayıp, aralarındaki yazışmalarda “Onlara nefes aldırmayacağız. Kabineyi toplayacağız” ifadelerini kullanan Paralel Yapı’ya mensup 41 emniyetçi Metris’te toplandı...
MURAT ALAN / NAİM TAŞBAŞ / İSTANBUL - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti Hükümetine mensup bakanları İstanbul Emniyeti nezaretinde toplama planı yapan paralel yapının emniyet ayağı, işler ters gidince soluğu Metris Cezaevinde aldı. AK Parti Hükümetini iş görmez hale getirip nihayetinde devirmeyi amaçlayan, kendi aralarında yaptıkları yazışmalarda “kabineyi toplayacağız” şeklinde küstahça ifadeler kullanan paralel yapıya mensup 41 polis Metris Cezaevinde toplandı.
DARBE KABİNESİ METRİS’TE TOPLANDI
17 ve 25 Aralık komplolarını planlayan ekibin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti Hükümetine mensup bakanları İstanbul Emniyeti nezaretinde toplama planı başarısız oldu. Metris Cezaevinde tutuklu bulunan yapılanmanın kilit isimleri eski İstanbul İstihbarattan Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer, Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün, Terör Müdürü Ömer Köse ve Erol Demirhan’ın yanına eski Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı ve eski İstanbul Mali Şube Müdür yardımcısı Kazım Aksoy’un da gönderilmesi ile paralelin emniyet kabinesi Metris Cezaevinde toplanmış oldu.
3 DALGADA 41 POLİS
Paralel yapıya yönelik operasyonların birinci (22 Temmuz), ikinci (5 Ağustos) ve üçüncü dalgasında toplam 41 paralelci polis tutuklandı. İlk iki dalgada eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün, eski İstanbul İstihbarattan Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer ve eski İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Erol Demirhan başta olmak üzere 33 polis tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 3. dalgada operasyonunda ise Eski Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı ve eski İstanbul Mali Şube Müdür yardımcısı Kazım Aksoy’ın da aralarında bulunduğu 8 polis daha tutuklandı. Böylece 22 Temmuz operasyonu kapsamında toplam 41 polis tutuklanmış oldu.
SAYGILI, TC’Yİ ORTADAN KALDIRMAYA TEŞEBBÜSTEN TUTUKLANDI
Eski Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı ve eski İstanbul Mali Şube Müdür yardımcısı Kazım Aksoy, Arif İbiş, Mustafa Demirhan, Hüseyin Korkmaz, İbrahim Şener, Habip Kunt ve Mehmet Fatih Yiğit de ‘’Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya komple engellemeye teşebbüs’’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
ATAYÜN, SİYASAL VE ASKERİ CASUSLUKTAN TUTUKLANMIŞTI
Polislere yönelik ‘yasadışı dinleme ve casusluk operasyonunda gözaltına alınan Eski Terör Şube Müdürü Yurt Atayün, Erhan Körtek, Ensar Doğan, Aytekin Koçak, Ali Fuat Altuntaş, Abdulkadir Ağır, Yunus Emre Uzunoğlu, Şahin Akdeniz, Serdar Bayraktutan, Muhammed Kaya ve Mehmet Örs’ün ‘devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme ve resmi belgede sahtecilik’ suçlarından tutuklanmıştı.
YILMAZER, SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMAKTAN TUTUKLANMIŞTI
Eski İstanbul İstihbarattan Sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer ile eski İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Erol Demirhan “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmaktan” tutuklanmıştı. Birinci ve ikinci dalga operasyonlar emniyetin İstihbarat ve Terörle Mücadele şubesinde çalışan polislere, son dalga ise Mali Şubede görevli polislere yönelik oldu.
KABİNEYİ TOPLAYACAKLARMIŞ
25 Aralık polislerinin kendi aralarında yazıştığı “Spark” programında, darbe girişimini itiraf ettikleri ortaya çıkmıştı. 11 Aralık’ta Spark üzerinden çarpıcı bir yazışma yapıldı. Polisler kendi aralarında “Nefes aldırmayacağız onlara, kabineyi toparlayacağız burada” şeklinde yazıştı. Emniyete yönelik soruşturmayı yürüten savcılar “Kabineyi toplayacağız burada” şeklinde yazışmanın dosyanın içeriği ile uyumlu olduğunu ve yapılan incelemede bütün kabine üyelerinin yasal olmayan yöntemlerle dinlenildiğini vurguladı.
‘DÖNEMİN BAŞBAKANI’ DEDİLER
İstanbul Cumhuriyet Savcıları İsmail Uçar, İrfan Fidan ve Fuzuli Aydoğdu’nun 25 Temmuz 2014 günü verdikleri takipsizlik kararında, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı’nın örgüt lideri olarak gösterilmesi ve ‘dönemin başbakanı’ ibaresi kullanılmak suretiyle fezleke düzenlenmesi, soruşturmayı hazırlayanların hukuki bir soruşturma görünümü altında Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiklerini ortaya koymaktadır” deniliyor.
PARALELCİ 3 POLİS DAHA TUTUKLANDI
İSTANBUL - Emniyetteki “paralel yapı” operasyonu ka samında tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edilen 8 şüpheliden 3’ü tutuklandı. İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğince önceki gün öğlen saatlerinde başlayan sorgulama yaklaşık 10 saat sürdü. Verilen aranın ardından kararını açıklayan hakimlik, şüpheliler İbrahim Şener, Mehmet Habip Kunt ve Mehmet Fatih Yiğit’in tutuklanmasına karar verdi.
Hakimlik, diğer 5 şüphelinin ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakılmasına karar verdi.
ERDOĞAN’I 63 DEFA DİNLEMİŞLER
Tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edilen 8 şüpheliden 3’ünün, ‘’Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’’ suçundan tutuklandığı öğrenildi.
Mahkemenin kararında, “şüphelilerin meşru emir komuta zinciri dışına çıkabilen, gizliliğe, güvenliğe, denetime önem veren ayrı bir hiyerarşik yapı oluşturdukları anlaşılmıştır’’ denildi. Kararda, hedef şahıslar olmadığı halde, yasama dokunulmazlığı bulunan 61. Hükümet’in Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 21 Temmuz 2012’den 29 Kasım 2013’e kadar 63 kez hedef şahıslarla görüşmelerinin kayıt altına alındığı ve tape haline getirilerek dosyaya konulduğu kaydedildi.
Kararda, şüpheliler İbrahim Şener, Mehmet Habip Kunt ve Mehmet Fatih Yiğit’in TCK’nın 312. maddesi kapsamında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” suçunu işledikleri yönünde “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller”in bulunduğu kaydedildi. Kararda, şüpheliler hakkında adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı kanaatine varıldığı belirtilerek, şüphelilerin tutuklanmalarına karar verildiği kaydedildi.
Kararda, serbest bırakılan diğer 5 şüphelinin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” suçundan tutuklanmalarının talep edildiği ancak tutuklamanın ölçülü olmayacağı kanaatine varıldığı belirtilerek, şüpheliler hakkında yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakılmalarına karar verildiği ifade edildi.