Cumhuriyet’teki ‘fahişeliğe’ tepki
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Başörtüsü ve İslam düşmanlığını her fırsatta dile getiren Cumhuriyet Gazetesi’nin azgın yazarlarından Işıl Özgentürk’ün geçtiğimiz gün kaleme aldığı yazıda Sümerler döneminde türban takan kadınların ‘fahişelik’ yaptığı yönünde ithamlarda bulunması başörtüsü düşmanlığının geldiği boyutları gün yüzüne çıkardı.
Başörtüsü düşmanlığını her fırsatta dile getirmeken çekinmeyen Cumhuriyet Gazetesi’nin yazarlarından Işıl Özgentürk’ün geçtiğimiz gün kaleme aldığı yazıda Sümerler döneminde başörtü takan kadınların ‘fahişelik’ yaptığı yönünde ifadelerde bulunması başörtüsü düşmanlığının geldiği boyutları gün yüzüne çıkardı. Akit’e özel değerlendirmede bulunan STK Temsilcileri, “Bu konuları alıp bütün inançları sorgulamak bu insanların suç işlemesi anlamına gelir ve gereğinin yapılması gerekir” dediler.
İlkelliğin tescillenmiş hali
Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir: “Türkiye’de bu millete yabancı, bu milletin bin yıllık inancına, kültürüne, örfüne hiçbir şekilde dayanmayan indirgemeci bu insanlar her fırsatta milletin yaşam tarzına, inancına hakaret etmeyi çağdaşlık, aydınlık ve ilericilik olarak görüyor. Bu bir defa ilkelliğin tescillenmiş halidir. Bu insanların değil İslam tarzına, Anadolu’daki kültürlere, kendi aralarında birbirlerinin farklılıklarına bile tahammülleri yok. Bu söylediklerimi de iktidara geldikleri zaman açıkça millet olarak gördük. Nasıl birbirlerine dayatmacılık ortaya koyduklarına, bir yerin solcusuyla öbür yerin solcusuna ne kadar birbirine tahammülsüz olduğuna hep beraber şahit olduk. Burada bir genç kız üzerinden böyle etraflıca bir konu gibi tartışılıp, başörtüsünü ve yaşam tarzının tartışmaya açılması ülkemizi yıpratır. Bizim bunlara kesinlikle fırsat vermememiz gerekiyor. Bu gazetede ki yazarın yazdıklarından çok bizim insanımızın sağduyusunu kaybederek bu konulara yaklaşması daha üzücüdür. Başörtüsüyle ilgili bu ülkenin kurucu iradesi olan İslam ve Müslümanlar ile ilgili meşru, toplumun içerisinde var olan değerlerin her türlü yasal güvenceler içerisinde asla tartışılmayacak bir şekle getirilmesi gerekir.”
Kimse sorgulayamaz
Diyanet-Sen Başkanı Mehmet Bayraktutar: “Başörtü konusu Türkiye’de her zaman birilerine dert olmuştur. Bunun sebebi de İslam’ın emri olması. Bugün hangi gazete, hangi kişi, hangi kurum bu başörtü konusunda eğer karşı bir görüş ortaya koyuyorsa İslam’a olan düşmanlığını belirtiyor. Her milletin kendine özgü bir kültürü vardır. Başörtüsü şöyle ya da böyledir diye bir tartışmaya girilmemelidir. Buna her kim karşı çıkıyorsa; ki bu söylemlerle karşı çıkılmıştır. Tamamen İslam düşmanlığını ortaya koyar. Zaten Türkiye’de bu konu bir gelenek haline geldi. Türkiye üzerinde yeni bir provokasyon süreci başlatılmak isteniyor. Bunu dile getiren gazete de bu milletin lehine bir yazı yazmamıştır. Başkaları adına Türkiye üzerinde oynanan oyunlara alet olmuştur. Başörtüsü Allah’ın emridir. Kimsenin ağzına alıp sorgulayacağı bir şey değildir.”
Entelektüel bir küfürdür
Özgür-Der Başkanı Rıdvan Kaya: “Bu tür söylemler onlara yakışır. Dolayısıyla yazılan bu yazı tamamen insanları kışkırtmak amaçlı yazılmıştır. Hazımsızlığın verdiği bir küfretme hali var bu yazıda. Entelektüel bir forma bürünmüş bir küfürdür. Bunların ruhlarındaki pisliği yansıtmaları bence en iyidir. Çünkü gençlerimiz bunları görüp yanlış yapmamayı öğrenirler.”