• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Cübbeli Ahmet Hoca: Adil Öksüz hapisteyken beni ziyarete geldi

Yeniakit Publisher
2020-07-20 23:44:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Cübbeli Ahmet Hoca: Adil Öksüz hapisteyken beni ziyarete geldi

Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Ahmet Hakan'ın "Fetullah Gülen siz cezaevindeyken size kitaplarını gönderdi mi?" sorusuna yanıt verdi.

CNN Türk'te açıklamalarda bulunan Cübbeli Ahmet Hoca, Ahmet Hakan'ın "Fetullah Gülen siz cezaevindeyken size kitaplarını gönderdi mi?" sorusuna cevap verdi.

Kamuoyunda 'Cübbeli Ahmet Hoca' olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, hapishanedeyken FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in kendisine kitap gönderdiğini doğruladı. Ünlü, "Bana iki tane kitap gönderdi, Adil Öksüz'le gönderdi. Ben adamı tanımıyorum, ziyaretçi diye geldi. Zaten kitapları da hemen getirdiler teftişten evvel. Ben daha önce de açıkladım bunu. Açıklayınca savcılık adam göndermiş. Benimle konuştuğu 1 saatlik kayıt hiç yok. Adil Öksüz'ün benimle ne konuştuğunun kaydı yok. Sonra savcı çağırdı gittim 2 kere ifade verdim. Birinci de Fatih Oğuz'la beraber gittik savcının karşısına. Fatih Oğuz'un FETÖ'cü olduğunu ikinci gidişimde savcı söyledi bana." dedi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Selçuklu

Utanmaz adam cemaatini mafyaya derin devlete teslim etmiş. Şimdi boş boş konuşuyor. Allahtan korkmaz kuldan utanmaz bu.

vatandaş

Haberin başlığında neden "cevap" yerine uydurukça "yanıt" kullanır bu gazete? KİME HİZMET EDİYORLAR? 1982 yılında Azerbaycan'a ikinci gidişimde bana genç bir komünisti rehber olarak verdiler. Rehberim ateşli bir komünist olduğu için diğerleri gibi Türklüğü kat'iyyen kabul etmiyor konuştukları dilinde Türkçe değil Azerbaycanca olduğunu iddia ediyordu..Bir gün o genç rehberimle birlikte Bakü'den Sumgayıt şehrine doğru yola cıktık. Otomobille giderken doğrusu bu ya, onu biraz düşündürmek istedim. Dedim ki: ''Ay gardaş, bizde, Türkçe'de sayılar bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on diye başlar ve devam eder gider. Azerbaycanca'da sayılar nasıl başlar? Dedi ki: '' Bizde de bir, iki, üç, dört, beş, altı, yeddi, seggiz, dogguz, on diye başlayır. '' Ben çok şaşırmış gibi yaparak : '' Allah Allah '' dedim. '' Büyük tesadüfe bak ! Dillerimiz ne kadar cok birbirine benziyor.'' Sonra ona, başımı işaretleyerek tekrar sordum: '' Türkçe'de biz buna baş, saç, kaş, göz, burun, dudak, diş, dil diyoruz. Acaba siz Azerbaycan dilinde bunlara ne diyorsunuz ? '' Tam manasıyla köşeye sıkıştı. Başını öne eğerek:'' Biz de baş, saç, gaş, göz, burun, dudak, diş, dil deyirik '' dedi. Ben daha çok şaşırmış gibi yaparak ellerimi birbirine vurdum.' 'Allah Allah '' dedim.'' Şu tesadüfe bak! dillerimiz ne kadar da cok birbirine benziyor ? '' Sonra da uzak dağları, bulutları, ağaçları, gökyüzünü, suları, çiçekleri, güneşi, kuşları, bir bir göstererek ama isimlerini önce ben Türkçe söyleyerek sordum: '' Ya bunlara siz Azerbaycan dilinde ne diyorsunuz ? '' Verdiği cevaplar hep aynıydı. '' Biz de dağ deyirik, ağaç, bulut, su, güneş, guş deyirik. '' Ben her defasında hayretlere düşer gibi yapıyor.'' Olamaz olamaz ! '' diyordum. '' Bu kadar tesadüf olamaz. Şaşırdım kaldım doğrusu ! '' Azerbaycanca ile Türkçe birbirine ne kadar benziyor ? Derken bir köprü üzerinden gecerken tekrar sordum: '' Ay gardaş ! '' dedim. Türkçe'de biz buna köprü diyoruz, bunun Azerbaycancası nedir acaba ? Gülümsedi, ''Biz buna körpü deyirik.'' dedi. Toprağı göstererek sordum: '' Peki Azerbaycan dilinde siz bu toprağa ne diyor sunuz ? '' '' Biz ona torpağ deyirik '' diyerek gururlandı. Ben cok ciddi olarak '' haaa '' dedim. '' Şimdi anladım ki bizim dillerimiz cok farklı ve ayrı imiş. Biz toprak diyoruz siz torpağ diyorsunuz. Toprak başka torpağ başkadır. Biz köprü diyoruz siz körpü diyorsunuz. Dillerimiz başka olduğuna göre siz Türk de olamassınız. Çünkü bir millet aynı dili konuşur. Aynı milletin böyle farklı dili olur mu ? '' Muhatabım susup kaldı. Bu hadiseyi neden anlattım biliyor musunuz ? Azerbaycan Türkçesi ile Türkiye Türkçesi'ndeki ortak kelimelerden mesela hayatı, şartı, eseri, edebiyatı, ihtiyacı, şehiri, fikiri, imkânı, tabiatı, şüpheyi, hatırayı, dilimizden koparıp atanlar ACABA KİME HİZMET EDİYORLAR dersiniz; hiç düşündünüz mü ? Yavuz Bülent Bakiler--Sözün Doğrusu 1
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23