Cinayetleri bitirmek mi istiyoruz, işte çözümü! Kısas.. Kısas.. Kısas..
Gazetemize konuşan uzman hukukçu ve ilahiyatçılar, artan cinayetlere ve şiddet olaylarına tepki gösteren kamuoyu, caniye, teröriste, katillere, çocuk tecavüzcülerine en etkili ve kesin çözümü İslam Hukukunun sağladığı görüşünde birleşiyor.
Sebahattin Ayan İstanbul
Narin Güran, Leyla Aydemir, Irmak Kupal, Müslüme Yağal, Eylül Umutlu ve son olarak da ailesi tarafından şiddete uğrayan Sıla gibi evlatlarımızın sistematik bir şekilde cinayete kurban gitmesi caydırıcı cezanın önemini bir kez daha gün yüzüne çıkarıyor.
Sevda bile isyan etti
Yeniden Refah Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği Başkanı Ramazan Bingöl, Eski ABB Başkanı Melih Gökçek, Hukukçu Mücahit Birinci’nin ardından eski eski manken Sevda Demirel’in bile ‘Ben şeriat, kapanmak vs. sonsuz kabul ediyorum. Yeter ki assınlar, vinçle sallansınlar. Olmaz!’ açıklaması toplumun tüm kesimlerinin çocuk cinayetlerine, adli suçlara yönelik tepkisini gözler önüne seriyor. Kamuoyu birkaç elitistin açıklamasına bakmak yerine halkın sesine kulak verilmesini ve bu tür suçlara caydırıcı ceza getirilmesini istiyor. Konuyla ilgili olarak Akit’e konuşan HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Mahmut Şahin, şunları dile getirdi: “Bu suçlarda en caydırıcı ve en ağır cezaların verilmesi noktasında talebimiz var. İslam’ın hakikaten kısasta hayat vardır hükmü bir yerde hayat bahşeden hükümdür. Kısas hükmü ağır cürümlerin işlenmesi noktasında önleyicidir. Ama bu cezanın uygulanma şartları mevcut ortam içerisinde mümkün gözükmüyor.
Kısasta hayat vardır
Kısas bizim geleceğimizi korur. Bu tür suçların işlenmesini önleyecek tedbirlerin alınması gerekiyor. Çocuk tacizcileri, katillerine en ağır şekilde cezaların gelmesi şart. Bu tür cürümleri işleyenler devletin bütün imkanlarından faydalanıp infaz indiriminden de yararlanıldığı ortamın asla olmaması gerekiyor. Bu ağır cezalar da İslam’ın hükümlerinde saklıdır. İslam bu hükmü getirirken haksız bir şekilde ölümüne sebebiyet vermekte istemez. İslam’ın temelinde ahlak ve adalet şiarı yatar. Mevcut sistemde adaleti yerine getirme noktasında ciddi tereddütleri olduğunu belirten Şahin, ülkemizdeki bu sistemde idam gelirse hukuk sisteminin adil bir sisteme dönüşmesi gerekiyor. Bunu uygulayacak sistemin ve adil yargıçların var olması gerekiyor. Ülkemiz darbelerin gölgesinde ilerleyen bir ülke. Biz 28 Şubat sürecinde başörtüsü taktığı için idamla yargılanan kız kardeşlerimiz var. Bu tür çatlaklarında giderilmesi gerekir.”
Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı Celaleddin Gül ise şunları söyledi: “Kısasta kesinlikle hayat vardır. Kur’an-ı Kerim’in bir hükmüdür. Kısasın uygulandığı devletlerde de hayat tam anlamıyla var olmuştur. Kısasın uygulandığı 600 yılda işlenen cinayet, çocuk tacizi dahil olmak üzere bir elin parmağını geçmez.
Müebbet hapis yetmiyor
DolayIsıyla müebbet hapis veya belli bir yılda ceza verilerek yapılan cezalandırmalar caydırıcı olmamaktadır. Ülkemizdeki hukuk sisteminde önüne geçilmeyecek durumların olacağını da göz ardı etmemek gerekiyor. Kısas hiç olmazsa belli durumlarda uygulansa bu tür cürümlerin işlenmesinin önüne geçecektir. Derleme toplama bir şekilde yapılan hukuk düzenlemeleri ne yazık ki adeta suçu teşvik ediyor. Suç işleyen kişi üç beş yıl yatıp çıkıyor. Devletimiz sanırsın bunları besliyor. Kısas suçların teşviki önler. Ölen zaten ölmüştür. Ama kısas geri kalanları yaşatır. Çocuk cinayetleri, artan suç. Herkes bir reçete sunuyor.”