Ciğerler tamam peki imanımız ne olacak?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Sigarayla ilgili yasaklamalar yapıldı ama bu sefer imanımız saldırı altında. Kitle iletişim araçlarıyla, cinselliği özendiren film, dizi ve reklam sektörünün düzeltilmesiyle ilgili herhangi bir yasa hazırlanmaması, soru işaretlerine sebep oluyor.
Oğuzhan Gültekin Ankara
Sigaranın televizyon, sinema, tiyatro ve internet gibi alanlarda yasaklanmasıyla insanların ciğerleri kurtulurken, “Allah’ın evi” dediğimiz, imanımızın, vicdanımızın merkezi kalbimiz, gönlümüz, cinselliği özendirici yayınlar ve reklamların saldırısı altında kalmaya devam ediyor. Kitle iletişim araçlarıyla cinselliği özendiren film, dizi ve reklam sektörünün düzeltilmesiyle ilgili herhangi bir yasa hazırlanmaması akıllarda soru işaretlerine neden oluyor.
Asıl sorun cinsel görüntüler karşısında suskun kalmak
Konuya ilişkin Akit’e değerlendirmede bulunan Yönetmen Mesut Uçakan, sosyal fayda açısından bakıldığında sigara ile ilgili alınan tedbirlerin bu manada olumlu olduğunu belirtti. Yönetmen Mesut Uçakan, “Ancak, bu yasağın ciddi sanatsal uğraşları da kapsaması, tartışmayı beraberinde getirecektir. Özellikle sinemada sanatçıları, dramatik açıdan zorlayacağı muhakkak. Filmlerde sigara sahneleri bugüne dek blurlanıyordu. Ama bu durum en azından sosyal hayatı vurgularken gerçekçiliğe zarar vermiyordu. Burada asıl sorun bence sigara görüntüleri yasaklanırken toplumsal ruhu katleden cinsel görüntüler karşısında suskun kalmak meselesi. Mesele, eğer, fert ve toplum sağlığına zararlı eylemleri yasaklamaksa; mahrem sınırlar içinde çözülmesi gerekirken, ulu orta ortaya saçılan ve hatta sapkın şekilde kullanılan cinsellik karşısında suskun kalmanın izahı yok, savunulabilir bir tarafı da yok” dedi.
Cinsellik batı sisteminin ana damarlarından biri
Giderek sekülerleşen çivisi çıkmış bir toplumda yaşadığımıza dikkat çeken Uçakan, “Doğrusu bu mesele kanunlarla ne kadar düzenlenebilir, şüphem var. Malum, cinsellik, çarpık batı sisteminin ana damarlarından biri, çağdaşlık göstergesi. Uluslararası emperyalizm, kapitalistleşmiş zihinler, cinsellikten büyük paralar kazanıyor. Bu konuda ahlaki bir düzenlemeye ne kadar izin verirler? Vermezler tabii. Bu böyledir. Vermeyince de büyük bir çatışma çıkar. Bu çatışmayı göze alacak bir toplum nerede? Şöyle bir etrafımıza bakalım. Öyle bir toplum var mı? Bence henüz yok. Ben, insanlara, dinimizin emir ve nehiylerini, imtihan sırrının güzelliğini, iman lezzetini, vahyin kurtarıcılık ruhunu sindirmeden kabuk üstü alınacak tedbirlerin bir şey ifade etmeyeceğine inanıyorum. Bu da beni azınlık durumuna düşürmeye yetiyor zaten. Böyle düşündüğünü sananların çoğunluk oluşturduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu çoğunluğun, çoğunluğu sadece edebiyatını yapıyor bu işin. Bu daha tehlikeli. Bu acı gerçekleri, kanunu çıkaranların da bildiğine eminim. Herhalde domuzdan ne kadar kıl koparırsan mantığı ile yapılmış bir düzenleme bu” şeklinde konuştu.