• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

'CHP'yi tatmin edecek yargı kararları!'

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
'CHP'yi tatmin edecek yargı kararları!'

Hukukçu yazar Av. Ömer Faruk Uysal, 'CHP'yi tatmin edecek yargı kararları!' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

 İşte Av. Ömer Faruk Uysal'ın kaleme aldığı o yazı;

               İmamoğlu ve ekibi hakkındaki yargı kararı, CHP'lileri tatmin etmedi, etmeyeceği belliydi. Hiç kimse, büyük kurtarıcı, ikinci Atatürk, bellediği bir adamın bir mücrim olarak tutuklanmasını, mahkum olmasını, hatta yargılanmasını dahi istemez. Üzerine toz kondurmaz.

               CHP'yi tatmin eden yargı kararlarına örnekler verelim. Mesela İstiklal mahkemelerinin kararları. İskilipli Atıf Hoca idam kararı. 27 Mayıs darbecilerinin, Başbakan ve Bakanların idamına ilişkin yargı kararı. 28 Şubat yargı kararları. Anayasa Mahkemesi ve Danıştayın tüm hükümetleri bloke eden kararları. Bu mahkemelerin TBMM'nin yetkisini gasbederek vermiş olduğu başörtüsü yasağı kararları. Parti kapatma kararları. Erdoğan'ın şiir okuduğu için mahkum olduğu ve İBB başkanlığından zindana gönderildiği karar vs.

                 İnsanoğlu ve toplulukları böyledir. Bana mı yoksa ötekine, rakibime mi, dokunuyor diye bakar. Kayseriliye sormuşlar, 2+2 kaç eder?

Alıyok mu, satıyok mu demiş. Her mahkumiyet, mahkum olanı değil, mahkum ettireni memnun eder. Cezayı veya tazminatı az bulan ise, gene memnun olmaz. Bazen de istediği ceza ve tazminatı koparan dahi, geç oldu diye tam tatmin olmaz. Yargı kararlarının doğası böyledir. Birileri memnun diğerleri gayrımemnundur. Çoğu zaman lehine karar verilenler dahi, daha fazlasının beklentisinde oldukları için, tam tatmin olmaz!

                 Bu tabii durumlar, CHP'li psikoloji için, daha da fazla geçerlidir. 

Kemalist CHP'li, ülkenin sahibi ve kurtarıcısıdır. Herkes CHP genel başkanı olan Atatürk'çü ve CHP'li olmak zorundadır. Kemalist ve CHP'li olmayanlar nankör, hatta vatan hainidir. İyi ve kötüyü onlar belirler. Haini ve vatanseveri de. Bir adam Kemalist ve Atatürkçü ise bir nevi dokunulmazlığı vardır, olmalıdır! Değilse de canı cehennemedir. Cumhuriyet yargı tarihi baştan sona, bunun çarpıcı örnekleri ile doludur!

                   Dinde zorlama yoktur, Kemalizm'de çoktur! Kemalist, Türkiyede Atatürk'le ilgilenmeyen veya sevmeyen, onun partisi CHP'li olmayan birini kabul etmez, edemez. Mesela Akpartinin ve Akparti seçmeninin varoluşuna, ontolojisine karşıdır. O her türlü zillete müstehakdır. Kemalist ise her türlü takdirin üzerindedir. Onlar beyaz Türkler, diğerleri zencidir! Bu gerçekten böyledir, mübağlağa yok. Bazen açıkça, çoğu zaman ima yoluyla, söz ve davranışlarından bu sızar. Zira, içinde ne varsa, küpün dışına o sızar.

                   Şu halde, ne tür belge, görüntü, tanıklıklar, olursa olsun İmamoğlunu tutuklayan bir yargı kararını CHP'li asla kabul etmez, edemez, etmeyecektir. Ekibinden bir çoğu, genel müdürler, itirafçı olup, suçlarını kabul ettiler. İmamoğlu da itirafçı olsa, kabul etmeyecekler. Bunu açıkça söyleyenler oldu. Bu gerçekten bir hukuk tekniği sorunu veya adalet meselesi değil. Algı, inanç, tutum sorunu. Bizden en kötü olan, sizden en iyi olandan çok daha iyidir, batıl inancı. Bizim hırsızımız dahi iyidir. CHP uyuma hırsızına sahip çık, anlayışı. Veya tek çalan İmamoğlu mu? Sanki onlar çalmıyor!

                   'Anlamak' yalnızca bir 'idrak' sorunu değildir; tersine çoğu kez bir 'niyet' hatta bir 'ahlak' sorunudur. (İhsan Fazlıoğlu)

                    Hiç kimse duymak istemeyen kadar sağır, görmek istemeyen kadar da kör olamaz! CHP'li anlamak istemiyor, buna niyet dahi etmiyor. Duymak ve görmek de istemiyor. Binaenaleyh, CHP'liyi ne tür delil ve belgeler olursa olsun, tatmin edecek tek yargı kararı, herhalükarda, İmamoğlunun beraat kararı olabilir, başkası olamaz.

                    Buna yönelik eylemlerde, "diplomasız Tayyip" diye slogan atıyorlar. Hadi farzedelim, Tayyip beyin diploması yok, bunun İmamoğlu diploması ile ne ilgisi olabilir? Erdoğan diplomasız olunca, İmamoğlu diplomalı hale mi gelecek? Çoğunluğu üniversiteli olan gençler böylesi bir saçmalıktan meded umuyorlar. Dahası, hep birlikte bağırarak, trans haline geçip tatmin oluyorlar. Fakat bir ipucu; Kemalist derin devlet, Ziya Gökalp şiiri okudu diye, İBB başkanlığından zindana gönderdiği Erdoğanı, eğer yolu olsaydı diplomasız da ilan ederdi. Sonra da Hürriyet gazetesi, sevinerek, "Muhtar bile olamaz" manşeti atardı. Askerliğini asla yedek subay olarak da yapamazdı. Eğer bir yolu olsaydı!

                      Çoğu zaman yargı kararlarında, bir tereddüt, duraksama, acaba mı, olur, olabilir! Eşyanın tabiatı, yargının doğasında var olan bir durumdan bahsediyoruz.

                      Mesela heyet halinde karar veren mahkemeler, üç hakimden ikisinin aynı yönde kararıyla hüküm tesis edebilir. Elbette üç hakim, hemfikir de olabilir. Fakat hakimlerden biri o kanaatte değil diye, yargı kararsız kalmaz. Bu durum öylesine kabul görmüştür ki, İstinaf, Yargıtay hukuk ve ceza daireleri, Yargıtay hukuk ve ceza genel kurulları, hatta Yargıtay genel kurulu dahi bu çoğunluk esasına göre hükmünü verir. Tam bir mutabakat ve hakimlerin hepsinin hemfikir olması şartı yoktur! Böylelikle yargı, tıkanmaz, bloke olmaz. Bazen üye hakimlerden biri veya birkaçı, hüküm tesis eden çoğunluk görüşü aleyhine muhalefet şerhi(karşı oy yazısı) dahi yazar. Yani, hükmü icra edilecek ve üyesi olduğum bu mahkemenin kararına katılmıyorum, gerekçelerim de şunlar denir. Bu aynen tüm yargıçların tam bir mutabakatla ve hemfikir olarak verdikleri kararlar kadar geçerlidir, infaz edilir.

                         Fakat bu çoğunluk görüşü, mahkemelerin  tabii üyesi hakimler arasında ve bir yargı kararı olarak hükümfermadır. Yoksa, halktan imza toplansa, bu milyonları bulsa bile, ikiye bir verilmiş bir mahkeme kararı yanında, sıfıra eşittir. Çünkü imzacılar hukukçu değildir, dosyaya ve delillere vakıf değildir, hukukçu ve delillere vakıf olan biri dahi olsa, o mahkemenin doğal (yasal) üyesi değildir. Meşhur "tabii hakim" ilkesi! Mesela, Başbakan Menderes ve iki Bakanı asan Yüksek (alçak) Adalet (zulüm) Divanı, tabii hakimlerden değil, faşist darbecilerin keyiflerince belirledikleri, talimatlı hakim bozuntularından müteşekkil idi! Ve CHP bu katmerli zulümleri alkışladı.

                       İstiklal Mahkemeleri cinayetlerine imza atanlar da, değil tabii hakim, hukukçu dahi değillerdi. Büyük şefin tetikçileriydiler! Binlerce yargısız infaz yaptılar. Konunun İstiklal ile bir ilgisi de yoktu. Bilakis, Müslüman Türk, Osmanlı, istiklalini kaybediyor ve henüz topraklarımızı işgallerinden kurtardığımız, Batı emperyalizmine ram oluyorduk!

                        Yargının siyasallaşması veya yargısız infaz, hukuk dışı zulümleri ihsas eder. İmamoğlu olayında, yargıyı siyasallaştıran bizatihi İmamoğlu ve fiili genel başkanı olduğu CHP'dir. İBB başkanı ve ekibi yolsuzluklardan yargılanacak. Diyorlar ki, bu bizim Cumhurbaşkanı adayımızdır, yargılayamazsınız. Halbuki, daha resmi seçim süreci için üç yıl var. Adayın yetersizliği, farzımuhal yeterli dahi olsa yıpranma durumu ve birçok belirsizlik var. Apar topar, tek kişilik önseçim tedbiri! İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı olduğu için yargılanmıyor. Bilakis yargılanmakta olduğundan Cumhurbaşkanı olmuşçasına dokunulmazlık zırhı giymek istiyor. Yargı siyasallaştırılmak isteniyor. Yargıdan adam kaçırmaca tiyatrosu, acemice sahneleniyor. Diyelim ki, hepsi halloldu, İmamoğlunun seçim garantisi mi var? CHP yüz yıllık Cumhuriyet tarihimizde hangi serbest seçimi kazanabilmişki?

                          Yargısız infaz ise şöyle tezahür ediyor. Yargı haddini aşıyor.

İkinci Atatürk'ü, CHP Cumhurbaşkanlığı adayını, yargılamaya cüret ediyor.  CHP Cumhurbaşkanı adayı yargılanamaz. İlçe belediye başkanları ve İBB genel müdürleri yargılansa da, ikinci Atatürk (yani bizim öyle saydığımız kişi), yargı muafiyetine sahiptir. Neticeten; yargısız mahkumiyet ve infazın tersten tezahürü, yargısız beraat, yargısız, peşin aklanma iddiası. CHP genel başkanı veya diğer forvet, Mansur Yavaş değil. İllede İmamoğlu. Çünkü Saraçhane medyası ve büyük trol orduları onun emrinde! CHP genel başkanı onun sayesinde, şaibeli kurultay ile başkan oldu.

                           Yeterince çalmışsanız, çalmamış gibi yapabilir, alkış bile alabilirsiniz.

                           Milyonla çalan mesned-i izzette ser-efraz,

                           Bir kaç kuruşu mürtekibin cay-ı kürektir.

                                                                          Ziya Paşa

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Cemalettin ELİBOL

Kalemine sağlık Ömer Faruk hocam.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23