Cem Yılmaz filmlerindeki rezalet ortaya çıktı: Cinsellik var, eşcinsellik var, dekolte var ama ibadet yok!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
‘Komiklik’ adı altında yaptığı rezil filmlerle gündeme gelen komedyen Cem Yılmaz ile ilgili dikkat çeken bir araştırma yapıldı. Yılmaz’ın filmlerinde cinselliğin, dekoltenin yoğun olarak kullanıldığı, eşcinselliğe yer verildiği, ibadet gibi dini kavramlara ya çok az yada ise hiç yer verilmediği ortaya çıktı.
yeniakit.com.tr
Komedyen Cem Yılmaz’ın G.O.R.A, A.R.O.G ve Arif V 216 isimli filmleri "din ve değerler" açısından incelenip bir makale kaleme alındı.
Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilal Yorulmaz ile Sarıyer Mehmet İpgin Ortaokulu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Tuğba Sarımsakçı Akar, “Cem Yılmaz Filmleri'nin Din ve Değerler Açısından İncelenmesi” adlı makalede dikkat çeken tespitlere yer verildi.
Söz konusu araştırmada Cem Yılmaz filmlerinde cinselliğin, dekoltenin yoğun olarak kullanıldığı, eşcinselliğe yer verildiği, ibadetlere ise hiç yer verilmediği belirtildi. Filmlerin toplum üzerinde olumsuz etki meydana getirdiği bilgisi de paylaşıldı.
Filmde, “Arif” karakterinin gençleri kötü yola teşvik ettiğine vurgu yapıldı. Yılmaz'ın bu filmlerinde, “Evrim Teorisi'ni kabul etmediği” vurgusunun da yer aldığı makalede, bu filmlerdeibadet ile ilgili iletilere ima ile dahi olsa yer verilmediği aktarıldı.
Batıl inanç ön planda
Haziran ayında yayınlanan çarpıcı makaleden bazı bölümler şöyle:
Komedyen Cem Yılmaz’ın G.O.R.A, A.R.O.G ve Arif V 216 isimli filmleri "din ve değerler" açısından incelenip bir makale kaleme alındı.
Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilal Yorulmaz ile Sarıyer Mehmet İpgin Ortaokulu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Tuğba Sarımsakçı Akar, “Cem Yılmaz Filmleri'nin Din ve Değerler Açısından İncelenmesi” adlı makalede dikkat çeken tespitlere yer verildi.
Söz konusu araştırmada Cem Yılmaz filmlerinde cinselliğin, dekoltenin yoğun olarak kullanıldığı, eşcinselliğe yer verildiği, ibadetlere ise hiç yer verilmediği belirtildi. Filmlerin toplum üzerinde olumsuz etki meydana getirdiği bilgisi de paylaşıldı.
Filmde, “Arif” karakterinin gençleri kötü yola teşvik ettiğine vurgu yapıldı. Yılmaz'ın bu filmlerinde, “Evrim Teorisi'ni kabul etmediği” vurgusunun da yer aldığı makalede, bu filmlerdeibadet ile ilgili iletilere ima ile dahi olsa yer verilmediği aktarıldı.
Batıl inanç ön planda
Haziran ayında yayınlanan çarpıcı makaleden bazı bölümler şöyle:
“Araştırma sonucunda, dinle ilgili iletilere filmlerde çok az yer verildiği, din ile ilgili sözel iletilerin günlük konuşma dilinin bir parçası olarak kullanıldığı ve bu kullanımların genel olarak dindar kişilik temsiline ilişkin olmadığı; toplum değerlerine aykırı olabilecek cinsellik imalarına sıklıkla yer verildiği ve eşcinselliğin sıradanlaştırıldığı; şiddetin, küfrün ve hakaretin meşrulaştırıldığı görülmüş, dolayısı ile insanları güldürmek amacıyla çekilen söz konusu filmlerin toplum üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabileceği öngörülmüştür. Ancak bununla birlikte, dini değerlerin komedi unsuru olarak kullanılmaması, eski yerli komedi filmlerinden aşina olduğumuz olumsuz dindar tipolojisine yer verilmemesi, yardımlaşma, kardeşlik ve dostluk gibi değerlerin yüceltilmesi bu filmlerin öne çıkan olumlu yönlerindendir.”
“İnsanlar stresten kaçmak için komedi filmlerine yöneliyor”
Yerli filmlerin gişede yeterli bir ilgiyle karşılaşmaması sonucunda yapımcıların komedi filmlerine yöneldiğini söyleyen Yorulmaz ve Akar, son yirmi yılda en fazla izlenen 15 filmin 10’unun komedi filmi olduğunu ifade ederek, “Komedi türündeki filmler, sinemanın icadı ile birlikte ortaya çıkmış ve sessiz sinema döneminden itibaren seyirciler tarafından büyük rağbet görmüşlerdir. İnsanlar genellikle, günün stresli koşullarından uzaklaşmak ve kendilerini daha iyi hissedebilmek adına komedi türündeki filmleri tercih etmişlerdir” değerlendirmesinde bulundu.
Makalenin sonuç kısmında da şu değerlendirmelere yer verildi:
“İncelenen filmlerde inançla ilgili iletilere nadiren yer verildiği görülmektedir. Allah inancı, G.O.R.A.’da samimi bir şekilde besmele çekilmesi ve dua edilmesi şeklinde yer almaktadır. A.R.O.G. filminde evrim teorisi Arif’in ağzından sorgulanmış ve filmin sonunda Arif, evrim teorisini reddeden bir noktaya gelmiştir. Peygamber, melek ve kader inançlarına ilişkin iletiler ima ile birkaç sahnede bulunmaktadır. Ancak fal bakma, nazar boncuğu, kâhinlik ve büyü gibi batıl inançlar daha çok yer bulmuştur. Ayrıca, söz konusu filmlerde ibadet ile ilgili iletilere ima ile dahi olsa yer verilmemiştir.”
“Yalan, filmlerde normalleştirilmektedir”
“Arif filmlerde, üçkâğıtçı bir karakter olsa da, arkadaşlarına karşı yardımsever, kardeşlik ve dostluk hasletleri olan bir kişidir. Filmlerde, yardımlaşma, sevgi ve kardeşlik gibi değerler ile ilgili olumlu iletiler birkaç istisnai söylem dışında yüceltilmekte, komedi malzemesi olarak kullanılmak adına yerilmemektedir. Ancak Arif V 216 filmindeki dikkat çekici bir husus da, Arif’in “kardeşim” olarak nitelendirdiği 216’ya karşı sürekli küçümseyici bir tavır takınması ve sevgiyi aramak için Dünya’ya gelen 216’nın zamanla -filmin bir kısmında- kötü bir karaktere dönüşmesidir. Diğer yandan A.R.O.G. filminin kötü karakteri Karga ile Arif V 216 filminin kötü karakteri Besim, kendilerine karşı gösterilen sevgi ve şefkat neticesinde filmlerin sonunda yaptıklarından pişman olmaktadırlar. Bu bağlamda, filmlerde iyi karakterler kötüye, kötü karakterler de iyi bir karaktere dönüşebilmekte, izleyiciye mutlak iyi veya mutlak kötü olmadığı mesajı verilmektedir.
Yalan, filmlerde çok basit bir şekilde kullanılmakta ve normalleştirilmekte; iyi veya kötü karakter olmasına bakılmaksızın bütün karakterler yalan söyleyebilmektedir. Her üç filmde de baş karakter olan Arif, yalancı ve sahtekâr kişiliğiyle ön plana çıkmaktadır. Arif aynı zamanda filmin iyi karakteridir. Bu bağlamda, Arif’in yalancı ve sahtekâr kişiliği seyirciye hoş gösterilmekte, Arif olumsuz ahlaki özellikleriyle seyirciye model olmaktadır.”
“Genç seyirciler karakterlerin davranışlarını model alıyor”
“Filmlerde karşımıza çıkan en problemli konuların başında cinsellik ile ilgili iletiler gelmektedir. Cinsel ilişki açıkça gösterilmese de sözel ve görsel olarak cinsellik imaları yer almaktadır. Her üç filmde de kadınlar dekolteli, mini etekli ve göbek bölgeleri açık kıyafetler giymektedirler. Cinsel içerikli sözler, günlük yaşamın bir parçası olarak kullanılmaktadır. Eşcinsel davranışlar ise genelde kötü karakterler tarafından sergilenmekte ve komedi malzemesi yapılmaktadır. Buna rağmen yine de filmlerin eşcinselliğin normalleştirilmesi bağlamında bir rol üstlendikleri de iddia edilebilir. Maymunla cinsel ilişkiye girilmesi eylemine ima yoluyla yer verilmesi ise, cinsellik iletilerinde karşımıza çıkan en problemli durumdur. Benzer şekilde filmlerde psikolojik ve fiziksel şiddet unsurlarına da yoğun bir şekilde yer verilmektedir. Özelikle psikolojik şiddet unsurları sık bir şekilde karşımıza çıkmakta ve bunlar genellikle filmin kahramanı Arif karakteri tarafından sergilenmektedir.
Şiddetin yanı sıra alkol, sigara ve bahis gibi kötü alışkanlıklar da genellikle Arif karakteri tarafından modellenmekte ve teşvik edilmektedir. Seyircinin en çok özdeşim kurduğu karakterin filmin kahramanı olduğu düşünüldüğünde Arif karakterinin şiddete sık sık başvurması, kötü alışkanlıklar sergilemesi ve olumsuz davranışlarda bulunması önemli bir problemdir. Özellikle genç seyirciler özdeşim kurdukları karakterlerin davranışlarını model almaktadırlar.”
“İnsanlar stresten kaçmak için komedi filmlerine yöneliyor”
Yerli filmlerin gişede yeterli bir ilgiyle karşılaşmaması sonucunda yapımcıların komedi filmlerine yöneldiğini söyleyen Yorulmaz ve Akar, son yirmi yılda en fazla izlenen 15 filmin 10’unun komedi filmi olduğunu ifade ederek, “Komedi türündeki filmler, sinemanın icadı ile birlikte ortaya çıkmış ve sessiz sinema döneminden itibaren seyirciler tarafından büyük rağbet görmüşlerdir. İnsanlar genellikle, günün stresli koşullarından uzaklaşmak ve kendilerini daha iyi hissedebilmek adına komedi türündeki filmleri tercih etmişlerdir” değerlendirmesinde bulundu.
Makalenin sonuç kısmında da şu değerlendirmelere yer verildi:
“İncelenen filmlerde inançla ilgili iletilere nadiren yer verildiği görülmektedir. Allah inancı, G.O.R.A.’da samimi bir şekilde besmele çekilmesi ve dua edilmesi şeklinde yer almaktadır. A.R.O.G. filminde evrim teorisi Arif’in ağzından sorgulanmış ve filmin sonunda Arif, evrim teorisini reddeden bir noktaya gelmiştir. Peygamber, melek ve kader inançlarına ilişkin iletiler ima ile birkaç sahnede bulunmaktadır. Ancak fal bakma, nazar boncuğu, kâhinlik ve büyü gibi batıl inançlar daha çok yer bulmuştur. Ayrıca, söz konusu filmlerde ibadet ile ilgili iletilere ima ile dahi olsa yer verilmemiştir.”
“Yalan, filmlerde normalleştirilmektedir”
“Arif filmlerde, üçkâğıtçı bir karakter olsa da, arkadaşlarına karşı yardımsever, kardeşlik ve dostluk hasletleri olan bir kişidir. Filmlerde, yardımlaşma, sevgi ve kardeşlik gibi değerler ile ilgili olumlu iletiler birkaç istisnai söylem dışında yüceltilmekte, komedi malzemesi olarak kullanılmak adına yerilmemektedir. Ancak Arif V 216 filmindeki dikkat çekici bir husus da, Arif’in “kardeşim” olarak nitelendirdiği 216’ya karşı sürekli küçümseyici bir tavır takınması ve sevgiyi aramak için Dünya’ya gelen 216’nın zamanla -filmin bir kısmında- kötü bir karaktere dönüşmesidir. Diğer yandan A.R.O.G. filminin kötü karakteri Karga ile Arif V 216 filminin kötü karakteri Besim, kendilerine karşı gösterilen sevgi ve şefkat neticesinde filmlerin sonunda yaptıklarından pişman olmaktadırlar. Bu bağlamda, filmlerde iyi karakterler kötüye, kötü karakterler de iyi bir karaktere dönüşebilmekte, izleyiciye mutlak iyi veya mutlak kötü olmadığı mesajı verilmektedir.
Yalan, filmlerde çok basit bir şekilde kullanılmakta ve normalleştirilmekte; iyi veya kötü karakter olmasına bakılmaksızın bütün karakterler yalan söyleyebilmektedir. Her üç filmde de baş karakter olan Arif, yalancı ve sahtekâr kişiliğiyle ön plana çıkmaktadır. Arif aynı zamanda filmin iyi karakteridir. Bu bağlamda, Arif’in yalancı ve sahtekâr kişiliği seyirciye hoş gösterilmekte, Arif olumsuz ahlaki özellikleriyle seyirciye model olmaktadır.”
“Genç seyirciler karakterlerin davranışlarını model alıyor”
“Filmlerde karşımıza çıkan en problemli konuların başında cinsellik ile ilgili iletiler gelmektedir. Cinsel ilişki açıkça gösterilmese de sözel ve görsel olarak cinsellik imaları yer almaktadır. Her üç filmde de kadınlar dekolteli, mini etekli ve göbek bölgeleri açık kıyafetler giymektedirler. Cinsel içerikli sözler, günlük yaşamın bir parçası olarak kullanılmaktadır. Eşcinsel davranışlar ise genelde kötü karakterler tarafından sergilenmekte ve komedi malzemesi yapılmaktadır. Buna rağmen yine de filmlerin eşcinselliğin normalleştirilmesi bağlamında bir rol üstlendikleri de iddia edilebilir. Maymunla cinsel ilişkiye girilmesi eylemine ima yoluyla yer verilmesi ise, cinsellik iletilerinde karşımıza çıkan en problemli durumdur. Benzer şekilde filmlerde psikolojik ve fiziksel şiddet unsurlarına da yoğun bir şekilde yer verilmektedir. Özelikle psikolojik şiddet unsurları sık bir şekilde karşımıza çıkmakta ve bunlar genellikle filmin kahramanı Arif karakteri tarafından sergilenmektedir.
Şiddetin yanı sıra alkol, sigara ve bahis gibi kötü alışkanlıklar da genellikle Arif karakteri tarafından modellenmekte ve teşvik edilmektedir. Seyircinin en çok özdeşim kurduğu karakterin filmin kahramanı olduğu düşünüldüğünde Arif karakterinin şiddete sık sık başvurması, kötü alışkanlıklar sergilemesi ve olumsuz davranışlarda bulunması önemli bir problemdir. Özellikle genç seyirciler özdeşim kurdukları karakterlerin davranışlarını model almaktadırlar.”