Canlı yayında öyle bir şey dedi ki... Bu kadar ahlaksızlığı hayvanlarda bulamazsınız!
Televizyona sıklıkla çıkan bir ekran yüzünün, kendisinin de bulunduğu masada “Yalan çok insani bir şeydir. İnsan doğası gereği yalan söyler. Bir tür savunma içgüdüsüdür. Ben çok normal karşılarım yalanı” demesi üzerine donup kaldığını aktaran Türkiye gazetesi yazarı Yücel Koç, "Gerek cebi, gerek dünya inancı icabı yalan söylemeyi 'insani bir davranış' olarak görüp, bir de buna kılıf uyduran insan kılıklılar olsa olsa ne olur? Elbette esfel-üs safilin olur" dedi.
Televizyona sıklıkla çıkan bir ekran yüzünün, kendisinin de bulunduğu masada “Yalan çok insani bir şeydir. İnsan doğası gereği yalan söyler. Bir tür savunma içgüdüsüdür. Ben çok normal karşılarım yalanı” demesi üzerine donup kaldığını aktaran Türkiye gazetesi yazarı Yücel Koç, "Gerek cebi, gerek dünya inancı icabı yalan söylemeyi 'insani bir davranış' olarak görüp, bir de buna kılıf uyduran insan kılıklılar olsa olsa ne olur? Elbette esfel-üs safilin olur" dedi. Koç, şunları kaydetti:
"Televizyonda sıkça gördüğünüz bir ekran yüzü, benim de bulunduğum masada şunu söyledi;
“Yalan çok insani bir şeydir. İnsan doğası gereği yalan söyler. Bir tür savunma içgüdüsüdür. Ben çok normal karşılarım yalanı.”
Dondum kaldım.
Bunlar sözüm ona “eğitimli” insanlar.
Her gün ekranlarda ahkam kesip, güya insan hakkı müdafaa ediyorlar.
Öğretilmiş doğrularını savunurken yalan söylemeyi, hatta gerektiğinde iftira atmayı (Bu iş oraya varır çünkü) “insani” bir davranış olarak, makul görüyorlar!
Oysa…
İnsanlığa gönderilen bütün dinler demiştir ki, “Yalan söyleme, hak yeme.”
Hatta dinimiz, bırakın yalan söylemeyi, bir kişi hakkında emin olmadan kötü düşünmeyi, yani suizannı bile haram kılmıştır.
Zaten biliyorduk, bir kere daha şahit oldum ki, dinler insanı “gerçek insan” yapmak için gönderilmiş.
Menfaati neredeyse doğrusu o olan…
Gerek cebi, gerek dünya inancı icabı yalan söylemeyi “insani bir davranış” olarak görüp, bir de buna kılıf uyduran insan kılıklılar olsa olsa ne olur?
Elbette esfel-üs safilin olur.
Çünkü bu kadar ahlaksızlığı hayvanlarda bulamazsınız.
İnsan, derece olarak, bütün mahlukların tam ortasındadır.
Ruhu meleklere, bedeni hayvanlara benzer.
Ruhunu yüceltenler meleklerden üstün olur.
Aklı olduğu hâlde sadece bedenin zevki ve konforu için ruhundan taviz verenler ise işte bir gün esfel-üs safilin çukuruna düşer.
Sayılı günü kalan bedeni “ölümsüz” ruha tercih edenlerin, şeytanın “Yalan insani bir şeydir. İşine nasıl geliyor öyle salla” aldatmacasına kananların vay hâline!
Yalana bile “insani durum” kılıfı uyduran, neye uydurmaz ki!"