Hafızamızı biraz tazeleyelim… Çok değil, bundan 20-30 yıl öncesinin Türkiye’sini hatırlayın.
Mehmet Enes Kaçmaz
Akit Medya Grubu Reklam Genel Müdürü
Parasının değeri olmayan, savunma sanayiinde dışa bağımlı, batıdan gelen bir telefonla hizaya çekilen, kendi uçağını yapmayı hayal dahi edemeyen bir ülke manzarası vardı. “Yapamazsınız, başaramazsınız” diyen vesayet odaklarının, içimizdeki İrlandalıların sesleri gür çıkıyordu.
Ancak bugün, o karanlık tabloların hepsi tarihin tozlu raflarına kalktı. Bugün bambaşka bir sabaha, Büyük Türkiye idealinin gerçeğe dönüştüğü bir çağa uyanıyoruz. Kim ne derse desin, hangi algı operasyonunu yaparsa yapsın; güneş balçıkla sıvanmaz! Türkiye, asırlık uykusundan uyanmış ve şahlanışa geçmiştir.
Gökyüzüne Vurulan Türk Mührü: KAAN ve SİHA’lar
En büyük gurur kaynağımızdan, göğsümüzü kabartan savunma sanayiimizden başlayalım. Düne kadar insansız hava aracı için İsrail’in, Amerika’nın kapısında bekleyen Türkiye, bugün dünyanın savaş doktrinlerini değiştiren bir oyun kurucu oldu.
TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve BAYKAR gibi gözbebeği kurumlarımızın mühendisleri, gecesini gündüzüne katarak destan yazıyor. Semalarımızda artık başkalarının değil, yerli ve milli İHA’larımız, SİHA’larımız süzülüyor. Terörün belini kıran, sınırlarımızda kuş uçurtmayan bu teknoloji harikaları, dosta güven, düşmana korku salıyor.
Ve KAAN… Milli Muharip Uçağımız. O pistten teker kesip havalandığında, sadece bir uçak değil, Türk milletinin makus talihi de havalanmıştır. 5. nesil savaş uçağı yapabilen sayılı ülkeler arasına girdik. Bu başarı, “Türkiye yapamaz” diyenlere verilmiş en okkalı cevaptır. Savunma sanayiindeki yerlilik oranımızın %20’lerden %80’lere çıkması, bağımsızlığımızın en büyük teminatıdır.
Ekonomide Rasyonel Adımlar ve Güven Ortamı
Sadece savunmada değil, ekonomide de taşlar yerine oturuyor. Küresel krizlerin, pandeminin ve bölgesel savaşların dünyayı kasıp kavurduğu bir dönemde, Türkiye gemisi güvenli limana doğru emin adımlarla ilerliyor. Hükümetimizin attığı kararlı adımlar meyvelerini vermeye başladı.
Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in dümeninde olduğu ekonomi yönetimi, rasyonel, şeffaf ve kararlı politikalarla piyasalara güven aşıladı. CDS primlerindeki düşüş, Merkez Bankası rezervlerindeki rekor artışlar ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının not artırımları tesadüf değildir. Enflasyonun ateşi düşüyor, cari açık azalıyor. Sabırla, azimle ve disiplinle yürütülen bu süreç, vatandaşımızın refahına doğrudan yansımaya başlamıştır. Karamsarlık pompalayan felaket tellallarına inat, Türkiye ekonomisi üretimle, ihracatla büyümeye devam ediyor.
Şehirleri Ayağa Kaldıran İrade: Murat Kurum
Diğer yanda, “Eser ve Hizmet Siyaseti”nin en somut örneklerini şehircilikte görüyoruz. Özellikle asrın felaketi sonrası deprem bölgelerinde gösterilen insanüstü gayret, devletin şefkat elinin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum, sahadan bir an olsun ayrılmayarak, şantiyeleri evi bilerek muazzam bir iş çıkardı.
Yıkılan şehirler modern, güvenli ve kimlikli bir şekilde yeniden inşa ediliyor. Sadece deprem bölgesi değil, İstanbul başta olmak üzere tüm Türkiye’de kentsel dönüşüm hamleleri, sosyal konut projeleri hız kesmeden sürüyor. “Laf değil, iş üreten” bu anlayış, milletimizin barınma hakkını ve can güvenliğini her şeyin üstünde tutuyor.
Vizyonun Mimarı: Recep Tayyip Erdoğan
Elbette tüm bu başarıların, bu devasa projelerin ve dik duruşun arkasında tek bir irade, tek bir vizyon var: Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan.
Onun sarsılmaz iradesi, “Dünya 5’ten büyüktür” diyen cesareti ve milletine olan sevdası olmasaydı, ne KAAN uçardı ne de Türkiye masada bu kadar güçlü olurdu. Sayın Erdoğan, sadece Türkiye’nin değil, tüm mazlum coğrafyaların umudu, küresel siyasetin en tecrübeli ve en etkili lideridir. Onun liderliğinde Türkiye, edilgen bir ülke olmaktan çıkıp, kendi göbeğini kendi kesen, bölgesel güç ve küresel aktör konumuna yükselmiştir.
Bugün Türkiye, savunma sanayiinden enerjiye, ulaşımdan sağlığa kadar her alanda çağ atlamıştır. Hükümetimizin attığı her adım, milletimizin duası ve desteğiyle hedefine ulaşmaktadır.
Bize düşen; birliğimize, beraberliğimize sahip çıkmak, moralimizi yüksek tutmak ve bu kutlu yürüyüşe omuz vermektir. Türkiye’nin önü açıktır, yarınlarımız bugünden çok daha aydınlık olacaktır.
Durmak yok, yola devam!