10 Kasım’da MEB’e bağlı bazı okullarda öğrencilerin Mustafa Kemal posterine secde ettirildiğine ilişkin görüntüler kamuoyunda infiale yol açtı. Eğitimciler, STK’lar ve siyasetçiler, “Pagan ayinlerini andıran bu rezalet, eğitim değil putçuluktur” dediler.
Kemalizm’in ideoloji çiftliklerine dönüştüğü yönünde sürekli eleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullar, bu kez ayin benzeri akılalmaz ritüellerle gündemde. Mustafa Kemal’in 81’inci ölüm yıldönümü dolayısıyla okullarda 10 Kasım’da gerçekleştirilen etkinliklerde öğrencilerin M.Kemal görseline secde ettirildi. Dramatik müzik ve şiirlerle birlikte öğretmenlerin kontrolünde icra edilen uygulamada, zihinsel kabiliyetleri henüz gelişmemiş çocuklar M.Kemal fotoğrafı önünde yere kapandırıldı. Telefonla kayda alınarak sosyal paylaşım sitelerine yüklenen görüntüler, Türkiye’nin birçok noktasında benzer etkinliklerin aynı anda ve aynı şekilde icra edildiğini ortaya koydu.
KEMALİZM’E BOYUN EĞMEK...
Toplumda infiale neden olan “Kemalist ayin”le ilgili olarak mikroblog sitesi Twitter’da “KemalizmeBoyunEğmeyeceğiz” etiketi saatlerce Türkiye gündeminin ilk sırasına oturdu. Onbinlerce tweet atılarak duruma tepki gösterildi. Tepkilerin çığ gibi büyümesi üzerine harekete geçen yapan MEB, “Pedagojik açıdan kabul edilemez bir algıya sebebiyet veren etkinlik” sözleriyle secde skandalı ile ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Skandalla ilgili Gazetemiz Akit’e değerlendirmelerde bulunan eğitimciler, siyasiler, yazarlar, hukukçular ve çocuk hakları savunucuları, okullarda paganizmin hortlatılmaya çalışıldığını ifade ederek bu rezaletin eğitim değil putçuluk olduğunu vurguladılar.
EĞİTİM BİR SEN: ELLERİNİZİ ÇOCUKLARIMIZDAN ÇEKİN
Eğitim Bir Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, 29 Ekim ve 10 Kasım vesilesiyle yapılan programların ilk olarak lokal mesele sanıldığını ancak birçok şehirde birbirine benzer tarzda organizasyonlar yapıldığını tespit ettiklerini söyledi. “Burada gördüğümüz çocuklara secde şeklini andıracak uygulama ile bir organizasyon gerçekleştirildiğidir.” diyen Eğitim Bir Sen yetkilisi Latif Selvi, “Bunun eğitimle, çocuklara öğretilecek herhangi bir şeyle alakası olmayan, pedagojik karşılığı bulunmayan provokatif nitelikli bir hadisedir. Bizler diyoruz ki; ey provokatörler artık çocuklarımızdan ve eğitimden elinizi çekin. Çatışma alanlarınıza çocuklar üzerinden malzeme üreterek bu toplumda ayrılıklar-gayrılıklar-çatışmalar üretmeyin. Toplumu paramparça etme ve asıl amaçlarından başka noktalara sürdürülmesi yaklaşımından uzak durun. Ne söyleyecekseniz, kime söyleyecekseniz çıkıp siyasi mecrada adam gibi konuşun. Bunların hiçbirisi temel itibariyle öğrencilere bir şey kazandırma amaçlı değildir. Tamamen provokatif şekilde toplumda yarılma üretmeye dönük bayatlamış eski ve çirkin yaklaşımlardır.” ifadelerini kullandı.
Eğitimci Selvi, “MEB’in bu konunun bütün boyutlarıyla incelenmesini istiyoruz. Varsa tespit edilen herhangi bir organize art niyetli hareket bunun da tüm boyutlarıyla açığa çıkarılmasını bekliyoruz. Eğitim sistemi içerisinden ve onun üzerinden kirli emellerini gerçekleştirmek isteyenlere fırsat verilmemelidi. Toplumumuzu rahatsız eden bu hususun sonuna kadar takipçisi olacağız.” diye konuştu.
ÖĞDER: PEDAGOJİK CİNAYET
Okullardaki putperest ayinleri andıran uygulamalara bir tepki de ÖĞDER’den geldi. Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) Genel Başkanı Hamdi Sürücü, “büyük yanlış” olarak nitelediği hadiseyle ilgili olarak, “Geçmiş eleştirilirken insanlara ‘biat kültürü’ gibi kavramlar kullanılıyordu. Bugün bu yapılanlar biat kültürünün, gericiliğin, çağdışılığın en üst seviyesidir. Memleket için değeri olan bir insana değer vermek ayrı, o insanı putlaştırmak ayrı bir şeydir. Bu eğitim değil putçuluk yapmaktır. Anaokulu ve ilkokulu çocuklarını bir kula secde ettirmek pedagojik cinayettir. Eğitim, çocukları poster veya büstün karşısında secde etmesini istemek demek değildir. Böyle bir eğitim olamaz. Bunu kim, ne adına yaparsa yapsın büyük yanlıştır.” dedi.
ÇOCUK HAKLARI DERNEĞİ: ÇOCUK İSTİSMARI
Çocuk hakları savunucularının isyanını dile getiren Dünya Çocuk Hakları Derneği Başkanı Adem Çevik ise şunları söyledi:“Kamuoyuna yansıyan görüntüler aleni şekilde çocuk istismarıdır, duygusal şiddettir. Dini ritüeli andıran bu görüntüler tıpkı çocuğun cinsel istismarı gibi ‘dinsel’ istismarıdır. Bu yaştaki çocukların dogmatik fikirlerle yetişitirilerek bir insanın posterine secde ettirilmesi çocuk hakları ihlalidir. FETÖ’nün beynini yıkadığı çocukları militanlaştırmasına benzer durumdur bu. Maneviyattan uzak şekilde zihinleri dogmalarla doldurulan çocukların uzun vadede boşlukta kalarak intiharlara meylettiğini günümüzde yaşanan vakalardan görüyoruz. Mustafa Kemal’in ilah yerine konulmasını kabul etmiyoruz. ‘Allah’tan başka ilah yoktur’ diyoruz.”
VEKİL ÇAMLI: DEHŞET VERİCİ
Siyasilerin de büyük tepkisini toplayan okullardaki olayla ilgili sosyal medya hesabında yorum yapanAK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, görüntüleri “dehşet verici” olarak değerlendirdi.AK Parti’li Vekil Çamlı, “Putperest Çamuriyetçi kafanın bu acınacak hali hakikaten dehşet verici. Çocuklarımız bu cani putperest Kamalist kafanın eline terk edilemez. Okul müdürleri, öğretmenler ve aileler uyanık olmalı.” sözlerini sarf etti.
KÖKLÜ DEĞİŞİM: DAHA NE ZAMANA KADAR?
Sosyal medyada “#KemalizmeBoyunEğmeyeceğiz” sloganını Türkiye gündemine taşıyan öncü unsur olan Köklü Değişim Medya Genel Koordinatörü ve Yazar Mahmut Kar, söz konusu görüntülerin bilimle ilgisi olmadığını belirtti.Yazar Mahmur Kar, “Türkiye'de ilkokula başlayan her çocuğa daha okuma yazma öğretilmeden önce Mustafa Kemal’in ilke ve inkılapları öğretiliyor. Müslümanlar çocuklarını bu okullara, ilim tahsil etmeleri ve topluma faydalı bireyler olmaları için gönderiyorlar. Laik Kemalist eğitim sistemi ise çocuklara yalan ve uydurma hikayeler ile 10 Kasım’da Mustafa Kemal’i kutsamayı öğretiyor, sirenler çalarak insanları saygı duruşuna zorluyor. Birde bunu ‘muasır medeniyetler seviyesi’ diyerek yapıyor.” diye konuştu.
Kar, şöyle devam etti: “Bunun neresinde bilim var, neresinde ilim ve irfan var? Biz Müslümanlar olarak şunu diyoruz ‘Kemalizme Boyun Eğmeyeceğiz’. Kimse bizden, Müslümanları devrim adı altında katleden, alimleri darağaçlarında sallandıran kişiye, sistemine ve o laik rejime saygı göstermemizi beklemezsin! AK Parti iktidarına da sormak istiyorum: ‘İlkel Afrika kabilelerinde bile görülmeyen bu kutsama ayinleri daha ne zamana kadar devam edecek?’”
ÖZDEMİR: SEBEP OLAN YASALAR DEĞİŞMELİ
Hukuki yönden de garabet olarak yorumlanan skandalı Akit’e değerlendiren Avukat Kerami Özdemir, “Bu maalesef yeni bir durum değil. Onyıllardır devam ede gelen bir sorgulanamazlığın tesiriyle meydana gelmiş bir olayın okullara yansımasıdır bu. Anladığımız kadarıyla aynı merkezden böyle bir emir yada dikte gelmiş bu ritüelin yapılmasıyla ilgili. MEB’in de sorumlu olduğuna inanıyorum. Bu ritüel kamuoyuna yansıdığı için böyle tepki çekti. Oysa kamuoyuna yansımayan şekilde kamu kurumlarında bu tür sayısız Pagan ritüeli var. Bunların tamamının irdelenmesi ve sorgulanması gerekmektedir. Okullarda sözde Atatürkçülük maskesi altında akılla, bilimle, mantıkla bağdaşmayan belirli bir ideoloji dikte ettirmeyi amaçlayan bu tapınma ritüellerinin durdurulması ve ciddi anlamda üzerine gidilmesi fikrindeyim. Buna sebep olan mantığın ve yasaların değişmesi gerekmektedir. Evvela Milli Eğitim Temel Kanunu’nın 2. maddesi değişmelidir. 5816 sayılı kanun da kaldırılarak eleştirel kültürün önü açılmalıdır.” sözlerini sarf etti.
Türkiye’nin İspanya’yı rol model alması gerektiğinin altını çizen Hukukçu Özdemir, söyle devam etti: “Bunu modern dünya geçmişte yaptılar ve başardılar. Almanya, İtalya, eski Doğu bloku ülkeleri bu hamleleri gerçekleştirdi. İspanya son 20 yılını bizdeki benzer hususa karşı mücadeleye harcadı. Türkiye’deki bu yanlışlarla mücadelenin nasıl yapılacağı konusunda İspanya önümüzdeki son ve güzide örnektir. Ülkemiz idarecilerinin, İspanya’nın bu konudaki tecrübelerinden faydalanılması gerektiğini düşünüyorum.”

