• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

BTTDD Başkanı Hüseyin, Dr. Sadık Ahmet’i anlattı: “Milli kimlik mücadelesinin sembol ismiydi”

Yeniakit Publisher
2019-07-24 13:18:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
BTTDD Başkanı Hüseyin, Dr. Sadık Ahmet’i anlattı: "Milli kimlik mücadelesinin sembol ismiydi"

Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Av. Necmettin Hüseyin, 24. ölüm yıldönümünde Merhum Dr. Sadık Ahmet’i yeniakit.com.tr’ye anlattı. Hüseyin, “KKTC için Rauf Denktaş ne ise Batı Trakya için Sadık Ahmet odur.” dedi.

 Oğuzhan Çağlar  yeniakit.com.tr 

Batı Trakya Türkleri’nin yaşadığı sıkıntıları dindirebilmek için çeşitli çalışmalar yürüten Dr. Sadık Ahmet, bundan 24 yıl önce şüpheli bir trafik kazasıyla hayatını kaybetti. yeniakit.com.tr’ye konuşan Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği (BTTDD) Başkanı Av. Necmettin Hüseyin, “26 senedir bu mücadelenin içerisindeyiz. Dr. Sadık Ahmet de Batı Trakya’daki milli kimlik mücadelesi için sembol isim olmuştur.” ifadelerini kullandı.

“Batı Trakya Türkleri’ne Kıbrıs’ın faturasını kesmeye çalıştılar”

Lozan Anlaşması’yla Yunanistan’a emanet edildiğimiz sürece baktığımızda, yıllarca hak gasplarıyla mevcut haklarımızı kullanamamakla karşı karşıya kaldık. Baskılar, özellikle Yunanistan’da 1967’de gerçekleşen cunta sonrasında dozajı artarak devam etti. 1974’te de Kıbrıs Barış Harekatı’yla birlikte had safhaya çıktı.” diyen BTTDD Başkanı Hüseyin sözlerine şu şekilde devam etti: “Batı Trakya Türkleri adeta fatura ödeyecek bir topluluk olarak görülürken, Batı Trakya da Kıbrıs’ın hesabını sürecekleri bir alan olarak görüldü. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanından sonra baskılar artarak devam etti. Özellikle eğitimde, okullarda baskılar yapıldı. Okulun ismi daha önce ‘Türk azınlık okulu’ olarak geçiyordu. Aynı şekilde sivil toplum örgütlerinin tabelalarında da ‘Türk’ ismi geçenler vardı. Daha sonra Yunanistan Yargıtay’ının kararıyla birlikte, ‘Burada Türk yaşamıyor’ denilerek baskılar yapıldı. Avrupa’nın göbeğinde, on yıllardır orada yaşayan bir azınlığın olmadığı iddiası ile Yunan Hukuku bunu tescilledi. Avrupa’nın göbeğinde bir utanç yaşandı.

“Sadık Ahmet, cinayet gibi bir trafik kazasıyla aramızdan ayrıldı”

Dr. Sadık Ahmet’in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan trafik kazasının ‘şüpheli’ olduğunu belirten Hüseyin, Merhum Ahmet için şu ifadeleri kullandı: “Mesleki açıdan da toplumla iç içe yaşayan Dr. Sadık Ahmet, duyarlı insanlardan biri olarak ve lider olarak ön plana çıktı. 80’li yılların başından, 90’lı yılların ortasına kadar büyük bir mücadele yürüttü. 1995 yılında da bizim hala araştırılmasını istediğimiz, şüpheli bir trafik kazasıyla -gerçekten cinayet gibi bir kaza sonucunda- aramızdan ayrıldı. Biz Batı Trakya Türkleri olarak bu onurlu dik duruşla, 20 bin’leri Gümülcine Meydanına dökebilen gücüyle yürüttüğü mücadeleyi saygıyla yadediyoruz. Vefatının 24. yılında da yine mezarı başında ve Gümülcine’deki etkinliklerde onu anıyoruz.

“Hiçbir zaman sorunlarımızın çözümüne yönelik pozitif adımlar atılmadı”

Sorunlar devam ediyor. Hiçbir zaman sorunlarımızın çözümüne yönelik adımlar atılmadı. İstanbul’daki Rum azınlığa karşılık olarak emanet edilmiş, bırakılmış bir azınlığız.” diye konuşan Başkan Hüseyin ifadelerini şöyle sürdürdü: “Lozan Anlaşması diyor ki: ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti İstanbul’daki Rumlara ne veriyorsa, nasıl davranıyorsa, Yunanistan Devleti olarak Batı Trakya Türkleri’ne bu imkanları sunmak zorundasın.’ Ancak görüyoruz; Türkiye ‘Ben büyük devletim’ anlayışıyla yaklaşıp olayları kökünden çözerken, -azınlıkların hakları konusunda, inançları konusunda, eğitim hakları konusunda- azınlıkların tüm haklarını kullandırırken, aynı karşılığı Yunanistan’dan görmek mümkün değil. Dr. Sadık Ahmet’ten sonra da bu mücadele devam etmesine rağmen, aynı sıkıntıları döndürüp döndürüp önümüze koyuyorlar.

“Türk kimliğine karşı bir fobi var”

Batı Trakya Türkleri’nin mütekabiliyet esasına dayalı haklarının kendilerine verilmediğini belirten BTTDD Başkanı Necmettin Hüseyin sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Yaklaşık 2 ay önce çıkan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle kutsal değerimiz olarak saydığımız müftülük makamımızın içini boşaltarak adeta azınlığın elinden alınmış bir makam oluşturmaya çalışıyorlar. Yıllardır müftülerimizi atamıyorlar, seçtiğimiz müftülere resmi olarak görev yaptırmıyorlar. Çeşitli bahanelerle bizim kutsal saydığımız makamların içini boşaltıyorlar. İstanbul’daki Rum azınlığın 2 bin kişi kaldığı gerekçesiyle haklarımızı gasp ediyorlar. İstanbul’da az kişi kalması, 150 bin kişinin haklarının yenmesine sebep midir? Lozan’da 300 okul taahhüt edildi. Açılan okulların şartları kötüleştirilerek insanların Yunan okullarına gönderilmesi sağlandı. Bunun ardından okullarda öğrencilerin azlığını bahane ederek, 200 okulumuzu kapattılar. Özünde Türk kimliğine karşı bir fobi var. Biz yakıcı ve yıkıcı olmadık, olmayacağız. Hakkımızı hukuk çerçevesinde aramayı sürdüreceğiz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23