Aileler mutlu ve huzurlu olmazsa, toplum da mutlu ve huzurlu olmaz. Onun için her şeyin temeli ailedir.
Ailenin mutluluğunu bozacak, hayatlarını zehir edecek, yuvalarını zindana çevirecek, âdetâ yaşanılmaz, hale getirecek birçok şey olduğu gibi, mutluluğunu sağlayacak, âile yuvasını cennete çevirecek güzel şeyler de vardır.
İbadeti birlikte yapmak bunların başında gelir.
İbadet ve hayır işlerini eşlerin birlikte yapmaları aile içerisinde mutluluğu artırır.
Bunun için eşlerden her birinin, ibadetini yaparken eşini teşvik etmesi güzel olur.
Yüce Peygamberimiz kendisi böyle yapmış, ümmetini de buna teşvik etmiştir.
Nasıl etmesin ki, bakın Kur'an'da buyuruluyor:
"Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazı erkekler ve mütevazı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve çok zikreden kadınlar var ya; işte Allah bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfât hazırlamıştır." (Ahzab Sûresi, 33/35)
Bir hadis-i şerifte de Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Allah o kimseye rahmetiyle muamele eder ki gece kalkıp namazını kılar, hanımını da uyandırır, o da namaz kılar, eğer imtina ederse yüzüne su serperek uyandırır. Allah o kadına da rahmetiyle muamele eder ki gece kalkıp namazını kılar, kocasını da kaldırır, o da namazını kılar. Eğer imtina ederse yüzüne su serperek uyandırır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 250, Ebû Davud, Tatavvu', 18.)
Demek ki eşler önce kendi ibadet ve taatlarını yapacak, sonra da buna eşini davet edecek, böylece birlikte ibadet yapmanın hazzını birlikte tadacaklardır.