• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

‘Tehlikenin farkında mısınız’ın Cumhuriyet’i nasıl kurtulur?

29 Ocak 2017
A


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Abdullah Gül’ü cumhurbaşkanı seçtirmemek için günlerce sürmanşetten verdikleri soru şöyle idi: “Tehlikenin farkında mısınız?”

Aslında sorun; Abdullah Gül’ün kendisi değildi..

“Eşi başörtülü birisinin cumhurbaşkanı olması” idi.

367’yi icat ettiler..

Cumhuriyet mitingleri yaptılar..

Başaramadılar..

Ama yaşananlardan ders de çıkarmadılar..

Sonraki süreçlerde de..

Hainlik ettiler..

Yalan yazdılar..

İftiradan medet umdular..

En büyük holdinglerin desteği ile, bugünlere kadar geldiler..

Şimdi ise, yolun sonu göründü..

Bir yazarları “Cumhuriyet gazetesi üzerindeki kara bulutlar dağılsın” diye başlık atıyor..

Gazetede daha önce toplam “517 yıl çalışanlar” bir araya gelip, çözümler geliştirmeye çalışıyorlar..

“Kapıya kilit mi vuralım, yoksa Tuncay Özkan’ın Kanaltürk’ü sattığı gibi, gazeteyi FETÖ’ye mi satalım?” tartışması yapıyorlar.

Oysa bugün artık ne FETÖ’nün, gazete alarak yapacağı kirli yayından bir umudu kaldı..

Ne de FETÖ’de, gazete satın alacak para kaldı..

Zaten bu sebeple de, Cumhuriyet yönetimi, önce gazetenin fiyatını 2 lira çıkardı..

Benzer gazeteler 75 kuruş ile 1 lira arasında fiyat belirlemiş iken..

Onlar aynı gazeteyi, iki misli fiyata satmaya başladılar.. 

Yine olmadı..

“Tehlikenin farkında mısınız” başlığı attıkları en üst bölüme, şimdi “Bir Cumhuriyet’imiz var” sloganını yerleştirmişler...

Yani, “Bir Cumhuriyet’imiz var. O da kapanmasın” diye, ağlaşıyorlar..

Cumhuriyet gazetesinin geldiği bu noktadan dolayı seviniyor muyum?

Niye sevineyim ki?

İnsanların/kurumların yok olmasından/kapanmasından değil..

Düzelmesinden/ıslah olmasından sevinç duyarım..

Ne kadar hain olurlarsa olsunlar..

Ne kadar vicdansız olurlarsa olsunlar.

Ne kadar zulüm yapmış olurlarsa olsunlar..

Kanaatim aynıdır..

“Ne kadar vicdansız olurlarsa olsunlar”ı işkembeden sallamıyorum..

İliklerime kadar hissettim, vicdansızlıklarını..

Hem de içlerinde “en vicdanlı” diye gösterdikleri kişilerin dilinden..

28 Şubat’ın en keskin günlerine az kalmıştı.. 1995-96 yılları.. 

Başörtü yasakçıları bir yandan. 

Aydın Doğan ve Dinç Bilgin bir yandan..

Hemen her gün yarım günü adliyede geçiriyorum..

Bir gün yine adliye mesaisindeyim..

Hem Cumhuriyet gazetesinin hem de Aydın Doğan’ın Akit’e açtığı davaların duruşması var.

Birine girdim, çıktım. Diğerini beklerken, Cumhuriyet’in hem Yazıişleri Müdürü, hem de avukatı olan Fikret İlkiz ile, duruşma salonu önünde sohbet ediyoruz.

Ben merak ediyorum..

Karşımdaki bir hukukçu ya..

Sanıyorum ki, vicdanı kabul etmez.. Sanıyorum ki, gazetedeki yayınlarda başörtü yasağını savunsalar da.. Bir insanın yüzüne bakarken, en azından “rahatsızlıkları”nı beyan ederler..

Soruyorum, “Başörtü yasağını niçin destekliyorsunuz? Bu bir haksızlık. Eninde sonunda kalkacak.. Ama bir yıl içinde. Ama beş yıl içinde.. Mutlaka kalkacak.. Ne gerek var, insanlara haksızlık ediyoruz..”

Temel haklar konusunda, özgürlükçü görüntü veren, vicdanlı bir ses diye tanıtılan Fikret Bey...

Başörtü yasağını destekler tarzda hiçbir tartışmaya girmese de...

Bıyık altından gülerek..

Kesin ve çok bilmiş bir eda ile görüşünü açıkladı: “Başörtü yasağı kalkmaz kardeşim.. 1-2 yıl değil, 10 yılda da kalkmaz. Kaldırılamaz.. Boşuna heveslenmeyin.”

Fikret Bey kısmen haklı çıktı..

O yasak, bu konuşmanın üzerinden tam 15 yıl geçtikten sonra kaldırıldı..

Ama, benim belleğimde, Cumhuriyet gazetesi içinde özgürlükçü bir isim olarak gösterilen kişinin, bir “temel hak”ka, despotça bakış açısı kaldı..

Şimdi gelelim “Cumhuriyet nasıl kurtulur?” sorusuna.

Cumhuriyet; attığı iftiralara son vererek kurtulur!..

“Yanlış yaptık.. ‘MİT, DAEŞ’e silah veriyor’ diye iftira attık.. O manşetin üzerinden 1,5 yıl geçti.. Şimdi DAEŞ ile en ciddi mücadeleyi yapanın aynı parti tarafından yönetilen Türkiye olduğunu görünce, attığımız iftiranın ezikliğini yaşıyoruz..” özeleştirisini yaparak kurtulur..

Cumhuriyet, yasakçılık çizgisini terkederek kurtulur..

“Yıllarca bu ülkenin çocuklarının okumalarına, başlarındaki örtü sebebi ile karşı çıktık. ‘Yasak kalkarsa, öğrenciler birbirlerini vururlar’ palavralarını attık.. Yasak kalkalı 4 yıl oldu.. Uydurduğumuz yalanlar, alnımıza kara leke olarak yapıştı.. Ülkemiz bu yasakların kalkması sebebi ile, hiçbir huzursuzluk yaşamadı.. Biz de artık, yasakçılık çizgisinden, tam özgürlük çizgisine geçmeyi kararlaştırdık” deklarasyonuna imza atmakla kurtulur..

Cumhuriyet, PKK ile arasına mesafe koyarak kurtulur..

“Bizler, ülkemizin istihbarat teşkilatı MİT’i, elimizde bir belge olmasa da.. Akla ziyan iddialarla, DAEŞ’e silah vermekle suçladık.. Ama kendimize bakmadık. Bizim yazarlarımız, Cumhuriyet ile yaşıt olan bu gazetede, PKK’ya destek çıkan yazılar yazdılar.. Bu ülkede 50 bin insanın ölümüne sebep olan terörist örgüt PKK’nın eli kanlı üyelerini, ‘gerilla’ diye tanımladık.. Halkımızdan özür diliyoruz. Bundan sonra, terör örgütlerinin değil; halkımızın, güvenlik güçlerimizin yanında olacağımıza söz veriyoruz” diyerek kurtulur.  

Cumhuriyet, Koç’un reklamları ile kurtulmaz..

Bir haftadır tek reklam yayınlayamayan gazetenin, dün sayfasına yerleştirdiği Beko/Koç reklamı ile, Cumhuriyet kurtulmaz..

“Namaz kılanları hep yobaz diye tanıttık.. Daha bugün, Afyonkarahisar’da, Müftülük ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği ‘Haydi namaza’ etkinliğini eleştirmeye kalktık.. Söz veriyoruz.. Bundan sonra, halkın değerlerine, inancına tek söz etmeyeceğiz.. Mücadelemizi yolsuzluğa, dolandırıcılığa, hortumculuğa hasredeceğiz..” diyerek kurtulur.

Yazık, kendiniz batarken, Koç’u da batırmayın birlikte..

Sorsa bir devlet yetkilisi, “Türkiye’de binlerce firma, gazetelerde reklam yayınlatıyor. Bir tanesinin bile, dört gündür tek reklam vermeye değer görmediği Cumhuriyet’e, sadece ve sadece Koç acaba niye reklam vermiş” diye..

Ne cevap verir ki, Koç?

Mantıklı ne cevap verebilir?

Cumhuriyet kurtulur!..

Yeter ki, cumhur ile buluşsun..

Bir avuç elitin güdümünden kurtulup, cumhur ile kaynaşsın..

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23