Başkan Bayraktutar, tarikatlar üzerinden İslam'a saldıranları değerlendirdi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Yeniakit.com.tr'ye konuşan Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, İslam'ı tarikatlar ve Din görevlileri üzerinden eleştirenlere ilişkin değerlendirmesinde, "Mevlana’nın söylediği gibi 'Bir lafa bakarım laf mı diye, Bir de söyleyene bakarım adam mı diye.' sözü bu durumu özetlemeye yetiyor." dedi.
Taha Emre ÖZDEMİR / yeniakit.com.tr
Din görevlileri ve tarikatlar üzerinden İslam'a saldıranlara ilişkin değerlendirmede bulunan Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, "Bu durum öz eleştiriyi barındırdığı gibi, bilgisizliği de yüceltiyor. Haksız bir tutum ile karşı karşıyayız." dedi.
"Tanımlanmak istenen güvensizlik, bizim üzerimize atılmak istenen bir iftira gibi, kalıpları bizim üzerimize oturmayan kirli bir kumaş gibi duruyor." ifadelerini kullanan Bayraktutar, şunları söyledi:
"Hak edilmeyen sığ fikirlerle meydana çıkmış, sadece kendi mecrasında yorumlanan, toplumun tamamından çok uzak kendi gibi gören, kendi gibi düşünen bireylerin iki dudağı arasına hapsedilmiş gibiyiz. Mevlana’nın söylediği gibi “Bir lafa bakarım laf mı diye, Bir de söyleyene bakarım adam mı diye.” sözü bu durumu özetlemeye yetiyor. Fakat öz eleştiri gerçeği ile karşı karşıya kaldığımızı da belirtmek isterim."
'İslam, televizyonlarda yeniden yorumlanıyor'
"Sayısız televizyon kanallarında dini anlatmaya çalışan cahillerin toplumu ne hale getirdiğini görüyoruz. Kuran’ın, Sünnet'in, Hadis'in yeniden yorumlanmak istendiği, dini kendi bakış açılarına göre yorumlayan sayısız insanla karşı karşıyayız. İstesek de istemesek de bu kişileri evlerimizdeki televizyonlardan görebiliyoruz. Bilenler söylenenlerin doğru ya da yanlışlığını ayırt edebiliyor, bilmeyenler için bu durum söz konusu olamıyor. Yanlış iletişim tekniğinin, takip edilmeyen televizyonların bize ne kadar zarar verdiği ortada. Bu husus devlet kademeleri tarafından önemle takip edilmeyi bekliyor."
'Sözde gazeteciler, Din görevlileri üzerinden prim yapıyor'
"Bunun yanında gazeteciyim diyenlerin köşelerindeki en ses getiren malzeme Din görevlileri. Çünkü Din görevlileri yanlış olanı asla kabul etmez. Bu kişiler bunu bile bile alt zemin hazırlıyorlar. Onlar için gündeme oturmak bizi dillerine dolamakla vuku buluyor. Yanlış yaptıklarını bildikleri halde yanlışta ısrarcı olmak bir Müslümana asla yakışmaz.
Geçmiş günlerde bir anket Firması Din görevlileri ile ilgili bir araştırma yapmış. Yapılan araştırma sosyal medya üzerinden kendi sitelerine giren kişileri kapsıyor. Söz konusu anket toplumun tamamı tarafından cevaplanmış gözükse de belli bir mecranın ürünü olmaktan öteye gidemiyor. Öncelikle sayısız anket firmalarının ne şekilde çalıştığını, siyasi yarış döneminde nasıl dumura uğradıklarını gördüğümüz halde, toplumun gerçek sesi olduklarını iddia etmek büyük bir haksızlık olarak görülmelidir. Çok kısa bir süre önce bir musibet, bir ihanet olarak gördüğümüz 15 Temmuz gecesinde inananları da, inanmayanları da aynı dava etrafında toplayan Din Görevlilerinin okuduğu selalar değil miydi? Bu kişilerin kulaklarına okunan ezanın seslendirenleri, vefatlarında selalar ile uğurlayanlar Din görevlileri değil mi? Haksız ithamlar sahiplerine aittir diyerek bu konuyu kapatmak istiyoruz."