CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son günlerde dillendirdiği temelsiz “siyasi suikast” iddiaları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, koalisyon hükümeti ortaklarının PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın idamına ilişkin yaptığı zirvede bizzat yüzüne söylenen suikast duyumuna karşı takındığı tavırla karşılaştırılınca devlet adamlığının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Çınar Demir Ankara
Bahçeli’ye yakınlığı ile bilinen Ülkücü Yazarlar Derneği Genel Başkanı Hayati Bice, 2012 yılında yayınladığı Lider Teşkilat Doktrin Kitabı’nın 79. Sayfasında, Bahçeli’nin bizzat yüzüne karşı dile getirilen “suikast” duyumuna verdiği cevabı nakletmişti. Kitapta, Bahçeli’nin, Öcalan’ın idamının Meclis’e bir an önce getirilmesi için ısrarcı olduğu 2000 yılı başında yapılan zirvede, MİT Müsteşarı’nın, bizzat kendisine hitaben, “Size ve MHP’li bakanlara suikast duyumları alıyoruz” demesi üzerine, MHP camiasının daha önce de suikaste uğramış bakan cenazesi kaldırdığını Gün Sazak örneği ile dile getirerek, “Devletin görevi bu türden suikast girişimlerini önceden belirleyip önleyici tedbirler almaktır” dediği yer alıyor.
Kılıçdaroğlu panik peşinde
Konuya ilişkin Akit’e konuşan Hayati Bice, şunları dile getirdi: “Bugün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun nereden kaynaklandığı bilinmeyen, hedefinin kimler olduğu belirtilmeyen bazı suikast duyumlarını kamuoyuna yansıtarak bir panik havası oluşmasına bile isteye teşebbüs ettiği görülmektedir. Devlet Bahçeli’nin devlet adamı bilinciyle sergilediği tavır ile Kılıçdaroğlu’nun sergilediği yaklaşım karşılaştırıldığında, aralarındaki fark da ortaya çıkmaktadır.