Yargıda Birlik Platformu’nun zaferi ile sonuçlanan HSYK seçimlerini değerlendiren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, tek tipçi paralel zihniyetin değil, özgür yargının kazandığını söyledi. Bozdağ, ‘bağımsız’ adaylarla ilgili bir soru üzerine, “Onların bağımsız değil, tam bağımlı olduklarını gördük” dedi.
SERDAR ARSEVEN / MEHMET ÖZMEN / ANKARA - Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu seçim sonuçlarının belli olmasından kısa bir süre sonra Ankara’daki Hakimevi’ne gelen Bekir Bozdağ’dan sıcağı sıcağına ilk duygu ve düşüncelerini aldık.
Sonuçlardan duyduğu memnuniyeti dile getiren Bekir Bozdağ’ın ilk cümlesi, “Tek tipçi zihniyete hayır, özgür yargıya evet, çok kıymetli hakim ve savcılarımız bu mesajı net bir şekilde vermişlerdir” şeklinde oldu. Bekir Bozdağ, devamında şu ifadeleri kullandı:
“Bağımsız aday denilen adayların hangi yapıya bağlı olduklarını seçim sonuçları net bir şekilde ortaya koymuştur.
Hani bazı gazeteler, malum gazeteler, malum televizyonlar ‘Bağımsız, bağımsız!’ deyip duruyorlardı. Herkesin çok iyi bildiği gibi ortada bağımsızlık diye bir durum yoktu. Biz her zaman söyledik. YARSAV diye bir şey de ortada yoktur. Ne vardır? Şu vardır: Yargı’da Birlik ile başka bir yapı arasında mücadele vardır. Bir taraf hukukun üstünlüğü anlayışını, bağımsız yargı anlayışını, diğer taraf ise ele geçirme anlayışını hakim kılmak istemektedir. Başka bir şey yoktur. YARSAV’ı göremedik. Yoktu çünkü. Diğerleri de yoktu. Tam bağımlı bağımsızlar vardı!.. Esasında bu yarış iki liste arasında olmuştur. Birisi Paralel liste, birisi Birlik listesi. Seçimi hukuk kazanmıştır. Yargı belli bir zihniyetin eline geçemez. Yargı buna izin vermez. Hakim ve savcılarımız buna izin vermez. Bu herkes için geçerlidir. Bu bütün yapılar için geçerlidir. O yapı yargıyı ele geçirmek istemiştir ama buna özgür iradeleriyle karar veren çok kıymetli hakim ve savcılarımız müsaade etmemişlerdir. Yargı her vatandaşımızın güvencesidir. Yargıyı, emri nerelerden aldığı bilinen yapıya terk etmemişlerdir. Yargı bütün hak ve özgürlükler için bir güvencedir. Yargı bütün toplum için güvencedir. Bu güvence, yargı bir grubun eline geçtiğinde ortadan kalkar. Hakim ve savcılarımız hukuka sahip çıkmışlardır. ”
PARALEL’DEN ŞİKAYET DİZBOYU!
Hakimevi’nde görüşme imkânı bulduğumuz çok sayıda hakim ve savcı, HSYK seçim sonuçlarını değerlendirirken, her birinin baskı, tehdit ve şantajlarla karşı karşıya kaldıklarını, karalama kampanyaları ile dolu bir süreç geçirdiklerini hatırlatıp, bu hukuk dışı uygulamaların mutlaka cezalandırılması gerektiği yönündeki görüşlerini ifade ediyorlardı. Hakim ve savcıların bu yöndeki şikayetlerini Sayın Bakan’a ilettik.
“İFTİRALARA CEVAP VERMEKTEN BIKTIK!”
“Biz de iftiralara cevap vermekten bıktık!” diyen Bekir Bozdağ, Yargı’nın böyle bir anlayışın eline geçmesi halinde nelerin yaşanabileceğinin tasavvur edilebileceğini söyledi. Bakan Bozdağ, paralel yapının sürekli olarak iftira ve şantaj yoluna başvurduğunu, özellikle de “seçimler” öncesinde “iftira ve şantajları katladığını” belirterek, “Bu iftiralara cevap vermekten biz de yorulduk, yargı mensupları da. Sonuçlar şunu gösteriyor ki, Yeni Türkiye’de bu tür yöntemlerle sonuç almak mümkün değildir. Yargıda Birlik adaylarına destek veren hakim ve savcılarımız tamamen özgür iradeleriyle ve bütün baskı, tehdit, iftira ve şantajları ellerinin tersiyle iterek kararlarını ortaya koymuşlardır. Bu karar, milletimize hayırlı olsun. Yargı camiamıza hayırlı olsun” diye konuştu.
BU MEVZUAT İLE SIKINTI BİTMEZ!
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Çok önemli bir seçim. Sonuçları Yargı bağımsızlığı ve Yargı’ya olan güvenin artması için son derece olumlu bulduğunuzu belirttiniz. Peki sıkıntı bitti mi?” şeklindeki sorumuza da şu karşılığı verdi: “Seçim sonuçlarından bağımsız olarak değerlendirelim: Çok önemli bir netice alınmıştır ama sonuç ne olursa olsun Anayasa’nın 159. Maddesinin değiştirilmesi şarttır. Bugün gelinen noktada baktığımızda bu seçimin sonuçlarından yargı içerisinde kutuplaşmalara yol açabildiği yönünde görüş birliği vardı. Hukuk devleti açısından, yargının politize olmaması için Türkiye’nin Anayasa’nın 159. maddesini değiştirmesi zaruridir. Buradan muhalefet partilerimize çağrıda bulunuyorum: Gelin Anayasa’nın 159. Maddesini yeniden birlikte yazalım. Yargıyı bütünleştirecek, birleştirecek ve daha güçlü noktaya taşıyacak, yargıyı ideolojilere teslim etmekten kurtaracak yeni bir sistem gerekmektedir, Anayasa’nın 159. Maddesini değiştirmekte fayda vardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde, kendilerinin talimatıyla ‘Gelin 159. Maddeyi birlikte değiştirelim’ diye öneri götürmüştüm. Bu olmadı. Ama bundan sonra umuyorum ki, olur.”