Aynı iddia iki farklı refleks! Kişisel verilerin gizliliği diyen yok! Murat Alan yazdı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Alan, bugünkü “Kaç gün geçti, ‘kişisel verilerin gizliliği’ diyen yok!” başlıklı yazısında, siyasi partilerin kendi mensupları hakkındaki yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları karşısında gösterdikleri refleksleri karşılaştırdı. Alan, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki fon iddialarının ardından AK Parti’nin savunma hattı kurmak yerine siyasi sorumluluk mekanizmasını işlettiğini yazarken, muhalefet cephesinde benzer olayların “kumpas” ve “siyasi operasyon” söylemleriyle karşılandığını okuyucuları ile paylaştı.
Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Alan, bugünkü köşe yazısında fon soruşturmasıyla gündeme gelen eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya üzerinden siyasetteki kriz yönetimini ele aldı.
Alan, Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin iddiaların muhalefet tarafından gündeme getirildiğini hatırlattı. Kaya, söz konusu iddiaların ardından sürecin açıklığa kavuşması amacıyla parti görevlerinden affını istemiş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu talebi kabul etmişti.
“SAVUNMA HATTI KURULMADI”
Murat Alan yazısında, AK Parti'nin iddiaların ardından “kumpas”, “siyasi operasyon” veya “itibar suikastı” şeklinde bir savunma geliştirmediğine dikkat çekti.
Buna karşılık Alan; Manavgat ve Uşak belediyeleri hakkındaki soruşturmalarda muhalefet cephesinden gelen açıklamaları örnek göstererek, benzer iddialar karşısında aynı siyasi refleksin ortaya konulmadığını ortaya koydu.
ALAN: ÖLÇÜ HERKES İÇİN AYNI OLMALI
Yazısının temelinde siyasi aidiyetten bağımsız bir ölçü bulunması gerektiğini vurgulayan Alan, kişinin hangi partiye veya siyasi çevreye mensup olduğuna bakılmaksızın “Ne olmuş, delil ne, soruşturma ne diyor, mahkeme ne diyor?” sorularının sorulması gerektiğini ifade etti.
Alan'a göre siyasi etik açısından belirleyici olan, iddianın “kendi mahallesinden” veya karşı taraftan bir isim hakkında ortaya atılması değil, somut delillerin ve hukuki sürecin ne söylediği olmalı diyerek önemli tespitleri okuyucuları ile paylaştı.
MURAT ALAN'IN YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN >>>

