Güneş Gazetesi bugün Aydın Doğan'ı elleri kelepçeli bir şekilde manşete taşıdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir TV programında Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan için söylediklerine sözler üzerine Güneş Gazetesi, manşetinde Doğan'a kelepçe taktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal 7 ve Ülke TV ortak yayınında Aydın Doğan'ın kendisine, "Öyle dönemler oldu ki, biz hükümet getirdik, hükümet götürdük" dediğini anlatmıştı. Aydın Doğan ise sahibi olduğu Hürriyet gazetesinde cumartesi günü Erdoğan'ı yalanladı. Doğan, "Hayatım boyunca seçilmiş hiçbir lidere, hiçbir devlet insanına böyle veya bu manaya gelecek bir şey söylemedim. Asla söylemem" ifadelerini kullandı.
Daha önce Aydın Doğan'ın fotoğrafını peşmerge kıyafeti ile montajlayan, DHKP-C logolu bere ile yaptığı Aydın Doğan görseli ile Yazı İşleri Müdürü 12 yıl hapis cezası ile yargılanan Güneş, bugün de Aydın Doğan'ı elleri kelepçeli bir şekilde manşete taşıdı.
İşte Güneş gazetesindeki o haber:
Hürriyetin 1. sayfasından yayınladığı mektupla temize çıkmaya çalışan Aydın Doğan, aynı gazetenin devrik yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök tarafından yalanlandı.
Sahibi olduğu Hürriyet Gazetesi’nin 1. sayfasına yazdığı bir mektupla işlediği günahları inkâr etmeye kalkışan Aydın Doğan’ı bizzat kendi tetikçisi Ertuğrul Özkök yalanladı. Özkök, Sıradışı programında hem de Genel Yayın Yönetmenimiz Turgay Güler’e Refahyol Hükümetini neden ‘yıktıklarını’ açık açık itiraf etti. Doğan’ın tek derdi paracıklarıymış.
AÇIKÇA YALAN SÖYLEDİ
Geçmişte hükümet kurup hükümet yıkmayı alışkanlık haline getiren Aydın Doğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektupta “Biz hiç bir zaman böyle bir şey yapmadık” diyerek açık açık yalan söyledi. Aydın Doğan’ın yalanını ise bizzat o dönem Hürriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni olan Ertuğrul Özkök kendi ağzıyla canlı yayında itiraf etti.
MESELE PARACIKLAR
Aydın Doğan’ın tetikçisi Ertuğrul Özkök, Güneş Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Turgay Güler’in sunduğu Sıradışı programında 28 Şubat darbesini neden desteklediklerini utanmadan anlattı. Özkök, “Bizim kavgamız Tansu Çiller’leydi. Erbakan ile derdimiz yoktu. Çiller bize ‘haksızlık’ yapıyordu” diyerek meselenin tamamen Aydın Doğan’ın paracıkları olduğunu açıkça itiraf etti. Hürriyet’in attığı bütün manşetlerden sorumlu olduğunu söyleyen Ertuğrul Özkök’ün en çarpıcı cümlesi ise “Her şeyi ben yaptım, patronum Aydın Doğan’ın hiçbir suçu yok” cümlesi oldu.
CESUR SAVCI ARANIYOR!
28 Şubat sürecinde attığı manşetlerle darbeye destek veren, Refahyol hükümetinin yıkılmasında büyük rol oynayan Aydın Doğan’ın tetikçisi Ertuğrul Özkök yıllar sonra “Derdimiz Çiller’di” itirafında bulundu. Güneş bu itirafın ardından soruyor: Memleket sevdalısı cesur bir savcı çıkıp da bu rezilliğin hesabını sormayacak mı?
28 ŞUBAT'IN FATURASI
Devletten şirketlerine şantaj ve tehdit yoluyla teşvik alamadığı için hükümet deviren Aydın Doğan, Türkiye'yi milyarlarca lira zarara uğrattı. Demokrasiye ve özgürlüklere darbe indirildi, Türkiye 10 yıl geri gitti.
Milli gelire zararı: 93,3 milyar dolar
Ödenen faiz: 45.9 milyar dolar
Hortumlanan bankaların maliyeti 46 milyar dolar.
Yüzbinlerce çalışan işsiz kaldı
Kişi başına gelir 1100 dolar azaldı
10 binden fazla kız öğrenci eğitim hakkından, 15 bine yakın memur işinden oldu.
Başörtüsü yasağı getirildi
Refah parti’si kapatıldı, milletvekillerinin birçoğu yasaklı hale geldi.
ÖZKÖK'ÜN 28 ŞUBAT DARBESİ İTİRAFLARI
Güneş Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Turgay Güler’in Sıradışı adlı programına14.01.2011 tarihinde konuk olan Doğan’ın tetikçisi Ertuğrul Özkök 28 Şubat darbesiyle ilgili itiraflarda bulunmuştu.
Programda şu diyolog geçti:
Özkök: Tansu çiller ile çok büyük mücadeleler verdik biz. Çok büyük mücadeleler verdik o sıra çünkü haksızlık yapılıyordu bize. 28 Şubat’ta bizim asıl tavrımızı belirleyen şey Erbakan falan değildi. Bizim asıl derdimiz Tansu Çiller’leydi. Maalesef çünkü Çiller bize haksızlık ediyordu. Teşvik alıyorsunuz, bilmem ne yapıyorsunuz, şunu yapıyorsunuz, bunu yapıyorsunuz diye karmakarışık oldu kafamız bizim de. Birazda onun şeyiyle gittik oraya.
Güler: Onu es geçmeyelim; Tansu Çiller’e hani ben biraz da karikatürize ederek söyleyeyim; ‘biz 28 Şubat sürecinin peşine takıldık derdimiz Erbakan değildi, Tansu Çiller’e kıl oluyorduk’. Özkök: Kıl oluyorduk demedim. Hayır hayır…
Güler: Hani ben biraz dedim ya karikatürize ederek söyleyeyim diye; Tansu Çillere’ kızmıştık, kızdırmıştı bizi.
Özkök: Tansu çiller bize, bize çok büyük kötülükler yapıyordu.
Güler: 28 şubat bu ülkeye zarar verdi, o halde şöyle mi anlayacağız…
Özkök: Bir dakika, ben şunu demiyorum bak şey yapmayalım. Ben 20 yıl boyunca Hürriyet’te atılan bütün manşetlerin sorumluluğunu taşıyorum kardeşim. Sorumlusu benim tamam mı? Bunu hiçbir zamanda şey yapmadım; kimsenin üzerine yıkmaya falan çalışmadım. Yok ben yoktum da arkadaşlar atmış falan böyle bir şey yok. O gazetenin tepesinde adımın yazdığı sürece sorumlusu benim kardeşim. Benim kızdığım şey, benim yaptığım gazete yüzünden benim patronuma yapılan kötülükler. Tamam, mı?



