Bizde ve modern tıpda pek bilinmez, ama hiçbir antibiyotiğin iyileştiremediği stafilokok veya hastane bakterilerini yok eden bir "virüslerle tedavi yöntemi" var Gürcistan'da. Adı "Fagoterapi"!
Durmadan antibiyotik alıyoruz. Bir süre sonra hastalık sebebi bakteri/mikrop antibiyotike karşı bağışıklık geliştiriyor, umursamıyor. Avuç avuç antibiyotik yutsak da nafile..
Fakat, yüzyıllar öncesine dayanan bir yöntemle ve hemen yanıbaşımızdaki komşumuz Gürcistan'da antibiyotik dışında bakteri/mikroplara karşı "Fagoterapi" uygulanıyor. Ve kesin sonuç alınıyor, kesin!
Mikrop, "Fagoterapi"' karşısında kesin yenilgiye uğruyor.
"Fago/faj" ya da daha akademik bir ad ve bizim okumamızla bakteriyofaj, bakterilerin virüslerini tanımlıyor. İnsan hücreleri için tamamen zararsız olan bu virüsler, enfekte ettikleri bir bakteriyi en az otuz dakikada yok edip burada yüzlere varan sayıda çoğalıyorlar.
"Her faj bir bakteriye özgüdür"
Faj laboratuvarı sorumlusu Zemphira Alavidze, hastadan hastalık yapan bakterileri toplayıp daha sonra değişik bakteriyofaj preparatlarıyla test ediyor.
Sonucun ortaya çıkması için birkaç saat yeterli. Bir preparat etkiliyse, yerleştirildiği yerde hiçbir bakteri varlığını sürdüremiyor.
Fajlardan her biri, bir mikrop/bakteriye özgü olup diğerlerini dikkate almıyor.
Laboratuvarda yüzlerce değişik fajdan oluşan bir koleksiyona var. Ancak iyi olanı bulmak için bunlarda arama yapmak gerekmiyor, laboratuvarların birkaç yüz metre ilerisinde akan nehirden biraz su alıyorlar. Her defasında o zamana kadar rastlanmamış fajları bulmayı başarıyor.
Şimdiye kadar yok etme kapasitesine sahip fajı olmayan hiçbir mikrop/bakteriye rastlamamışlar.
Peki tıp neden habersiz?
Bunun sebebi bilgisizlik değil unutma. Unutturma!.. İlaç sanayii için getirisi olmayan bir uygulama faj! İlaç sanayii ise antibiyotiklerle kasalarını dolduruyorlar.
Fajlar, bakterilerin tahmin edilen sayısının on katı kadar. Dünya üzerindeki bakteriyofaj sayısı yaklaşık 10 trilyon üzeri trilyor!
Yani biyoçeşitliliğin büyük bir bölümünü oluşturuyorlar. 5 bini aşkın, 30 grupta sınıflandırılan bakteriyofaj söz konusu. Fajlar genleri devretmek ve bakterileri tanımlamak amacıyla biyoteknolojide kullanılıyor.
Fajların büyük bir bölümü DNA’larını içeren yirmi yüzlü bir baş ve bir kuyruktan oluşuyor. DNA’larını bir kanal aracılığıyla bakterilere enjekte ediyor; fajlar bu kanalın ucundaki lifler sayesinde bakterilere asılıyorlar.
Bakteri/mikrop enfekte edildikten sonra çoğalıyor ve fajın değişik bileşenlerini topluyor. Böylece zarı kesilerek komşu mikropları enfekte etmeye hazır bir yeni faj ordusunu serbest bırakıyor.
Avuç avuç yutmak ne fayda!
Antibiyotikler uykusuzluk, huzursuzluk, havale hatta psikoz gibi yan etkilere sebep olabiliyor. Hamileler, epilepsi hastaları, merkezi sinir sistemi lezyonları, iltihabı olanlar, felç geçirmiş hastalara, atlet ve sporculara verilmemeli. Onlar da kullanmamalı..
LEBLEBİ GİBİ KULLANILIYOR
Sağlık Bakanlığı'nın reçetesiz antibiyotik satılmasını engelleyen uygulamasının ardından gereksiz antibiyotik kullanımının %20 azalsa da florokinolonlar leblebi gibi kullanılıyor.
Antibiyotikler en çok solunum yolları enfeksiyonlarında kullanılır fakat bunların %90'a yakını virüslerin yol açtığı enfeksiyonlar..
Antibiyotikler bağırsaklardaki bakteri dengesini bozarak başta obezite, diyabet, kanserler ve kalp hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın temel sebebi olan enflamasyonun oluşumunda da rol oynuyor.