Alparslan Kuytul’un bir atmasyonu daha çürütüldü! Ulan bir kere de tutturur insan
Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı kurucusu Alparslan Kuytul’un Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara hakkında yaptığı iddialı yorumlar, Şam yönetimiyle SDG arasında imzalanan 14 maddelik anlaşmayla boşa çıktı. Şara, YPG/SDG güçlerine diz çöktürerek siyasi ve askeri kontrolü yeniden tesis etti.
Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’nın kurucusu Alparslan Kuytul, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın askerî kapasitesini küçümsemiş, Türkiye’nin desteği olmadan YPG/SDG’ye karşı adım atamayacağını ileri sürmüştü.
Kuytul, konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı:
“Ahmet Şara ne anlar orduları idare etmekten, elinde general mi var kim orduyu idare edecek? Türk ordusu var arkasında, Türkiye diyor ki YPG’ye ve SDG’ye karşı harekete geç. ABD otur yerine diyor. Şara dediklerini yapmazsa ABD komandoları bir gecede Maduro'ya yaptıklarını yapar. Şara bunun farkında, Maduro gibi ordusu da yok.”
Ancak kısa süre içinde yaşanan gelişmeler, bu öngörünün tamamen yanlış olduğunu gösterdi.
ŞARA İLE SDG ARASINDA TARİHİ ANLAŞMA
Suriye Hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında, 14 maddelik kapsamlı bir anlaşma sağlandı. Bu mutabakat, hem askeri hem de idari düzeyde Şam yönetiminin ülke genelinde yeniden egemenlik kurmasına olanak sağlıyor.
Anlaşmaya göre Suriye devleti; Tüm sınır geçiş noktaları, Petrol ve doğal gaz sahalarının kontrolü.
SDG’nin askerî ve güvenlik personelinin Suriye ordusu ve İçişleri Bakanlığına entegrasyonu gibi kritik alanlarda yetkiyi yeniden ele aldı.
Ayrıca, SDG yönetimi, Suriye dışındaki tüm PKK bağlantılı unsurları sınır dışı etmeyi kabul etti. Bu madde, Şam’ın ülke içi güvenlik mimarisini yeniden şekillendirdiği en önemli taahhütlerden biri olarak öne çıktı.
ANLAŞMANIN MADDELERİ SİYASİ DENGEYİ DEĞİŞTİRİYOR
14 maddelik anlaşmanın detayları, Suriye’nin kuzeyinde uzun süredir devam eden fiili bölünmüşlüğün sona erdirilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Anlaşmanın bazı öne çıkan noktaları şunlar:
Fırat Nehri’nin doğusunda derhal ateşkes ilan edilmesi, Deyrez-Zor ve Rakka’nın yeniden Şam yönetimine devri, Heseke’deki tüm sivil kurumların Suriye devlet yapısına entegrasyonu, SDG unsurlarının bireysel olarak Suriye ordusuna alınması.
Kürt kültürel ve dil haklarının anayasal güvence altına alınması.
Bu çerçevede, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, hem ülke egemenliğini pekiştiren hem de Kürt yönetimiyle diplomatik çözüm üreten bir hamleyle uluslararası arenada elini güçlendirmiş oldu.
KUYTUL’UN “MADURO GİBİ GÖTÜRÜLÜR” İDDİASI DA BOŞA DÜŞTÜ
Kuytul, Şara’nın ABD’ye karşı duramayacağını savunarak, “Maduro gibi ABD komutanları gelir, götürürler” ifadelerini kullanmıştı. Ancak yeni anlaşma, Şam yönetiminin hem ABD ile koordineli hem de bölgesel inisiyatifi elinde tutan bir politika izlediğini gösterdi.
Bu durum, Kuytul’un “zayıf lider, çaresiz rejim” söylemini geçersiz kıldı. Aksine, Şara yönetimi hem askeri sahada SDG’yi masaya oturtmayı başardı hem de uluslararası meşruiyetini güçlendirdi.
SONUÇ: SURİYE’DE DENGELER YENİDEN ŞAM LEHİNE
Suriye hükümetiyle SDG arasında sağlanan uzlaşma, yalnızca iç siyasette değil, bölgesel dengelerde de önemli sonuçlar doğurdu.
Kürt özerk yönetimi fiilen Şam’a entegre olurken, petrol sahaları ve sınır bölgeleri yeniden devlet kontrolüne geçti.
Böylece Alparslan Kuytul’un “Şara’nın elinde ordu yok, ABD’ye karşı koyamaz” yönündeki öngörüsü, kısa sürede tamamen yanlışlanmış oldu.
Şara’nın diplomatik manevrası, Suriye iç savaşının ardından ülke egemenliğini yeniden tesis etme sürecinde dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.