Ali Karahasanoğlu 'Brunson' eleştirilerine cevap verdi

Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu bugünkü köşesinde ABD'li casus Brunson'un serbest bırakılması ile ilgili getirilen eleştirilere Almanya ve ABD'den örneklerle cevap cerdi.

14 Ekim 2018 Pazar 10:58
Ali Karahasanoğlu 'Brunson' eleştirilerine cevap verdi

Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, bugünkü köşe yazısında terör örgütleri FETÖ ve PKK adınan casusluk yaptığı iddiasyla hakkında 35 yıla kadar hapsi istenen ancak mahkemenin kararıyla 3 yıl 1 ay hapis olarak belirlenen cezasına rağmen tutuklu bulunduğu süre göz önünde bulundurularak serbest bırakılan Amerikalı casus rahip Andrew Brunson'un tahliyesine yönelik getirilen sert eleştirilere cevap verdi.

Karahasanoğlu şunları yazdı;

Terör destekçisi Brunson’ın 5 yıl hapse mahkum edilip, indirimler uygulandıktan sonra cezasının 3 yıl 1 ay hapis olarak açıklanması, ardından da tahliye edilmesine getirdiğim yorum, bazı okurlar tarafından bombardımana tutuldu..

“Adalet çöktü, sen neden bahsediyorsun” diyen mi ararsınız..

“35 yıl ceza istemişsin, verdiğin 3 yıl.. 35 istedi isen, niye 3 yıl veriyorsun? 3 yıl vereceksen, niye 35 yıl istiyorsun” diyen mi!

Eleştiriler gırla gidiyor..

“Hani, hani?.. Hani casustu?.. 3 yılcık ceza aldı.. 3 yıl ceza alacak adama, ne diye casus suçlaması yaptık ki?” diyenden..

“Madem bırakacaktık, niye cezaevine koyduk ki?.. İlk istendiğinde niye tahliye etmedik ki?” diyene kadar..

“Söylesene Ali Bey.. Söylesene.. Brunson şimdi nerde? Hani Trump istese de, kararı yargı verecekti?” şeklindeki alayvari sözler edenlere kadar..

Ne yorumlar, ne hakaretler..

“Biz adam olmayız azizim! Böyle uygulamalarla, dünyaya rezil oluyoruz..”şeklindeki ılıman gibi görünen hafif sıklet itirazlardan..

“Verdik papazı vermesine de.. Karşılığında ne aldık şimdi” diye, elini cebine atıp, “Bir şey yok” ironik bakış açılarına kadar..

Hepsini okuduk, hepsini dinledik..

O zaman buyrun..

35 yıla kadar hapis cezası istenen Brunson’un, yargılaması sonunda toplamda 2 yıl tutuklu kalıp, 3 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılmış olmasını, çok vahim bir olay gibi göstermeye kalkışanlara..

Bu sonucu, adaletin iflası gibi takdim etmek isteyenlere..

Bu işler dünyada nasıl oluyor, gösterelim..

30-40 yıl önceki davalardan örnek vermeyeceğim..

Sadece gazete haberlerinden bilgi sahibi olanların  hatırlayamayacağı, uzmanlık gerektiren dar alanlarda yaşanmış olaylardan bahsetmeyeceğim..

Hepimizin bildiği..

Son iki yıl içinde yaşadığımız iki ayrı ülkeden, iki ayrı somut örnek vereceğim..

Birisi, tam da Brunson’un vatandaşı olduğu Amerika’dan..

Şunun şurasında daha 2,5 yıl önce, New York savcısı Bharara’nın tutuklattığı bir Rıza Sarraf var..

Hatırladınız değil mi?

ABD’yi dolandırmaktan, bankacılık işlemlerinde sahtekarlığa kadar bir dizi suç ile itham edilmiş.. 150 yıla varan ceza talebi ile tutuklanmıştı..

İddianame düzenlendiğinde, Rıza Sarraf için istenen ceza, 95 yıl idi..

Yani, ortalama ömür hesabı yaptığınızda, hayatı cezaevinde geçecekti..

Sonra ne oldu?

Adaletin beşiği(!) ABD’de, Rıza Sarraf ne oldu?

Cezaevinde daha bir yılını doldurmadan..

Çaktırmadan çaktırmadan..

İtirafçı oldu ayakları ile..

Serbest kaldı..

Şimdi, şu lokantada, bu gezi alanında fotoğraflarını görüyoruz..

Görüyoruz da..

Afedersiniz, niçin hiç kimse, “Bu ne biçim adalet? Adam için 150 yıl hapis istiyorsunuz.. Daha bir yıl olmadan, adamı sokağa bırakıyorsunuz” demiyor?

Veya..

Niye hiç kimse, “Ne oldu?.. Ne oldu?.. Hani o böyük ABD’nin, çok böyük savcısı 150 yıl ceza istiyordu?.. ‘Deliller çok sağlam’ diyordu.. Ne oldu?.. Sarraf şu an serbest!” demiyor?

Biliyorsunuz..

Tek olaylardan (...)

...YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN...

Haber Tarihi: 14 Ekim 2018 Pazar 10:58

YORUM YAZ

  • selamiselami5 gün önce
    merak ettim daha önce Türk yargısı bir amerikalıyı yargılayıp hapis cezası vermiş mi? hem de amerikanın en tepesindeki isme rağmen! bilgisi olan yazsın.

Günün Karikatürü

19 Ekim 2018