• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ali Babacan'ın prensine FETÖ'lü gönderme: 1 $ değil 1000 $

Sabah gazetesi yazarı Hilal Kaplan, DEVA Partisi kurucu üyesi Metin Gürcan hakkında "casusluk" suçundan hazırlanan iddianamenin detaylarını kaleme aldı. "DEVA’lının ihanet tarifesi" başlığını attığı yazısında, Gürcan'ın yabancılara hangi bilgiyi satıp ne kadar para aldığını tek tek belirten Kaplan, "FETÖ'cülerin F serisi 1 dolarlık banknotlar üzerinden bu terör örgütüne üyeliğini tescil ettiğini kimse unutmadı. Gürcan iddianamesi, maalesef benzer bir senaryoyu karşımıza çıkarıyor, tek fark şu: Görünen o ki ihanet tarifesi bir dolardan bin dolara çıkmış" dedi.

Yeniakit Publisher
2022-01-18 11:48:00 -
Ali Babacan'ın prensine FETÖ'lü gönderme: 1 $ değil 1000 $

Sabah gazetesi yazarı Hilal Kaplan, DEVA Partisi kurucu üyesi Metin Gürcan hakkında "casusluk" suçundan hazırlanan iddianamenin detaylarını kaleme aldı. "DEVA’lının ihanet tarifesi" başlığını attığı yazısında, Gürcan'ın yabancılara hangi bilgiyi satıp ne kadar para aldığını tek tek belirten Kaplan, "FETÖ'cülerin F serisi 1 dolarlık banknotlar üzerinden bu terör örgütüne üyeliğini tescil ettiğini kimse unutmadı. Gürcan iddianamesi, maalesef benzer bir senaryoyu karşımıza çıkarıyor, tek fark şu: Görünen o ki ihanet tarifesi bir dolardan bin dolara çıkmış" dedi. İşte o dikkat çekici yazı:

"İspanya ve İtalya, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılmasını istiyorlar. Bu bizim için çok önemli.

- Geçiş sürecinde her şeyi geri almamız lazım, onun temsil ettiği her şeyi geri almamız lazım. (...) Geçiş sürecinde ve Sayın ERDOĞAN'dan sonra, hem ilham kaynağı olarak hem de arabulucu ve destekleyici aktör olarak AB çok kritik bir noktada. Bu yüzden Türkiye'nin sırtını Avrupa'ya ve AB'ye dönmesi imkânsız. Biz, geçiş sürecinde ve Sayın ERDOĞAN'dan sonra çaresizce AB'nin yardımına muhtacız.

Bu diyalog casusluk temalı bir Hollywood filminden değil, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın DEVA Partisi kurucularından Metin Gürcan hakkında hazırladığı iddianameden.

İddianameye göre, ilk cümlenin sahibi bir İspanyol istihbaratçı. Türkiye'nin seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın temsil ettiği her şeyi silmeye yeminli ve bunun için de yabancı bir aktörden, AB'den çaresizce yardım isteyense Gürcan'ın ta kendisi.

Bu satırları yazarken ülkemin muhalefetinin düştüğü hâl nedeniyle yüzüm kızardı. Emin olun, hangi ülkeden olursa olsun, kendini vatansever olarak tanımlayacak herhangi birinin, bu sözleri savunması mümkün değil.

İddianameye yansıyan bu diyaloglar değil sadece yüz kızartıcı olan.

Teknik takip sunucunda ortaya çıkanlar, en demokrat geçinen ülkelerde bile siyasi etiğe sığmayacak türden.

İddianameye göre, Gürcan'ın para karşılığı Libya, Irak, PKK, S-400 gibi hayati meselelerde yabancı misyonlara raporlar hazırladığı tespit edilmiş. Mesela Ocak 2021'de Metin Gürcan, Ankara'da bir AVM otoparkında İtalyan ve İspanyol istihbaratçılarla 40 dakikalık bir görüşme yapmış ve görüşme sonunda zarf içinde aldığı parayı ATM'ye yatırmış.

Türkiye SİHA'larıyla dünya siyasetini şekillendirirken, Batılı istihbaratçıların bu meselenin peşine düşmesi elbet şaşırtıcı değil. Asıl şaşırtıcı olan, eski bir Türk subayı olan Gürcan'ın Türkiye'nin askeri stratejileri ve özellikle de SİHA'lar hakkında raporlar yazmış olması. Mesela, Mart 2021'de İHA ve SİHA'larla ilgili rapor istenmiş, ancak özel içerikli olduğu gerekçesiyle Gürcan'ın 1000 dolar ücret istediği kayda geçmiş. Evet, yanlış duymadınız. Ülkenin gururu olan Bayraktar SİHA'lar için 1000 dolar özel tarife uygulayan Gürcan, diğer meseleleri daha az önemli görmüş olacak ki edindiği bilgileri ya 300 ya da 500 dolara satmış.

FETÖ'cülerin F serisi 1 dolarlık banknotlar üzerinden bu terör örgütüne üyeliğini tescil ettiğini kimse unutmadı. Gürcan iddianamesi, maalesef benzer bir senaryoyu karşımıza çıkarıyor, tek fark şu: Görünen o ki ihanet tarifesi bir dolardan bin dolara çıkmış.

Altını çizmekte fayda var, iddianame Gürcan hakkında 15 yıldan 20 yıla kadar "siyasi ve askeri casusluktan" hapis cezası istiyor. Teknik ve fiziki takip sonucu ortaya çıkan bu kadar ağır delil varken, Batılı basın kuruluşlarına yazan bir grup "Türk" gazeteci, Gürcan'ın muhalif olduğu için baskı amacıyla tutuklandığını öne sürüyor. Kendilerince özgürlük kampanyası yürütüyor.

Kendilerine Julian Assange vakası ve o çok övdükleri Anglosakson yargısının, tüm karşı kampanyaya rağmen Assange'ı ABD'ye iade kararı aldığını hatırlatmak isterim. Gürcan vakası eğer ABD ya da İngiltere'de yaşansaydı günlerce manşetlerden inmez, mensubu olduğu partinin röntgeni çekilirdi.

Ama bilin bakalım bizde ne oldu? DEVA Partisi ve Başkanı Ali Babacan, Gürcan'a sahip çıkmayı yeğledi. "Bu girişimler DEVA kadrolarını yıldıramaz. Hukuki desteğimizle Gürcan'ın yanında olacağız" dedi.

Gürcan hâlâ partinin üyesi ve kurucular ekibinin içinde yer almaya devam ediyor. Erdoğan'ın izlerini silmenin peşindeki DEVA, ülkenin geleceğini casuslukta mı görüyor? Türkiye'nin ulusal güvenlik sırlarının üç beş dolara satılmasına göz yuman bir siyasetçi, nasıl ülkeyi yönetmeye talip olabilir? DEVA ve onunla yola çıkan siyasetçiler daha ne kadar susacak? Hep birlikte göreceğiz..."

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Cüneyt

Metin Gürcan tam süzme bir hainmiş. Bu haine sahip çıkan Babacan da en az bu hain kadar suçlu.

.....

Türkiye devleti o kadar sansizdir hiç bir devlet e bu kadar hayin yoktur.Böyle güzel bir eleme olursa turkiyenin hayindir.Böyle hayinlere yirmi on beş yıl ceza almak azdır.Böyle hayinlerin cezaları idam lazım.Ama maalesef idam yoktur böyle hayinler on sene belkide yatmadan kurtulacak
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23