‘Aksakal’lık hakk erenlerine ait bir unvandır
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Aksakal’ın ne olduğunu uzmanlarına sorduk. Dr. Hayati Bice, Türk dünyasında “aksakal”lar ve “aksakallık” statüsü hakkında “Aksakallık tasavvufta en azından seyr ü sülûkun üçüncü kademesi olan nefs-i mülhime makamından geçmiş olup, Rahmanî ilhamlara mazhar olan Hakk erenlerine ait bir unvandır” dedi.
MUHAMMET KUTLU ANKARA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, adı “Türk Devletleri Teşkilatı” olarak değişen Türk Konseyi 8. Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, eski Başbakan, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım’ın Aksakallar Konseyi’ne Türkiye’nin Aksakalı olarak atandığını açıklamasından sonra, daha çok Orta Asya’daki dönemden kalma gibi görünen “Aksakal” müessesesi gündeme gelerek tartışılmaya başlandı. Sosyal medyada türlü yorumlar, espriler yapıldı. Binali Yıldırım’ı aksakallı gösteren fotoshoplar, animasyonlar bile paylaşıldı. Biz de aksakalın ne olduğunu uzmanlarına sorduk.
Dr. Hayati Bice: İlk Aksakal Arslan Baba'dır
1990’lı yılların başında henüz SSCB dağılmadan “Türk Yurtları” dergisini yayınlayan ve tasavvuf dalında doktora unvanı bulunan Dr. Hayati Bice Türk dünyasında “aksakal”lar ve “aksakallık” statüsü hakkında “Aksakallık tasavvufta en azından seyr ü sülûkun üçüncü kademesi olan nefs-i mülhime makamından geçmiş olup Rahmanî ilhamlara mazhar olan Hakk erenlerine ait bir unvandır. Türk yurtlarında aksakallık statüsünün yerleşmesinin öncüsü Arslan Baba’dır. Tarihi kaynaklardan anladığımıza göre, Aksakal unvanına muhatap olan ilk kişi Hoca Ahmed Yesevî’nin mürşidi Arslan Baba’dır. Aksakallık bürokratik bir unvan olmayıp manevi hiyerarşide vazifelendirilmiş kişilerin durumunu gösterir. Aksakallar genellikle erkek sûfilerden olursa da Yesevîlik yolunda Gevher Şehnaz, Anber Ana gibi kadın sûfilerden de bu unvana hak kazanmış olanlar tarihte kayda geçmiştir” bilgisini verdi.
“Komünizm yıllarında bu manevi hiyerarşi görünür olmaktan çıkmışsa da 1991 sonrasındaki bağımsızlık döneminde ‘Peygamber Yaşı Toyu’ uygulaması ile yeniden canlanmıştır” diyen Bice şunları söyledi: “Bu uygulamaya göre hicrî 63 (miladi 61 yıl 2 ay 19 gün) yaşayan bir aksakal adayı, düzenlenen bir ziyafet sonrasında kıdemli aksakallar tarafından aksakal olarak onaylanır. Aksakal olan kişinin bundan sonraki hayatı Ahmed Yesevî’nin de yaptığı gibi tamamen manevi görevlerle sınırlı olup dünyevî hırs ve hevâya dair herşeyi terk etmiş şekilde sürdürülecektir. Bugün tarihteki anlamından uzak olsa da Türk Devletleri Teşkilatı yapılandırmasında resmen ‘Aksakallık’ statüsünün teşkil edilmesi çok olumludur. ‘Türkiye Cumhuriyeti Aksakalı’ ilan edilen Binali Yıldırım, bu unvanı kabul etmekle aslında büyük bir sorumluluk altına girmiştir.”