AK Parti'den 'F-16' açıklaması: Adı konulmamış ambargoların olması...
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Milli Savunma Bakanlığının ABD'den talep ettiği 40 adet yeni F-16V için önemli açıklamalarda bulundu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu.
Bütün dünyanın kilitlendiği Ukrayna krizinin devam ettiğini belirten Çelik, Buça ve İrpin'den gelen görüntüler ve savaşın Donbas bölgesinde yoğunlaşmasının ardından, müzakerelerin aksadığı, barış umudunun geciktiği bir tablonun ortaya çıktığını söyledi.
Atatürk'ün "Savaş zorunlu değilse, bir cinayettir" sözünün ne kadar doğru olduğunun bir kere daha görüldüğünü dile getiren Çelik, savaş yoluyla sorunu çözmenin her tarafa zarar verdiğini, bütün insanların olumsuz etkilendiğini vurguladı.
İstanbul'daki müzakere sürecinin desteklenmesinin önemine işaret eden Çelik, şunları kaydetti:
"AB'ye seslendik, bütün bir AB'nin yürütmesi gereken müzakereyi, tek başına Türkiye yürütüyor, Cumhurbaşkanımız bu müzakerelere liderlik ediyor. Onların bu müzakereye savaş ve savaşa karşı koyma tartışmasının dışında güçlü bir şekilde destek vermeleri gerekirdi. Evet, bu takdir ediliyor, bunun sonuca ulaşması için arzu, dilek ve temenniler ortaya konuluyor ama maalesef Cumhurbaşkanımız tarafından yürütülen bu müzakere sürecine devletlerin somut bir şekilde destek verdiği bir yaklaşımı henüz net bir şekilde görmedik."
Çelik, bütün müzakere sürecinin, sadece Türkiye'nin yürüttüğü İstanbul müzakereleri olduğunu hatırlatarak, bunun iyi anlaşılıp, buna çok daha güçlü destek verilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Buça ve İrpin'den gelen görüntüler ve Rus ordusunun Donbas'a yoğunlaşmasıyla çok daha sıkıntılı, can yakıcı günlerin gelebileceğine dönük bir ihtimalin ortaya çıktığına işaret eden Çelik, bu kadar kan döküldükten sonra artık eski normal günlere dönülmesi konusunda daha büyük sıkıntılar yaşanacağına, daha büyük problemlerin olacağına dikkati çekti.
"NATO müttefikleri dayanışma içinde olmalı"
Çelik, Rusya ve Ukrayna arasında daha pozitif bir barışın oluşması için Türkiye'nin yürüttüğü müzakere sürecinin son derece kritik olacağını belirterek, "Savaşa, işgale karşı olmak, ülkelerin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün korunması, güvenlik ihtiyaçlarının tam olarak sağlanması ve güvenlik kaygılarının ortadan kaldırılması temelinde bir yolun bulunması mümkündür. Bunun için Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü bu gayret herkes tarafından desteklenmelidir." dedi.
Türkiye-ABD ilişkilerine de değinen Çelik, ABD ile Ukrayna, Afganistan, Afrika, enerji güvenliği gibi pek çok konuda ortaklık geliştirilebilecek alanların olduğunu ancak terörle mücadelenin hangi ilkelerle yürütüleceğinin ve Suriye'deki PKK/PYD/YPG unsurlarına ABD tarafından verilen desteğin büyük bir sorun teşkil ettiğini vurguladı.
NATO müttefiklerinin dayanışma içerisinde olmasının önemine işaret eden Çelik, terör örgütlerine kim silah verirse versin, Türkiye'nin o silahlarla birlikte o terör örgütlerini imha etmeye devam ettiğini söyledi.
Çelik, 31 Ekim 2021'de Roma'da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden arasında gerçekleşen görüşmede yapılması kararlaştırılan Türkiye-ABD Stratejik Mekanizmasının resmen hayata geçtiğini hatırlatarak, bu sorunların çözümünde bu mekanizmanın daha işlevsel olacağını umduklarını kaydetti.
"Ambargoların olması mantıksız"
Milli Savunma Bakanlığının, 40 adet yeni F-16V alınması ve Türkiye'deki 79 uçağın seviyelerinin yükseltilmesi için ABD'ye bir talep mektubu ilettiğini hatırlatan Çelik, şöyle konuştu:
"NATO müttefikleri arasında güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak birtakım kısıtlamaların, adı konulmamış birtakım ambargoların olması mantıksızdır. Bu sadece birtakım düşman faaliyetlerinin daha da cesaretlendirilmesine yol açar. Türkiye kendi egemenliğini sağlayacak kapasiteye ve güce sahiptir. Milli egemenliğini ve milli güvenliğini sağlamak için bu mücadeleyi güçlü bir şekilde şimdiye kadar vermiştir. En zor zamanlarda, en çok kısıtlamanın, gizli ambargoların olduğu zamanlarda verilmiştir. Şimdi ise ulaştığı milli kapasite ile daha güçlü bir şekilde verecek kapasiteye sahiptir. Ama burada bir prensibin adının konulması lazım. NATO müttefikleri arasında esas ilkenin ve çalışan mekanizmanın dayanışma olması lazım."
Fransa'daki seçimleri yakından takip ettiklerini de dile getiren Çelik, İslam, göçmen ve yabancı düşmanlığının normalleşmiş olmasının, Avrupa demokrasilerini zehirlediğini, bu konunun üzerinde durulması gerektiğini söyledi.
"Bazılarının maalesef yerleşikleşmiş bazı huyları var"
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sanatçılarla iftarda bir araya gelmesinin ardından belli çevrelerce bu isimlere tepki gösterildiği hatırlatılarak bu duruma ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine, kimlik siyasetinin demokrasileri zehirlediğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ramazan aylarında farklı kesimlerle iftar sofralarında bir araya geldiğini ve benzer nefret durumlarının diğer davetlerinde de görüldüğünü belirten Çelik, "Biz sanatçılarımızı her zaman ürettikleri sanatsal değerle anmak isteriz, onunla değerlendirmek isteriz ama en ufak bir sanatsal, entelektüel tartışmayı hemen siyasi tartışmaya dönüştürmek gibisinden bazılarının maalesef yerleşikleşmiş bazı huyları var, ona da yapacak bir şey yok." dedi.
Sözcü Çelik, seçim yasasındaki değişiklik sonrasında üçüncü ittifak tartışmalarının başladığı hatırlatılarak değerlendirmelerinin sorulması üzerine, 6 muhalefet partisinin parti genel başkanlarından bazılarının basına yansıyan sözlerini aktardı.
İttifakın içinde kaç ittifak olacağı ya da masaya kimin eklenip çıkarılacağı konusunun kendilerinin takip etmesi gereken bir durum olmadığına işaret eden Çelik, "Biz kendi işimize bakıyoruz." ifadesini kullandı.