Aile değerlerimiz dinamitleniyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Ailenin temelini oluşturan her türlü değerlerin yozlaştıran ve bugüne kadar birçok sorun teşkil eden 'gündüz kuşağı' programlarından izdivaç ve moda yayınları yasaklanırken bunların yerine gelenler eskileri aratmıyor.
Ömer Faruk Şahin Ankara
Son zamanlarda birçok farklı odağın ailenin temeline dinamit yerleştirme çabalarının bir örneği olarak gün yüzüne çıkan ve ‘gündüz kuşağı kadın programları’ adı altında pazarlanan programlar, ailenin temelini oluşturan her türlü değerlerin yozlaştırılması üzerinden reyting elde ediyor. Söz konusu ‘gündüz kuşağı’ programları bugüne kadar birçok sorun teşkil ederken bunlarda izdivaç ve moda adı altında yayın yapanları geçtiğimiz dönemde yasaklanırken, yerlerine gelen programlar ise eskilerini aratmıyor. Yarı çıplak sunucular gündüz kuşağında dini program yaparken, hiçbir ehliyeti olmayan kişiler insan sağlığı üzerinde önerilerde bulunuyor bu programlardan birinde geçtiğimiz gün 4 yaşındaki bir çocuğun babasının kim olduğu üzerinden yaşanan çirkinliklere ise uzmanlar tepki gösterdi.
Mahremiyet değerlerini yerle bir ediyor
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Sosyolog Prof. Dr. Ergün Yıldırım, “Türk aile değerlerini ciddi anlamda bombalayan, dinamitleyen bir pratikle karşı karşıyayız. Bunun ticaretle, ifade özgürlüğü ile hiçbir ilişkisi olamaz. Biz yoğun bir biçimde gençliğimizin sorunları üzerine konuşurken, öte yandan böyle hadsiz bir biçimde mahremiyet değerlerimizi yerle bir eden yayınların yapılması çok düşündürücü. Hele hele muhafazakar bir iktidarın olduğu bir dönemde, aile kurumu da muhafazakarlığın en önemli yapı taşlarından birisi iken, böyle bir yayının yapılması bizi düşündürmekte. Buna çok kısa sürede bir çözüm bulunmalı. Bunun sınırlandırılması veya engellenmesi gerekir. TV programında, fuhuş yaparak kocasını aldatan bir kadından olan çocuğun DNA testi sonucunu açıklayan yapımcı, yayıncı ve sunucu hangi ahlaka sahip? Mahremiyetin en dibini açıklayarak ahlakla alay eden ve bununla para kazanan daha ahlaksız değil mi? RTÜK yatıyor mu?” diye konuştu.
Mahrem olayları milyonlar yargılıyor
Şırnak Üniversitesi Öğretim Üyesi Dicle Özcan Elçi ise, “4 yaşındaki bir çocuğun üzerinden bir program yapılıyor. Bu çocuğun annesi içine düştüğü durumun farkında bile değil. Bu kadın yaşadığı birçok olumsuzluğun ardından bu programlara düşmüş ve açıkça kadın üzerinden ailevi değerlere yönelik bir mahremiyet aşındırılması söz konusu. 4 yaşındaki bir çocuk, ve bir kadının mahremiyetine ilişkin sorunların televizyonda tartışılması, mahremiyetin ortaya serilmesi ailevi değerlerimizin kökünü kazıyor. Bir kadının yaşadığı bireysel problemi makyajlayıp iştah kabartıcı hale getirerek, televizyon ekranlarından milyonlarca insana bu kişileri yargılatıyorlar” şeklinde konuştu.
