• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Aile Akademisi o sözleşmenin maskesini düşürdü

Yeniakit Publisher
2020-08-15 09:29:00 - 2020-08-16 13:12:39

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Aile Akademisi o sözleşmenin maskesini düşürdü

Aile Akademisi Derneği’nin hazırladığı kapsamlı raporda, İstanbul Sözleşmesi ile ilgili tüm kara propagandalar tek tek çürütüldü.

Haçlı Batı’nın ürettiği, marjinallerin şişirdiği, feministlerin dillerinden düşürmediği, CHP’nin ise adeta sopa olarak kullandığı İstanbul Sözleşmesi’nin kadına yönelik şiddeti önlemediği, revize edilmesinin yeterli olmayacağı resmen belgelendi. Aile Akademisi Derneği, hazırladığı çarpıcı raporunda, İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik tüm kara propagandaları bir bir çürüttü. “İstanbul Sözleşmesi tartışmalarında sık kullanılan 14 manipülasyon” başlığıyla hazırlanan raporda, fesat sözleşmesinin kadına yönelik şiddeti önlemediği aksine artırdığı, tepki çeken maddelerinin revize edilmesine de izin verilmediği tespit edildi. 14 farklı manipülasyonu madde madde irdeleyen Aile Akademisi, fesat sözleşmesi ile ilgili tespitlerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Kadının şiddetten korunması için ‘teminat’ olarak gösterilen ancak ülkeyi enkaza çeviren İstanbul Sözleşmesi ile ilgili tüm gerçekler şu şekilde:

• MANİPÜLASYON: İstanbul Sözleşmesi, AK Parti iktidarını yıpratmak için kasıtlı olarak gündeme getirildi.

GERÇEK: İstanbul Sözleşmesi’nin gündeme gelmesinin sebebi, aile kurumunun korunmak istenmesi başta olmak üzere, toplumsal cinsiyet yasalarının toplumda yol açtığı mağduriyetlerdir. Ayrıca İstanbul Sözleşmesi ve dayandığı toplumsal cinsiyet ideolojisi, cinsiyet dahil tüm kavramların yapısöküme uğratılabileceğini iddia eden postyapısalcı düşüncenin çıktısıdır. Bu düşünce biçiminin hukuki metin üzerinden onaylanması eleştirilmektedir.

Sözleşmeyi uygulayan ülkelerde şiddet tavan yaptı

MANİPÜLASYON: İstanbul Sözleşmesi kaldırılırsa şiddet önlenemez, artar.

GERÇEK: İstanbul Sözleşmesi imzalandığı günden bu yana şiddet artmaya devam etmektedir. Sadece Türkiye’de değil, sözleşmenin yürürlükte olduğu diğer ülkelerde de şiddet artmaktadır. Dahası İsveç, Finlandiya, Danimarka gibi toplumsal cinsiyet eşitliğinin en iyi uygulandığı ülkeler, şiddetin en yüksek olduğu ülkelerdir. Temel Haklar İçin Avrupa Birliği Ajansı’nın 2014’teki araştırmasına göre Avrupa’da kadına yönelik şiddetin en fazla olduğu ülkeler sırasıyla: Danimarka (%52), Finlandiya (%47), İsveç’tir (%46). Uluslararası Af Örgütü’nün 2019 yayınladığı rapor da bunu belgelemektedir. Rapor basında “Cinsiyet Eşitliğinde Zirvedeki İskandinav Ülkelerinde Tecavüz Oranları Korkutucu Seviyede” başlığıyla yer almıştır. Rapora göre, sadece Finlandiya’da her yıl yaklaşık 50 bin (elli bin) kadın tecavüze uğramaktadır. Danimarka’da sadece 2017’de tecavüze uğrayan ya da tecavüz girişiminde bulunulmuş kadın sayısı 24 bindir.

MANİPÜLASYON: İstanbul Sözleşmesi uygulanmıyor.

GERÇEK: 6284 Sayılı “Aileyi Koruma ve Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Kanunu” 2012’de çıkmıştır. 6284’ün 1. maddesi doğrudan İstanbul Sözleşmesi’nin esas alındığını belirtmektedir. Bu kanun 8 yıldan beri yürürlüktedir. Bunun dışında Türkiye’de, toplumsal cinsiyet ideolojisinin esas alındığı 3 tane Kadına Yönelik Şiddet Ulusal Eylem Planı (2007-2010, 2012-2015, 2016- 2020) hazırlanmış ve uygulanmıştır. Ayrıca 2008- 2013, 2014-2018 yılarını kapsayan iki tane Toplumsal Cinsiyet Ulusal Eylem Planı hazırlanmış ve uygulanmıştır. 2018-2023 yıllarını kapsayan 3. plan ise hali hazırda uygulanmaya devam etmektedir.

Revize etmek yeterli değil

MANİPÜLASYON: İstanbul Sözleşmesi’nin amacı şiddeti önlemektir.

GERÇEK: Şiddet, İstanbul Sözleşmesi’ni hazırlamanın gerekçesidir, amacı değil. Sözleşme’nin amacı halkımızın toplumsal cinsiyet ideolojisine uygun bir şekilde dönüştürülmesidir. Sözleşmeyi dikkatli bir şekilde okuyan herkes bunu fark edecektir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından şiddetin 25 risk faktörü sayılmasına rağmen İstanbul Sözleşmesi toplumsal cinsiyet ayrımcılığının dışında diğer risk faktörlerinden hiç birini içermemektedir. Sözleşmede şiddetin tek risk faktörü olarak toplumsal cinsiyet ayrımcılığı gösterilmekte, çözüm olarak da toplumsal cinsiyet ideolojisi sunulmaktadır. Diğer bileşenler hesaba katılmadan da şiddet önlenememektedir.

MANİPÜLASYON: İstanbul Sözleşmesi’nde değerlerimize uygun olmayan maddeleri değiştirebiliriz, iptal etmemize gerek yok.

GERÇEK: İstanbul Sözleşmesi 81 maddeden oluşmaktadır. 78. maddesi sözleşmede hangi maddelere çekince konulabileceğini açıklamaktadır. Buna göre sadece 7 maddenin (Madde 30, 33, 34, 44, 55, 58, 59) bazı bentlerine çekince konulabilmektedir. Çekince konulabilecek maddeler arasında sözleşmede asıl tartışma konusu olan maddeler yoktur. Çekince koyulabilecek maddeler daha çok göçmenlerle ilgili maddelerdir. Sözleşmeyi hazırlayan zihniyet kendi açısından problem oluşturabilecek maddelere çekince koyma hakkı verirken, farklı kültürlerin duyarlılıklarını hesaba katmamıştır.

İşte böyle saptırılıyor

MANİPÜLASYON: İstanbul Sözleşmesi kanun değildir, sözleşme kalsa da mecliste kendi değerlerimize uygun kanun çıkarabiliriz.

GERÇEK: Anayasa’nın 90. maddesine göre iç hukukun uluslararası sözleşmelere aykırı olması mümkün değildir. İç hukuk ve sözleşme maddeleri çatıştığında, sözleşme maddeleri esas alınmaktadır. Bu da İstanbul Sözleşmesi gibi insanımızı tanımlayan uluslararası sözleşmeler durdukça kendi değerlerimize dayalı bir iç hukuk yapılmasının mümkün olmadığını göstermektedir.

MANİPÜLASYON: Daha iyisi yapılana kadar İstanbul Sözleşmesi kalmalıdır.

GERÇEK: Bu manipülasyonu gündeme getirenlerin her şeyden önce şu soruya cevap vermeleri gerekir: “Daha iyisini getirmek için bugüne kadar ne yaptınız, bugün ne yapıyorsunuz, gelecekte ne yapmayı planlıyorsunuz?”

MANİPÜLASYON: Sorun sözleşmede değildir, sorun daha derinlerde yatmaktadır.

GERÇEK: Sözleşmenin insan doğasıyla çatışan maddelerinin “kural koyucu” içeriği gözlerden uzak tutulmaya çalışılmakta, dikkatler saptırılmaktadır. İstanbul Sözleşmesi oldukça tartışmalı olan postyapısalcı söylemi hukuk haline getirmekte, buna yasal güvence vermektedir. Her toplumda, her kültürde olduğu gibi bizim toplumumuzda da sorunlar vardır. Ancak bu sorunlar, İstanbul Sözleşmesi’nin sorunlarını örtmek için kullanılmamalıdır.

Bilimsel çalışmalar yapıldı

MANİPÜLASYON: Karşı çıkanlar marjinal gruplardır.

GERÇEK: İstanbul Sözleşmesi’ne halkın her kesiminden kadın ve erkekler karşı çıkmaktadır. Ülkemizde sözleşmeye itiraz eden pek çok platform, dernek ve vakıf vardır. Dünyada da pek çok uzman İstanbul Sözleşmesi’nin temel kavramı olan toplumsal cinsiyeti bilim dışı olmakla eleştirmektedir. Toplumsal cinsiyet ideolojisinin temel argümanlarının doğru olmadığını ortaya koyan pek çok bilimsel çalışma mevcuttur.

MANİPÜLASYON: İstanbul Sözleşmesi bütün ülkelerin ortak kabulüdür.

GERÇEK: Avrupa Konseyi ülkelerinden Rusya ve Azerbaycan, sözleşmeyi hiç imzalamamıştır. Bulgaristan, Çekya, Macaristan, Ermenistan, Letonya, Litvanya, Lihtenştayn, Moldova, Slovakya, Ukrayna ve Birleşik Krallık ise sözleşmeyi imzalamış ancak onaylamamıştır. Sözleşmeyi onaylayan Polonya da geçtiğimiz günlerde sözleşmeden çekilme kararı almıştır.

MANİPÜLASYON: İstanbul Sözleşmesi’nde LGBT Olduğunu iddia edenler, LGBT’nin reklamını yaparak yayılmasına neden oldular.

GERÇEK: İstanbul Sözleşmesi’ndeki gerçeklerin konuşulmasını engellemeyi amaçlayan bir diğer manipülasyon budur. İlk yasal LGBT dernek 2005 yılında kurulan KAOS GL derneğidir. Ülkemizdeki ilk LGBT yürüyüş 2003’te yapılmış ve 30 civarında kişi katılmıştır. Basında çıkan haberlere göre 2014’teki gösteriye ise 50 bin kişi katılmıştır. Bu artışta LGBT aktivizmine tanınan legal güvencenin önemli bir payı olduğu açıktır. Diğer taraftan 2014’te maalesef Türkiye’de İstanbul Sözleşmesi neredeyse hiç bilinmiyordu. Cinsel yönelim kavramı uluslararası bir sözleşmeye sokularak hukuk hiyerarşisinin en yukarısına yerleştirilmiştir.

Neden 9 yıl sonra gündeme geldi?

MANİPÜLASYON: İstanbul Sözleşmesi eşcinsellikle ilgili madde içeriyor ama bu madde eşcinsellere yönelik şiddeti önlemeye dönüktür.

GERÇEK: İstanbul Sözleşmesi’nde “Kadınlara Yönelik Şiddet”, “Aile İçi Şiddet” ve “Kadınlara Yönelik Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet” tanımlarına yer verilmiştir. Bu başlıklardan anlaşılacağı gibi aslında şiddet tanımlarında “eşcinseller” doğrudan yer almamaktadır. Sözleşmedeki şiddet tanımı sadece fiziksel şiddeti içermemekte, ekonomik, cinsel ve psikolojik şiddeti de kapsamaktadır. “Cinsel Yönelim” ve “Toplumsal Cinsiyet Kimliği” kavramlarının geçtiği 4. madde, “Temel Haklar, Eşitlik ve Ayrım Gözetmeme” başlığı altında düzenlenmiştir. Bu önemli ayrıntı pek çok kişinin gözünden kaçmaktadır.

MANİPÜLASYON: Dokuz yıl aradan sonra neden şimdi gündeme getirildi?

GERÇEK: Sözleşme belki bazı kesimlerin gündemine yeni girmiş olabilir. Aile Akademisi Derneği olarak Sözleşme’nin imzalandığı tarihlerden itibaren konuyla ilgilendik; araştırma, rapor, makaleler yayınladık. İstanbul Sözleşmesi ile ilgili ilk raporumuzu 2013’te “Ailenin Sonu mu: Aile Politikaları ve İstanbul Sözleşmesi” başlığıyla yayınladık. 2014’te “Türkiye’de ve Dünyada Kadına Şiddet” çalışmamızı yayınladık. Bu çalışmaları ilgililere/yetkililere ulaştırdık. Bunun dışında seminerler yaparak, ziyaretlerde bulunarak sivil toplum kuruluşlarını ve ilgilileri uyarmaya çalıştık. Yaptığımız basın açıklamalarıyla siyasileri ve halkımızı uyarmaya gayret ettik.

 

MUHAMMED UZUN
Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ali Rüzgar

Ak Parti kurulalı, ilk seçim hariç tüm seçim ve referandumlarda AK Partiye oyunu vermiş birisi olarak söylüyorum; AK Parti Benim için bitmiştir. Bu sapkın sözleşmeden dönülür de Abdurrahman DİLİPAK hocadan özür dilenirse Tekrardan benim ve ailemin oylarını kazanabilirler. Aksi durumda Yeniden Refah Partisine Destek vereceğim. Admin Yayınlayın artık.

fatih can

istanbul sözleşmesini chp yapmadı ki. Ak Parti yaptı. Sene 2011 . Milli ve yerli yani. Adı bile istanbul sözleşmesi. Ak Partiyi chp yaptınız ya.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23