Birkaç senedir savruldukça savrulan, Ahmet Davutoğlu'nun basın bülteni gibi yayın yapan Karar gazetesine geçmesinden bu yana ise iyice zıvanadan çıkan Ahmet Taşgetiren, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne doldurduğu terör yandaşlarına operasyon yapılmasına karşı çıktı.
Birkaç senedir savruldukça savrulan, Ahmet Davutoğlu'nun basın bülteni gibi yayın yapan Karar gazetesine geçmesinden bu yana ise iyice zıvanadan çıkan Ahmet Taşgetiren, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne doldurduğu terör yandaşlarına operasyon yapılmasına karşı çıktı. İşte o skandal yazı:
"Yola İstanbul’dan çıkmış, İstanbul’daki başarıyla Devletin en tepesine kadar yükselebilmiş, girdiği her seçimde rakiplerini geçmiş bir lider için İstanbul’un kaybının son derece travmatik bir olay olduğu açıktır.
(...)
Bir şey görüldü İstanbul’da, “Elleri CHP’ye gitmez” denilen insanların elleri CHP’ye gitti. Kimdi onlar? Muhafazakâr ailelerin iktidar adına yapılanları içlerine sindiremeyen çocukları mıydı?
Hiçbir şey olmasa bile bir şeyler oldu ve CHP’nin “Millet İttifakı” ile belirlenen adayı Ekrem İmamoğlu Başkan oldu.
Buna tüm Ak parti tabanının üzüldüğünü tahmin etmek zor değil. Ama asıl olarak en büyük etkiyi Tayyip Erdoğan’da yapması tabiidir.
2019 31 Mart’ı ya da 23 Haziran’ından bu yana Tayyip Erdoğan’ın yüreğinde bir “İstanbul ukdesi” vardır.
İstanbul geri alınmalıdır!!!
Aslında İstanbul tek de değildir; Ankara gitmiştir, Antalya gitmiştir, Adana, Mersin gitmiştir….
Yani olan bitene “yerel yönetimler ukdesi” demek yanlış olmaz.
Son hadise, yani “İstanbul belediyesine teröristler alındı” iddiası, uzun zamandır, hatta seçim propagandalarında “Bunlar belediyeye gelirse HDP’lileri işe alır” tarzında döşenen taşların getirdiği bir sonuçtur.
İktidar “Terör iltisakı” gerekçesi ile HDP’li belediyelere kayyım atanması operasyonunu son derece pervasızca yaptı. Nerdeyse kayyım atanmayan HDP’li belediye kalmadı.
Yaklaşmakta olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde karşıda oluşan Millet İttifakı’nın HDP oylarıyla güçleneceği bilindiği için HDP bir “Kötülük sembolü” olarak sunuluyor ve kitlelerde “Ona dokunan yanar” gibi bir izlenim oluşturuluyor.
İstanbul operasyonu, kolayca anlaşılabilir ki, kitlelerde “Terör iltisakı sadece HDP’li belediyelerde olmaz, HDP’nin desteği ile kazanılan tüm belediyeler için böyle bir risk vardır” algısı oluşturma amacına yöneliktir. Bu algı İstanbul’da tutarsa kolayca genel seçimlerde de kullanılacak, “Millet İttifakı, HDP - Terör iltisakını Devletin tüm birimlerine taşıyacak” teması işlenecektir. (...)"