Adaletin bu mu ey HSYK?
HSYK kararnamesinde itiraz ettiğimiz neydi?
HSYK kararnamesi ile FETÖ kamikazesi bir savcının, tam da terörün kol gezdiği bir şehirde terörden sorumlu başsavcı vekili yapılması…
FETÖ kuklası bir savcının, Cumhuriyet başsavcı vekili yapılması…
FETÖ tasmalı, lojman yolsuzluklarıyla nam yapmış bir savcının, görevden alınmaması…
Görevini örgüt menfaatleri uğruna kullanan FETÖ militanı yargı mensuplarının, FETÖ mağdurlarının tüm itirazlarına rağmen paşa paşa makam mevki sahibi olmaları…
Serde muhaliflik de olunca…
HSYK kararnamesi sonrası hemen “Ne oluyoruz abi?” moduna girdik tabii…
Düşünsenize!
Devlet ve millet olarak FETÖ bağımlısı yargı mensupları tarafından uğradığımız onca musibet…
Devlet ve millet olarak FETÖ bağımlısı yargı mensuplarına rağmen verilen onca mücadele…
FETÖ’nün yargı vesayeti ile böyle kıran kırana bir mücadele veriliyor iken ne oldu?
Ne oldu da hooooop diye yeniden başlangıç noktasına döndürüldük yine?
Günlerdir okurların isyanı ayyynen böyleydi işte!
“Adaletin bu mu eyyy Heee, Seee, Yeee, Kaaaaaa?”
Millet olarak hemen arabeske bağlamaya müsait bir haleti ruhiye de var zaten…
Hadi hep bir ağızdan, “Batsın bu dünya!”
Hayır, hayır, hayır…
Öyle her şeyi silip atacak kadar vefasız değiliz.
Zira HSYK’nın, Gaziantep Üniversitesi için yaptıklarını unutmadık!
17-25 Aralık sürecinde, FETÖ kamikazesi yargı mensuplarının kıskacından kimleri, nasıl kurtardıklarını çok iyi biliriz…
Bu yüzden “arabesk” takılma kolaycılığı yerine, HSYK’yı, HSYK’nın beyin takımından dinlemeye karar verdik…
Ama önce izlenimlerim!
-HSYK, şu bildik asık yüzlü resmi kurumlardan değilmiş!
-HSYK, üye kardeşlerden oluşan kocaman bir aileymiş!
-HSYK üyeleri son derece doğal ve de açık yürekliymiş!
-HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, liyakatli, soylu ve misafirperver bir makam sahibiymiş!
-HSYK, FETÖ yargı vesayetine karşı hukuk çerçevesinde “bir kurtuluş mücadelesi” vermekteymiş!
-HSYK üyelerinin her biri Mehmet Yılmaz’ın yerinde ifadesiyle “kahraman”!
-HSYK, FETÖ’ye karşı en kararlı mücadele yürüten kurumların önde gideniymiş!
Ama devlet gibi…
FETÖ gibi kuralsız, her şeyin serbest olduğu bir mücadele şekliyle değil…
FETÖ, PKK gibi terör örgütlerine karşı devletin hızını kesen de bu işte!
Hukuki bir mücadele yürütmesi…
Terör örgütlerinin manevra alanını artıran da bu belki de…
Devletin hukuk çerçevesinde, terör örgütlerinin ise “kuralsız” mücadele etmesi…
Gelelim HSYK kararnamesine…
Üç bini aşkın yargı mensubunu ilgilendiren dev bir kararname olması bakımından bir kısım aksaklıkların olması da muhtemel…
Lakin…
Bu yargıdaki FETÖ vesayetinin sürüp gittiği anlamına gelmiyor!
HSYK bu konuda son derece müteyakkız!
FETÖ veya herhangi bir vesayete geçit vereceğe benzemiyor!
HSYK üyeleri FETÖ ile mücadele konusunda tek bir organizma gibi davranıyor!
Ha bu arada HSYK’yı öyle uyurgezer bir kurum zannetmeyin!
HSYK’lılar, yargı içerisinde kimin kim olduğunu bizden çoook daha iyi biliyor!
Bu sizi de şaşırttı öyle değil mi?
Bitmedi…
Bitemedi…
Devam edeceğim!