• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

ABD–İran gerilimi satranca dönüştü

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
ABD–İran gerilimi satranca dönüştü

ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden kritik bir eşiğe yaklaşırken, Washington kulislerinden sızan bilgiler kamuoyuna yansıyan resmî açıklamaların çok ötesinde bir tabloya işaret ediyor.

OKAN ÇETİNDAĞ  İSTANBUL

Washington kulislerinde hâkim olan yaklaşım, İran’da rejim değişikliğinden ziyade Tahran’ın zorunlu bir stratejik geri çekilmeye mecbur bırakılması yönünde. Bu yaklaşım Trump çevrelerinde “kontrollü teslimiyet” olarak tanımlanıyor.

TAHRAN’DA EKONOMİK VE TOPLUMSAL BASKI ARTIYOR

İran’da derinleşen enflasyon, döviz krizi ve uzun süredir bastırılmaya çalışılan toplumsal huzursuzluk, yönetimi olağanüstü önlemler almaya zorluyor. Kulis bilgilerine göre Tahran yönetimi güvenlik yetkilerini genişletti, ekonomiyi sıkı denetim altına aldı ve ordu ile güvenlik birimlerini yüksek alarm seviyesine geçirdi.

Washington’da ise bu tablo, “baskıyı artır, savaşı başlatma” anlayışını güçlendiren önemli bir veri olarak okunuyor.


 

GÖRÜNMEYEN DİPLOMASİ MASADA

Trump’ın kamuoyuna dönük “İran anlaşma arıyor” açıklamalarının tamamen temelsiz olmadığı ifade ediliyor. Washington kulislerine göre Umman ve Katar üzerinden dolaylı temaslar sürerken, İran doğrudan değil aracılar vasıtasıyla nabız yokluyor. ABD’nin ise müzakereler karşılığında yaptırımların bir bölümünü pazarlık unsuru olarak kullanmaya hazır olduğu belirtiliyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ÖMER VECDİ TATLIDEDE

Harika bir metin paylaşmışsın. Okan Çetindağ’ın (veya bu perspektifle yazan analistlerin) bakış açısı, bugün Orta Doğu’da yaşananları sadece bir "çatışma" değil, çok katmanlı bir stratejik hamleler dizisi olarak okuyor. ♟️ ABD–İran Gerilimi: "Mat" Değil, "Piyon Fedası" ve Sıkıştırma Stratejisi Okan Çetindağ’ın analizinde öne çıkan en kritik kavram "Kontrollü Teslimiyet". Bu, 2026 konjonktüründe ABD'nin (özellikle Trump yönetiminin) İran politikasının ana omurgasını oluşturuyor. İşte bu satranç tahtasındaki temel taşlar: 1. Rejim Değişikliği vs. Stratejik Felç Yazıda belirtilen "rejim değişikliğinden ziyade stratejik geri çekilme" vurgusu çok rasyonel bir temele dayanıyor. ABD, İran’ı tamamen yıkmanın yaratacağı jeopolitik boşluğun (Irak örneğinde olduğu gibi) maliyetini üstlenmek istemiyor. Bunun yerine: 1. Rejim Değişikliği vs. Stratejik Felç Yazıda belirtilen "rejim değişikliğinden ziyade stratejik geri çekilme" vurgusu çok rasyonel bir temele dayanıyor. ABD, İran’ı tamamen yıkmanın yaratacağı jeopolitik boşluğun (Irak örneğinde olduğu gibi) maliyetini üstlenmek istemiyor. Bunun yerine: • İran'ın kollarını kesmek: Vekil güçlerin (Lübnan, Yemen, Suriye) lojistik ve finansal bağlarını koparmak. • Ekonomik Kuşatma: Enflasyon ve döviz krizini bir silah olarak kullanarak, Tahran’ı "halkına mı bakacak, nükleer programa mı?" ikilemine hapsetmek. 2. "Baskıyı Artır, Savaşı Başlatma" Doktrini Metinde geçen bu ifade, Trump’ın "Maksimum Baskı 2.0" stratejisinin özeti gibi. ABD, doğrudan bir kara savaşına girmenin Amerikan kamuoyundaki siyasi maliyetini biliyor. Ancak: • Psikolojik Harp: Washington’dan sızan "Hamaney’in yerini biliyoruz ama vurmuyoruz" gibi mesajlar, İran elitleri arasında bir güvenlik paranoyası yaratmayı hedefliyor. • İçerideki Fay Hatları: İran’daki toplumsal huzursuzluk, Washington için bedelsiz bir manivela gücü görüyor. 3. Arka Kapı Diplomasisi (Umman ve Katar Hattı) Yazının en çarpıcı kısmı, kamuoyuna yansıyan sert retoriğin arkasında işleyen sessiz diplomasi. Satrançta bazen en sert hamleler, masanın altında el sıkışmak için yapılır. • Pazarlık Masası: İran’ın aracılar (Umman/Katar) vasıtasıyla nabız yoklaması, rejimin "beka" içgüdüsünün devreye girdiğini gösteriyor. • Havuç ve Sopa: ABD, yaptırımların bir kısmını esnetme vaadini (havuç), askeri yığınak ve ekonomik izolasyon (sopa) ile dengeliyor. ???? Genel Değerlendirme ve Sonuç Analizden anladığımız kadarıyla; 2026 yılı, İran için "Kırılma mı, Esneme mi?" sorusunun yanıtlanacağı yıl olacak. • Tahran için risk: Eğer "stratejik geri çekilme" yapmazsa, içerideki ekonomik patlama rejimi içeriden çökertebilir. • Washington için risk: Baskıyı çok fazla artırıp İran'ı köşeye sıkıştırırsa, "yaralı bir kaplanın" bölgesel bir kaosa yol açacak kontrolsüz saldırganlığına (nükleer tırmanış dahil) neden olabilir. Özetle: Masada bir "şah-mat" hamlesi henüz yok; ancak ABD, İran'ın tüm manevra alanını daraltarak onu masaya kendi şartlarıyla oturtmaya çalışıyor. Okan Çetindağ’ın dediği gibi; bu bir imha savaşı değil, sofistike bir teslimiyet provası. Sevgi Ve Saygılarımla, Ömer Vecdi Tatlıdede
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23