ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden kritik bir eşiğe yaklaşırken, Washington kulislerinden sızan bilgiler kamuoyuna yansıyan resmî açıklamaların çok ötesinde bir tabloya işaret ediyor.
OKAN ÇETİNDAĞ İSTANBUL
Washington kulislerinde hâkim olan yaklaşım, İran’da rejim değişikliğinden ziyade Tahran’ın zorunlu bir stratejik geri çekilmeye mecbur bırakılması yönünde. Bu yaklaşım Trump çevrelerinde “kontrollü teslimiyet” olarak tanımlanıyor.
TAHRAN’DA EKONOMİK VE TOPLUMSAL BASKI ARTIYOR
İran’da derinleşen enflasyon, döviz krizi ve uzun süredir bastırılmaya çalışılan toplumsal huzursuzluk, yönetimi olağanüstü önlemler almaya zorluyor. Kulis bilgilerine göre Tahran yönetimi güvenlik yetkilerini genişletti, ekonomiyi sıkı denetim altına aldı ve ordu ile güvenlik birimlerini yüksek alarm seviyesine geçirdi.
Washington’da ise bu tablo, “baskıyı artır, savaşı başlatma” anlayışını güçlendiren önemli bir veri olarak okunuyor.
GÖRÜNMEYEN DİPLOMASİ MASADA
Trump’ın kamuoyuna dönük “İran anlaşma arıyor” açıklamalarının tamamen temelsiz olmadığı ifade ediliyor. Washington kulislerine göre Umman ve Katar üzerinden dolaylı temaslar sürerken, İran doğrudan değil aracılar vasıtasıyla nabız yokluyor. ABD’nin ise müzakereler karşılığında yaptırımların bir bölümünü pazarlık unsuru olarak kullanmaya hazır olduğu belirtiliyor.