Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal etmesi sonrası, ABD, Rusya ve Fransa’dan oluşan “Minsk üçlüsü”, 28 yıldır süren Dağlık Karabağ sorununa çözüm bulmaktan ziyade bölgedeki ulusal çıkarlarını “dikte etmek” için statükoyu korumak istedi.
Rusya, müzakere sürecinde bölgedeki hegemonyasını güçlendirmek ve sınırlarında ulusal çıkarlarını korumak yönünde adımlar attı. ABD, enerji ve nakliye yollarındaki kontrolünü artırmak için bölgedeki ekonomik ve siyasi çıkarlarını geliştirmeyi hedefledi. Fransa ise Avrupa Birliği’nin (AB) çıkarlarını öne sürerek bölgedeki “ekonomik pastadan” pay kapmak istedi ve ülkede etkin olan Ermeni lobisinin istekleri doğrultusunda hareket etti. Azerbaycan, meselenin çözümü ve uluslararası hukukun temel kurallarına uyulması için çağrılarda bulundu. Ancak eş başkanlar sorunu çözmeye değil, çözümsüzlüğün ömrünü uzatma yönünde tavır ortaya koydu.
28 yıldır süren kriz 44 günde son buldu
Yıllarca süren oyalama sonrası Azerbaycan ordusu, Karabağ’da başlattığı operasyonda 9 Kasım’a kadar 5 il, 4 kasaba ve 286 köyü işgalden kurtardı ve Ermeni ordusuna ağır darbeler vurarak bu ülkeyi hezimete uğrattı. Azerbaycan ordusunun başarısında Türkiye’nin silahlı insansız hava araçları (SİHA) büyük rol oynadı. 44 günde cephede yenilen Ermenistan, 10 Kasım’da Azerbaycan ile Dağlık Karabağ’daki çatışmalara son veren anlaşmaya imza atmak zorunda kaldı.