• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

4 kişi daha tacizle suçladı! Sarıgül, Meclis’e yakışmıyor

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
4 kişi daha tacizle suçladı! Sarıgül, Meclis’e yakışmıyor

Hakkında suçtan kaynaklanan mal varlıklarını aklama soruşturması başlatılan, korumasını yıllarca istismar eden Mustafa Sarıgül hakkında 4 kişi daha cinsel saldırı şikayetinde bulundu. Siyaset yaptıkları partileri adeta fuhuş merkezi haline getiren CHP/YP zihniyeti Sarıgül’ü de partiden ihraç edemezken, ahlaksızlık ‘askı’ya alındı. Sarıgül istifa etmek yerine soruşturma tamamlanıncaya kadar parti üyeliğini ‘askıya aldığını’ açıklayarak, tepkileri dindirmeye çalıştı.

HABER MERKEZİ

Cumhur İttifakı paydaşları ismi en ufak şaibeye karışan üyelerini anında kapı dışarı ederken; koltuk sevdasına kapılıp CHP’yi bölerek Yeni Parti’yi kuran Özgür Özel, pisliğe, yozluğa ve ahlaksızlığa bulaşan adamlarından bir türlü kopamıyor. Zina kasetiyle genel başkan değiştiren CHP/YP’deki taciz, tecavüz ve gayri ahlaki ilişkiler mide bulandıran seviyeye yükselirken, otelde belediye çalışanıyla yakalanan Özkan Yalım’ı uzun süre ihraç etmeyen, lise öğrencisini taciz ettiği için tutuklanan Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’yi ihraç etmemekte ısrar eden, Muhittin Böcek’i bile partiden atamayan Özgür Özel ve CHP/YP yönetimi korumasıyla sapkın ilişki içinde olan Mustafa Sarıgül’ü de ihraç edemedi. Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve tehdit iddiaları ile 16 Ekim tarihinde hakkında soruşturma başlatılan ve korumasını bile yıllarca istismar eden Mustafa Sarıgül’ün başka edepsizlikleri de ortaya çıktı. Sarıgül’ün Şişli Belediye Başkanı olduğu dönemde cinsel saldırılarına maruz kalan 4 lise öğrencisi savcılık tarafından tespit edildi. Eski Şişli Belediyesi Bilgi İşlem Müdürü Caner D. de itirafçı olarak kendisinin de Sarıgül tarafından istismara uğradığını anlattı. İtirafçı beyanlarının ardından savcılık; lise kamplarından sorumlu Abdülkadir S., Sarıgül’ün 2 yakın koruması, Ankara’daki erkek berberi, lise öğrencisiyken istismara uğradığı belirtilen abla-kardeş ile görüntüleri çekilen temizlikçinin de aralarında bulunduğu 7 kişi hakkında daha gözaltı kararı verdi. Ortaya çıkan rezaletlerle köşeye sıkışan Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, kendisini ihraç edemeyen Yeni Parti’nin işini kolaylaştırarak parti ile ilişkilerini askıya aldığını açıkladı. Korumasıyla sapkın ilişkisi ifşa olan Sarıgül, soruşturma sonuçlanıncaya kadar kendisini atamayan YENİ Parti üyeliğini askıya almak için partisinin yetkili organlarına başvuracağını açıkladı. Ailesi haklarında kara para aklama suçlarından gözaltı kararı verilen Sarıgül sosyal medya platformunda yaptığı açıklamasında, “Partimin bu soruşturma nedeniyle tartışmaların içine çekilmesini önlemek amacıyla söz konusu soruşturma sonuçlanıncaya kadar YENİ Parti üyeliğimin askıya alınması için partimin yetkili organlarına müracaat edeceğim” ifadelerini kullandı.


 

YENİ PARTİ’NİN İŞİNE GELDİ

Sapkın ilişkiler içinde olan Mustafa Sarıgül’ün partiyi bırakması üzerine açıklamalarda bulunan Yeni Parti kanadı Sarıgül’ün söz konusu talebini olumlu karşıladıklarını belirtti. Yeni Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Parti Sözcüsü Zeynel Emre, hakkındaki soruşturma nedeniyle parti üyeliğini askıya alma düşüncesini yönetime ileten Sarıgül’ün talebini olumlu karşıladıklarını söyledi. Emre, Sarıgül’ün durumunun hakkındaki iddialar açıklığa kavuştuktan sonra yeniden değerlendirileceğini ifade etti. Emre, Sarıgül’ün bu düşüncesini daha önce parti yönetimiyle paylaştığını belirterek, “Parti Meclisi’ne değil ama birkaç gün önce kendisinin böyle bir düşüncesi olduğunu bizlerle paylaşmıştı. Hakkında yoğun birtakım iddialar var. Bu süreç içerisinde aynı zamanda Yeni Parti’nin bir tartışma konusu olmamasını istediğini ifade etmişti. Yönetim olarak biz de bu düşüncesine saygı duyduk ve olumlu karşıladık. Kendisiyle ilgili iddiaları açıklığa kavuşturduktan sonra durumu yeniden değerlendirilir ama açıkladığı üzere şu anda Yeni Parti’yle bir ilişkisi bulunmamaktadır” şeklinde konuştu.
Öte yandan, kamuoyunda, Allah’ın lanetlediği eşcinsel bir eylemle gündeme gelen Mustafa Sarıgül’ün, millet iradesinin tecelli ettiği Gazi Meclis’in itibarına zarar veren tartışmaların odağında yer almaması gerektiği yönünde değerlendirmeler dile getirilirken, dokunulmazlığının kaldırılması ve milletvekilliğinin sona erdirilerek Meclis’ten ayrılmasının sağlanmasının elzem olduğu ifade ediliyor.


 

Hukuki süreç işletilmelidir

Konuyla ilgili gazetemize konuşan siyasi bilimci Mustafa Albayrak, “Bizim bir vatandaş ve siyaset yorumcusu olarak beklentimiz şudur: Hakkında fezleke düzenlenen milletvekillerinin dokunulmazlıkları meselesi gecikmeksizin Meclis gündemine getirilmeli ve gerekli hukuki süreç işletilmelidir. Bu yalnızca Mustafa Sarıgül için değil, hangi partiye mensup olursa olsun hakkında fezleke düzenlenen bütün milletvekilleri için geçerli olmalıdır. Ucu nereye uzanırsa uzansın, hiç kimseye ayrıcalık tanınmamalıdır. Bağımsız Türk yargısı iddiaları değerlendirmeli, gerekli incelemeleri yapmalı ve kararını vermelidir” ifadelerini kullandı.


 

MECLİSİ KİRLETMESİNLER

Araştırmacı yazar Mehmet Fırat ise “Sarıgül için denecek çok şey var. Kim bilir faili meçhul veya şüpheli ölümle başlayan servet birikimini, belediye başkanlığı döneminde zirveye ulaştırmış, kurumsallaşmış, malum parti içinde organize olmuş ve uluslararası boyuta taşımış bir şahsın yetmemiş her türlü sapık fantezilerini sahid oluyoruz! Kendi çevrelerinde bu tip ilişkiler meşru olduğundan olsa gerek yıllardır bilinen bu çarpık ilişkilere göz yumulmuş hatta el üstünde tutulmuş. Ekosistemin bir parçası, zihniyeti eski ama Yeni Tabelası almışların dahi ya suç ortaklığı ya da sapık fantezileri uğruna aralarında barınabildiği bir figür! Müslümanlardan olsaydı ağza alınmayacak hakaret ve saldırıların yapılacağı lakin mezhepçi laik kesimden olunca ses çıkarılacak ve özel hayatı bizi ilgilendirmez denilen bir zihniyetinde hesap sorulması gereken bir yerdeyiz!. Meclis böyleleri daha ne kadar barındıracak bilmiyoruz” şeklinde konuştu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

mert

cehapenin geçmişi sorgulanırsa daha beterleride çıkar milletin dinine tarihine tecavüz edenler için gayet normal

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

GAZİ MECLİS, AĞIR İDDİALARIN GÖLGESİNDE BIRAKILAMAZ! Bir millet düşünün ki sabahın karanlığında kalkıp ekmeğinin peşine düşüyor. İşçisi alın teri döküyor, çiftçisi toprağını işliyor, esnafı siftah yapabilmek için akşama kadar müşteri bekliyor. Emeklisi ise ay sonunu nasıl getireceğinin hesabını yapıyor. Bütün bu insanlar vergilerini ödüyor, devletine karşı sorumluluklarını yerine getiriyor. Peki, karşılığında ne bekliyorlar? Her şeyden önce dürüstlük, adalet ve kendilerini temsil eden insanlardan temiz bir siyaset! Ne yazık ki son günlerde Mustafa Sarıgül hakkında basına yansıyan iddialar, insanın siyaset kurumuna duyduğu güveni bir kez daha sorgulamasına sebep oluyor. Cinsel saldırı ve istismar iddiaları, suçtan kaynaklanan mal varlıklarını aklama soruşturması ve yeni şikâyetlere ilişkin haberler... İnsanın okurken yüzü kızarıyor! Elbette hukuk devletinde hiç kimse mahkeme kararı olmadan suçlu ilan edilemez. Masumiyet karinesi herkes için geçerlidir. Ancak aynı hukuk devletinde hiç kimse de taşıdığı siyasi unvanı, hakkında ortaya atılan ciddi iddiaların araştırılmasına engel olarak kullanamaz. Burada mesele yalnızca Mustafa Sarıgül meselesi değildir. Mesele, milletin iradesinin temsil edildiği Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarıdır. Gazi Meclis, milletin namusudur, milletin emanetidir! O çatı altında görev yapan her milletvekili, taşıdığı sorumluluğun ağırlığını bilmek zorundadır. Çünkü milletvekilliği yalnızca kürsüye çıkıp konuşmak, makam arabasına binmek, dokunulmazlıktan yararlanmak ve her ay maaş almak değildir. Milletvekilliği, her şeyden önce millete karşı ahlaki ve hukuki sorumluluk taşımaktır. Şimdi soruyorum: Hakkında böylesine ağır iddialar bulunan bir siyasetçinin, bütün bu meseleler açıklığa kavuşmadan hiçbir şey olmamış gibi milletvekilliğine devam etmesi kamu vicdanını rahatsız etmez mi? Sıradan bir vatandaş hakkında benzer suçlamalar ortaya atıldığında soruşturmanın bütün ağırlığını hissederken, milletvekili sıfatı taşıyan bir insanın dokunulmazlık zırhının arkasında kaldığı düşüncesi topluma ne anlatır? Benim itirazım tam da bunadır! Üstelik milletvekillerinin maaşları da bu milletin ödediği vergilerden karşılanmaktadır. Millet, kendisini temsil edenlerden yalnızca kanun yapmalarını değil, davranışlarıyla da örnek olmalarını beklemektedir. Buradan CHP yönetimine de sormak istiyorum: Siyasi ahlak dediğiniz şey yalnızca rakip partilerin mensupları için mi geçerlidir? Kendi saflarınızdan bir isim hakkında ağır iddialar ortaya çıktığında aynı hassasiyeti göstermek zorunda değil misiniz? Parti üyeliğini askıya almak, iddiaların aydınlatılması için yeterli midir? Elbette değildir! Bir siyasi parti, mensupları hakkındaki her iddiayı doğru kabul etmek zorunda değildir. Fakat ciddi suçlamaların bağımsız ve tarafsız biçimde soruşturulmasını istemek, gerektiğinde siyasi sorumluluk almak ve kamuoyuna tatmin edici açıklamalar yapmak zorundadır. Siyasi ahlakın ölçüsü, suçlanan kişinin hangi partiden olduğuna göre değişmemelidir. AK Parti'den de olsa CHP'den de olsa başka bir partiden de olsa aynı hukuk, aynı adalet ve aynı ahlaki ölçüler geçerli olmalıdır. Çünkü bu milletin artık siyasi makamların arkasına saklanıldığı izlenimi veren görüntülere tahammülü kalmamıştır. Buradan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'a da seslenmek istiyorum: Sayın Başkan, Allah aşkına, milletin vicdanındaki bu soruların cevapsız kalmasına izin vermeyiniz! Mustafa Sarıgül hakkında Meclise ulaşmış bir dokunulmazlığın kaldırılması dosyası varsa, bu dosyanın anayasal ve içtüzüksel usuller çerçevesinde gecikmeksizin ele alınması için gerekli hassasiyetin gösterilmesini bekliyoruz. Dosya henüz Meclise ulaşmamışsa da ilgili adli süreçlerin hangi aşamada olduğunun hukuk çerçevesinde açıklığa kavuşması önemlidir. Biz kimseden hukuk dışı bir işlem istemiyoruz. Kimsenin peşinen mahkûm edilmesini de istemiyoruz. Bizim istediğimiz yalnızca adaletin işlemesidir. Suçsuzsa aklansın, suçluysa hak ettiği cezayı alsın! Ama ne olur, siyasi makamlar hakkında ortaya atılan ağır iddiaların üzerini örten birer dokunulmazlık kalkanına dönüşmesin. Unutmayalım ki bu Meclis sıradan bir bina değildir. O Meclisin duvarlarında milletimizin bağımsızlık mücadelesinin hatıraları, şehitlerimizin fedakârlıkları ve gazilerimizin emanetleri vardır. Böyle bir kurumun itibarı, hiçbir siyasetçinin şahsi geleceğine feda edilemez. Son olarak şunu da söylemek istiyorum: Siyasette asıl çürüme, yalnızca bir insanın yanlış yapmasıyla başlamaz. Yanlışın görmezden gelinmesiyle, hesap sorulmasının ertelenmesiyle ve siyasi menfaatlerin ahlaki ilkelerin önüne geçirilmesiyle büyür. Bugün Mustafa Sarıgül hakkında konuşuyoruz. Yarın başka bir milletvekilinin, bir belediye başkanının veya bir bürokratın adı gündeme gelebilir. İsimler değişebilir, partiler değişebilir, makamlar değişebilir. Ama adaletin ölçüsü değişmemelidir! Bu milletin Meclisinde görev yapmak büyük bir şereftir. O şerefi taşıyanların da milletin güvenine layık olması gerekir. Çünkü milletvekilliği bir ayrıcalık değil, emanettir. Ve emanete gölge düşüren ağır iddiaların cevabı, siyasi manevralarla değil, bağımsız yargının vereceği kararla ortaya konulmalıdır. Gazi Meclisin itibarı, hiçbir milletvekilinin dokunulmazlığından daha değersiz değildir!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23