Başbağlar katliamının 32. yıldönümünde, şehadet mertebesine erenler rahmet ve gözyaşıyla anılıyor. Sivas’taki kirli provokasyonu mütedeyyin camianın üzerine yıkan karanlık mahfiller, Madımak’taki elim olaydan üç gün sonra dünya tarihinde eşine az rastlanır bir sivil katliamını Erzincan’a bağlı Başbağlar Köyü’nde 33 masumu, insanlık dışı yöntemlerle katletmiş ve ‘Sivas’ın intikamı alındı’ notu bırakmışlardı.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
28 Müslümanın kurşuna dizilerek, 1’i kadın 5 kişinin ise yakılarak; toplam 33 sivilin şehid edildiği Başbağlar katliamının gerçek failleri bir türlü adalet önüne çıkartılamadı. Türkiye’deki kardeşlik ve huzur ortamını hedef alanların düzenlediği kanlı tezgâhı düzenleyenler, adeta bilinçli bir şekilde görünmez hale getirildi.
Olayın faili hâlâ meçhul
Katliamı gazetemize anlatan Başbağlar Köyü Derneği Onursal Başkanı Mehmet Ali Dikkaya, şunları söyledi: “Olayın üzerinden 32 yıl geçmiş olmasına rağmen maalesef hâlâ faili meçhul olarak kalmaya devam ediyor. Başbağlar katliamıyla ilgili bugüne kadar tek bir kişi dahi ceza almadı. 1993’ten 1998’e kadar süren yargılamalarda 28 duruşma yapıldı. Bazı kişiler gözaltına alındı, serbest bırakıldı. Bir itirafçı sanık vardı, verdiği isimler ve kod adları mevcuttu. Ancak o günkü davada bunların üzerine gidilmedi. Tüm eksikliklere rağmen dosya 1998 yılında kapatıldı. 2021 yılında tekrar bir iddianame hazırlandı ve Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Bu iddianamede 20 sanık hakkında yakalama ve gıyabi tutuklama kararı vardı. Ancak yalnızca denetimli serbestlikten faydalanan bir sanık yargılandı ve daha sonra beraat etti. Dosya istinafa gitti fakat diğer sanıklar hakkında herhangi bir gelişme olmadı. Şu anda 20 sanık hâlâ aranıyor. Fakat maalesef olayın faili hâlâ meçhul. Başbağlar, Sivas’a 400 kilometre uzaklıkta olmasına Sivas olaylarına misilleme adı altında hedef seçildi. Köy halkının Sivas’ta yaşananlardan bile haberi yoktu. O dönemki yönetime nazaran bugünkü hükümette; Başbağlar’da bir kültür evi inşa etmesi, yolu asfaltlaması, şehitlerin çocuklarının kamuda istihdam edilmesi, şehit eşlerine maaş bağlanması gibi destekler için müteşekkiriz.”
32 YILLIK ACI DİNMEDİ
Mayıs ayında göreve gelen Başbağlar Köyü Dernek Başkanı Erhan Aydınlı da, şunları dile getirdi: “Şimdiye kadar 32 yıldır istediğimiz adaleti bulamadık. Bugün, yeniden Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz: 1993 yılı genelinde ama özellikle Başbağlar özelinde bir araştırma ve inceleme komisyonu kurulmasını talep ediyoruz. Bize ‘Müslüman’ olduğumuz için kıyım yapıldı. Ancak biz Başbağlar’ı terk etmedik. Çünkü gitseydik, yalnız bizim köyümüz değil, tüm bölge boşalacaktı. Türkiye’nin karışmaması, bir Alevi-Sünni çatışmasına sürüklenmemesi için üzerimize düşeni yerine getirdik. Şimdi sıra devlette adalet ve ihya istiyoruz.”
BAĞBAĞLAR ÖZELLİKLE SEÇİLDİ
Katliamın şahitlerinden ve eski Başpınar Köyü İmamı Hüsamettin Pınarlı da, şunları anlattı: “Madımak ve Başbağlar katliamlarını gerçekleştirenler aynı kişiler. Devlet bunu biliyordu. Rahmetli Erzincan Valisi Recep Yazıcıoğlu 16 kişiyi yakalattı ama sonra salıverildiler. Katliamı, Ovacık’taki TİKKO’cular ile Çemişgezek tarafındaki PKK’liler gerçekleştirdiler. Amaçları ise Sünni-Alevi çatışması çıkarmaktı. Başbağlar halkı dindardı ve Madımak olayını bu masumlardan bilip onları katletmişler. Konum olarak da özellikle seçilmiş bir yer. Şehitlerin cenazelerini ilçe müftüsüyle birlikte yıkadık. Başpınar köyünden bir hemşehrimiz tarlasını bağışladı. Oraya defnettik.”
Öte yandan, Başbağlar katliamının yıl dönümünde bugün vahşetin tanıkları, kaybettikleri şehit yakınları için köyde ve İstanbul’daki Neslişah Sultan Kültür Merkezi’nde anma programları düzenleyecek.