Türk siyasi tarihine postmodern darbe olarak geçen 28 Şubat sürecinde TBMM’de uğradığı zulümle bir sembol olarak hafızalara kazınan Merve Kavakçı’nın kardeşi Ravza Kavakçı Kan, "Ablam Kavakçı’nın başörtülü olduğu için yuhalandığı TBMM’de 23 Haziran 2015’ten beri başörtülü olmayan milletvekilleri ile başörtülü milletvekilleri de yer alabiliyor. Türkiye o karanlık günleri bir daha asla yaşamayacak." dedi.
T. Emre Özdemir Ankara
28 Şubat sürecinde TBMM’de uğradığı zulümle bir sembol olarak hafızalara kazınan dönemin Fazilet Partisi Milletvekili Merve Kavakçı’nın kardeşi AK Parti İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı Kan, Akit’e konuştu.
Merve sadece biriydi
Ablasının yaşadığı olayı hatırlatan Kavakçı, şunları dile getirdi: “28 Şubat’ın sembol olaylarından birisi de Merve Kavakçı’nın, ‘Bu kadına haddini bildirin’ sözüyle muhatap bırakılmasıydı. Darbeci zihniyetin en çirkin yansıması maalesef TBMM’de oldu. Merve Kavakçı’nın hikayesi yüzbinlerce hikayeden sadece birisiydi. Dönemin Cumhurbaşkanı da ablam için ‘provokatör bir ajan’ demiş, elinde belgeler olduğunu söylemişti. O belgeler hiçbir zaman ortaya çıkmadı.”
Korku siyaseti
28 Şubat’ın karanlık günlerinde darbeci zihniyet tarafından korku siyaseti üretildiğine dikkat çeken Kavakçı, “Rahmetli Erbakan Hocanın tabiriyle ‘kartel medyası’ algı oluşturdu. Bir korku siyaseti üretildi. 28 Şubat, malum Milli Güvenlik Kurulu kararları ile tankların yürütülerek seçilmiş hükümetin ortadan kaldırılmasıydı” diye konuştu.
Darbe sürecinde zulme uğrayan Müslümanların haklı mücadelesinde hiçbir zaman hukuk dışı davranmadığını belirten Ravza Kavakçı Kan, şöyle devam etti:
Onurlu mücadele
“Halka tepeden, küstahça ve kibirlice bakan darbeciler, ‘28 Şubat bin yıl sürecek’ dediler ama Rabbimiz’in lütfu ile çok kısa sürede atlattık. Ablam Kavakçı’nın başörtülü olduğu için yuhalandığı TBMM’de 23 Haziran 2015’ten beri başörtülü olmayan milletvekilleri ile başörtülü milletvekilleri de yer alabiliyor. Türkiye o karanlık günleri bir daha asla yaşamayacak. Bu süreçte İslami hassasiyetleri sebebi ile ezilen halk, ne cam çerçeve indirdi ne de kanunları ihlal etti. Azim ve sabırla mücadele veren Müslümanlar Allah’ın lütfu ile karanlık günleri geride bırakmayı başardı.”
