Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün 'Sözü', 'Günün Fotoğrafı' ve 'Kıssadan Hisse'yi istifadelerinize (20 Şubat 2025) sunuyoruz...
(٢٢) لَوْ كَانَ فٖيهِمَٓا اٰلِهَةٌ اِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَاۚ فَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
(22) Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı kesinlikle yerin göğün düzeni bozulurdu. Demek ki arşın rabbi olan Allah, onların yakıştırdıkları sıfatlardan münezzehtir.
(Enbiya Suresi) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ:
Müşrikler, Allah Teâlâ’nın evreni yarattıktan sonra yönetimde kendisine ortaklar edindiğini iddia ediyorlar, özellikle hac ibadeti esnasında telbiye yaparken bunu dile getiriyorlardı (İbn Âşûr, VIII, 39). Âyet-i kerîme bunun imkânsızlığını vurgulamaktadır. Burada şu kanıt ortaya konmaktadır: Bir ülkede birden fazla başkan olmadığı gibi evrende de birden fazla ilâhın bulunması mümkün değildir.
Eğer varlık âleminde Allah’tan başka ilâh olsaydı ilâhlar arasında yaratma, yönetme ve üstünlük konularında anlaşmazlık meydana gelir, bu da varlığın yaratılma imkânının ortadan kalkmasına veya evrenin nizamının bozulmasına sebep olurdu.
Birden fazla ilâhın anlaşarak evreni ortaklaşa yönettikleri farzedilirse bu durumda da ilâhların her biri tam değil, noksan etken olmuş olur.
Noksan olan ise ilâh olamayacağından hiçbirinin ilâh olmaması gerekir. Kısacası ister bağımsız olarak isterse ortaklık şeklinde Allah’tan başka ilâhın bulunması aklen mümkün görülmemektedir; vahiy ise zaten Allah’tan başka ilâhın varlığını reddetmektedir. Şu halde Allah’tan başka tanrı yoktur (bu konuda daha fazla bilgi için bk. Elmalılı, V, 3345-3347; İbn Âşûr, XVII, 38-44; ayrıca bk. İsrâ 17/42-43).
Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 672-673
ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)
“Ey Allah'ın kulları! Tedavi olun. Cenâb-ı Hak her dertle birlikte şifasını da yaratmıştır.
Yalnız bir derdin devası yoktur; o da ihtiyarlıktır.”
Kaynak: Buhârî, Tıbb 1, Ebu Dâvud, Tıbb 1; Tirmizî, Tıbb 2
GÜNÜN SÖZÜ:
GÜNÜN FOTOĞRAFI:
KISSADAN HİSSE:
Duvar Meylettiği Yöne Yıkılır
Bu dünyada fertlerin, ailelerin, toplumların hatta devletlerin; yöneldiği, peşine düştüğü, gözünü diktiği bir kısım şeyler vardır. Her yönelen, yöneldiği ve arzu ettiği şeyi hemen yakalayamaz. Bu normal bir durumdur, lakin aşkının uğruna gider. Hedeflediği şeyi Allah ona kolaylaştırır.
Ayeti kerimede Rabbimiz buyuruyor ki; “Fakat kim de doğru yol kendisine açıkça gösterildiği hâlde, kalkıp Peygambere karşı gelir ve Müslümanların takip ettiği yolu terk ederse, onu kendi tercihiyle baş başa bırakacak fakat sonunda cehenneme atacağız! Ne korkunç bir son!” (Nisa 115)
Ayet-i kerime bize Allah tarafından hakkın gerçek beyanından sonra insanoğlunun takınacağı tavrı işaret buyuruyor. İnsan, önüne serilen yollarda tercih hakkını kullanır ve kendi tercihine göre bir yola sülûk eder. Sonucuna da katlanmak şartıyla... Herkes kendi seçimini kendisi yapar. Hedefine ulaşabilen herkes, bu menzile ilk adım olarak bir yönelişle başlar.
Allah kadir-i mutlaktır. Aynı zamanda adil-i mutlaktır. Her şeye sınırsız olarak gücü yeter ve hiç kimseye zulmetmez. Kimseyi zorla cehenneme koymaz veya hak etmeyen birini cennetine almaz. Cennet ve cehennem lüzumsuz olmadığı gibi boş da kalmayacaktır.