Ortadoğu'da 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılarla başlayan kaos, Mossad’ın kirli planlarının ifşasıyla yeni bir boyut kazandı. Körfez’deki dev petrol ve enerji tesislerini hedef alan saldırıların perde arkasında, bölgeyi istikrarsızlaştırarak küresel enerji krizini tetiklemeyi amaçlayan gizli bir Mossad ağının olduğu iddia ediliyor.
KÖRFEZ'E YÖNELİK SALDIRILARDA İSRAİL PARMAĞI İranlı yetkililer, son günlerde Körfez ülkelerinde petrol tesisleri ve sivil altyapıya yönelik bazı insansız hava aracı (İHA) saldırılarının arkasında İsrail'in olduğunu belirtti.
İngiltere merkezli Middle East Eye'a konuşan İranlı kaynaklara göre, bazı saldırılar İran tarafından gerçekleştirilmedi ve bu eylemler bölgedeki Arap ülkelerini savaşa çekmek amacıyla yapılmış olabilir.
İRAN: BAZI SALDIRILARI BİZ YAPMADIK İran Dışişleri Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, anonim olarak yaptığı açıklamada Körfez'deki bazı saldırıların İran tarafından gerçekleştirilmediğini söyledi.
Yetkili, özellikle Suudi Arabistan'daki bazı hedeflere yönelik İHA saldırılarının arkasında İsrail'in olabileceğini öne sürerek, "Kesin olarak söyleyebilirim ki bazı saldırılar bizim tarafımızdan yapılmadı." ifadelerini kullandı.
Son günlerde Suudi Arabistan'da Prens Sultan Hava Üssü, Ras Tanura petrol rafinerisi ve Riyad'daki ABD Büyükelçiliği dahil olmak üzere birçok nokta füze ve İHA saldırılarının hedefi oldu.
"MOSSAD İRAN TOPRAKLARINDA OPERASYON YÜRÜTÜYOR" Middle East Eye'a konuşan iki ayrı İranlı kaynak ise, İsrail dış istihbarat servisi Mossad'ın, İran içinde gizli bir ağ kurarak bazı İHA saldırılarını organize ettiğini bildirdi.
İranlı yetkililer, Mossad'a ait olduğu düşünülen İHA depolarının ve operasyon merkezlerinin tespit edilmeye çalışıldığını belirtti.
İsrail'in geçmişte de İran içinde çok sayıda gizli operasyon gerçekleştirdiği biliniyor. Bu operasyonlar arasında İranlı nükleer bilim insanlarının suikastı, İran'ın nükleer programına yönelik siber saldırılar ve gizli nükleer arşivlerin çalınması gibi eylemler bulunuyor.
İranlı kaynaklar, Suudi Arabistan'ın en büyük rafinerilerinden biri olan Ras Tanura'ya yapılan saldırının da Tahran tarafından gerçekleştirilmediğinin Riyad'a iletildiğini bildirdi.
"AMAÇ KÖRFEZ ÜLKELERİNİ SAVAŞA ÇEKMEK" İranlı yetkililere göre bu saldırıların amacı, Körfez ülkeleri ile İran arasındaki ilişkileri bozmak ve Arap devletlerini savaşın içine çekmek.
Bir İranlı kaynak Middle East Eye'a, "Bu, bölgesel barışı ve komşu ülkeler arasındaki ilişkileri sabote etmeye yönelik bir İsrail girişimi." ifadelerini kullandı.
Son yıllarda İran ile Körfez ülkeleri arasında özellikle Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerin normalleşmesi için diplomatik adımlar atılmıştı.
KÖRFEZ ÜLKELERİNDEN BAZI İSİMLER DE KİRLİ PLANIN FARKINDA Körfez ülkelerinde son günlerde artan saldırıların arkasındaki aktörlere ilişkin açıklamalar sadece İran tarafından değil, bölge içinden bazı isimler tarafından da dile getiriliyor.
Suudi Arabistan merkezli Independent Arabia'nın Genel Yayın Yönetmeni ve siyasi analist Adhwan al-Ahmari, Riyad merkezli Asharq News kanalına verdiği röportajda Körfez'e yönelik saldırıların tamamının İran'dan gelmediği ihtimaline dikkat çekti.
Ahmari, bölgede giderek daha fazla konuşulan bir senaryoya işaret ederek, "Bazıları bu savaşın Körfez ülkelerini İran ile doğrudan bir çatışmaya çekmek için kurulmuş Amerikan-İsrail tuzağı olduğuna inanıyor." ifadelerini kullandı.
Suudi gazeteciye göre bu ihtimal her geçen gün daha fazla tartışılmaya başlandı ve Körfez ülkeleri ile Washington arasındaki güven ilişkisi de bu süreçte aşınmaya başladı. "ABD ÇEKİLİRSE KÖRFEZ İRAN'LA BAŞ BAŞA KALABİLİR" Ahmari, ABD'nin savaşın belirli bir aşamasında geri çekilmesi halinde Körfez ülkelerinin İran ile doğrudan bir çatışmanın ortasında kalabileceği uyarısında bulundu.
Bu senaryoyu şu sözlerle dile getirdi: "Ya ABD bir hafta, on gün ya da iki hafta sonra hedeflerine ulaştığını söyleyip savaşın bittiğini ilan ederse? O zaman Körfez ülkeleri İran ile açık bir çatışmanın ortasında bırakılabilir." Bu durumun bölgeyi uzun süreli ve yıkıcı bir istikrarsızlığa sürükleyebileceğini ifade eden Ahmari, özellikle Körfez ülkelerinin böyle bir senaryoda ağır mali ve güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalacağını söyledi.
"İSRAİL İÇİN BÖLGESEL SAVAŞ AVANTAJ" Washington merkezli National Iranian American Council'den analist Sina Toosi de İsrail'in uzun süredir Körfez ülkelerini İran'a karşı daha doğrudan bir cepheye çekmeye çalıştığını söyledi. Toosi'ye göre Körfez ülkelerinin İran ile doğrudan çatışmaya girmesi, İsrail'in stratejik hedeflerine hizmet edebilir. Uzman, böyle bir senaryonun İran'ı daha fazla izole edeceğini ve savaşın tüm bölgeye yayılabileceğini belirtti.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23