İşliğin merkezinde 18, işlik ve yakın çevresinde ise yaklaşık 24–25 malakit örneği bulundu. Daha geniş çalışma alanındaki malakit ve bakır buluntularının sayısı yaklaşık 42’ye ulaştı. Buluntular arasında ham malakit parçalarının yanı sıra yarı işlenmiş ve işlenmiş malakitler, bakır boncuklar ve çeşitli bakır nesneler yer aldı. Ham Maddeden İşlenmiş Ürüne Üretimin İzleri Buluntuların ham maddeden yarı mamul ve işlenmiş ürüne kadar farklı üretim aşamalarını temsil etmesi, Çayönü Tepesi’nde madenciliğin yalnızca ham madde temini veya kullanımından ibaret olmadığını ortaya koydu. Yeni veriler, uzmanlaşmış üretim faaliyetlerinin belirli çalışma alanlarında gerçekleştirildiğini de gösterdi. Çayönü’nde bakır ve malakit kullanımının izleri MÖ 9100’lere kadar uzanırken MÖ 6900–6800’e tarihlenen yeni işlik, bu geleneğin yaklaşık 2 bin yıllık bir süreç boyunca devam ettiğini gösteren önemli bir arkeolojik veri niteliği taşıyor. Çayönü'nün Kültürel Sürekliliğine Yeni Veriler 2026 yılı kazıları, yerleşmenin kültürel sürekliliğine ilişkin yeni veriler de sundu. Batı alandaki çalışmalarda Çanak Çömlekli Neolitik Dönem’in erken aşamalarından Proto-Hassuna kültürüne ait nitelikli çanak çömlekler tespit edildi. Yaklaşık M.Ö. 6800–6600 yıllarına tarihlenen buluntuların kesin kronolojisinin devam eden Karbon-14 ve diğer arkeometrik analizlerle daha ayrıntılı biçimde ortaya konulması planlanıyor. Üretim alanının mimari olarak tanımlanabilmesi, ham madde ile farklı üretim aşamalarındaki malzemelerin aynı bağlamda ele geçmesi ve işliğin bütüncül olarak belgelenebilmesi nedeniyle keşif, 2026 yılı Çayönü Tepesi kazı sezonunun en önemli buluntularından biri olarak değerlendiriliyor.