ANALİZ - Büyük güçlerin siber savaşı
Siber ortam “gri alan” olarak kabul edilmesine rağmen, birçok ülke ve kurum, siber uzayda veya siber uzay aracılığıyla düşmanlarını caydırmak için siber yeteneklerini güçlendirmenin yollarını aramaya başladı - Geçmişte siber saldırılar genellikle sistemlerdeki verilerin gözden geçirilmesi, ön bilgilerin toplanması veya sistemden bilgilerin çalınması şeklinde gerçekleştiriliyordu. Oysa artık siber saldırılar, bir devletin rakip ya da hasım devletin iletişim sistemini, sağlık sistemini, bilgi sistemini, enerji ağlarını, ulaşım ağlarını, finansal piyasaları ve bankacılık sistemlerini, elektrik ve su tedarik ağlarını, komuta ve kontrol sistemlerini, askeri veya diğer kritik altyapılarını hedef almasıyla sonuçlanabiliyor - Özellikle son birkaç yıldır Moskova, hükümete bağlı olduğu iddia edilen hacker gruplarının, hedef kitlenin fikirlerini, ideolojilerini ve kararlarını etkilemek, manipüle etmek ve nüfuz oluşturmak amacıyla hassas verileri toplamak, yaymak ve bozmak suretiyle politikacıların, ünlülerin ve tanınmış kişilerin kişisel bilgilerini veya devlet kurumlarından kurumsal bilgileri çaldığı gerekçesiyle sık sık eleştirilmekte - 2020 Aralık ayında ABD’de gerçekleşen ve hazine, ticaret ve iç güvenlik bakanlıkları başta olmak üzere çok sayıda resmi kurum ve kuruluşu hedef alması itibarıyla son yılların en büyük siber saldırısı olarak tarihe geçen saldırılar, Kremlin ve Beyaz Saray arasında süregiden ithamların devam edeceğinin en somut tezahürü niteliğinde - Siber saldırılarda saldırganın hedefi açık ve belirgindir; ancak maruz kalan taraf için siber suçlunun yerini belirlemek, izlemek ve bulmak epey zordur. Bu şartlar altında ABD’nin ve diğer büyük güçlerin, siber operasyonların sunduğu “belirsizlik” ve “öngörülemezlikten” beslenmeye devam edecekleri aşikardır